Tanrı şimdiye kadar asla kol kanat germedi üzerime, beni tanıyıp ettiği yok. Sağa sola avuç açtırmayan dost bir felaket iyi bir şey olur; insan kendine şöyle diyebilir o zaman: Tanrı'ya hiç borcum yok...
Öylesine yalnız ve yabancıyım ki, belki şimdiye kadar hiç kimse bu denli yalnız ve yabancı hissetmemiştir kendini. Ne bir işim var, ne bir amacım. Yaslanacağım bir baston bile yok elimde. Benden daha boşlukta, daha özgür, daha umursamaz biri çıkabilir mi?
Çünkü o, kendi yolunun doğru olduğuna inanıyor. İnanmak insanı mutlu eder. Ben ise kendi yolumun doğru değil, zorunlu olduğunu biliyorum. Zorunluluk insana sıkıntı verir. İşte o zaman da ortaya benim gibi tepeden tırnağa mantık, tepeden tırnağa irade, sıkıcı bir adam çıkar.