Hiç şüphe yok ki kendimi onun düşüncelerinde görebilmem mümkün olsaydı, "Aman Tanrım, komşum ne kadar da kibar!” diye düşünmeye devam etmeyecektim. Ya da durumu tersine çevirelim: Komşum beni, kendimi asla göremeyeceğim bir biçimde -yani dışarıdan bakarak- görüyordu fakat aslında onun da gördüğü nesne ya da insanlara yönelik kendince görüşleri vardı ve beni kendi dünya görüşü içinde, kendi bildiği gibi yaşatıyordu -yani salağın önde gideni gibi. Ben ise tüm bunlardan bihaber, kendi kendime "Aman Tanrım, komşum ne kadar da kibar!” diye düşünmeye devam ediyordum