Bir yerden sevmeye devam edebilir miydim? Çünkü sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi.
Ya hiç sevmemişsem bugüne kadar? Bir kitaba yeniden başlamak gibi sevmeye yeniden başlamak pek
kolay sayılmazdı herhalde...
ROMEO
Oyle, bu tutumluluğu sürüklüyor onu israfa
Onun zorbalığından aç kalan güzellik çünkü
Süremez oluyor gelecek kuşaklara. Çok güzel, çok akıllı, çok akıllıca güzel.
Sevaba girmek için kırıyor umudumu, And içmiş sevmemeye; bu andla yaşayan ölüye döndüm,
Yaşıyorsam eğer bu andı bildirmek için.
BENVOLIO
Beni dinle ve onu düşünme, unut!
ROMEO
Öğret bana, nasıl unutulur düşünmek?
BENVOLIO
Özgür kıl gözlerini; başka güzellere bak!
ROMEO
Güzelliği o zaman daha çok çıkar ortaya
Güzellerin yüzünü örten mutlu maskeler
Kara olduğu için gizlediği kişiler Bakana güzelmiş gibi gelirler. Sonradan kör olan âşık unutamaz
Daha önce gördüğü değerli hazineyi. Eşsiz güzellikte bir kadın göster bana,
Ancak vesile olur anımsatmaya
Kimin ondan da güzel olduğunu. Öğretemezsin bana unutmayı.
Hoşça kal.
BENVOLIO
Ya öğreteceğim ya da gözüm açık gidecek.
Madem bu dünya bile yok olacak bir gün
Sevginin bitmesine insan neden üzülsün.?
Sevgi mi kaderi kovalar, kader mi sevgiyi.?
Daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi.?
Bir şey söyleyin, öyle susmayın albayım. Bilge’ye, geri dönmesini söyleyin. Bilge gitti albayım. Biliyorum, bir daha dönmez. Her şey benim yüzümden albayım. Alçaklar gibi davrandım. Bilge gitme, diyebilirdim. İşte benim de ne olduğum meydana çıktı.
Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım
Oğuz Atay , Tutunamayanlar