İçindeki vahşetin boyutunu, yok etmeye, parçalamaya, öldürmeye olan susuzluğunu anlayabilmesi için bu ızdırapla baş başa kalması gerekiyordu demek ki; parmaklarının bir hayatı kopardığı an, araftaki bir eseri, nihai sona ulaştırmış oldu. Kötülüğün güzelliği ile tanıştığı o eşsiz an...
Piyer Loti
Piyer Loti Esrar! Tevekkül! Kısmet! Kafes, han, kervan şadırvan! Gümüş tepsilerde rakseten sultan! Mihrace, padişah, bin bir yaşında bir şah. Minarelerde sallanıyor sedef nalınlar, burunları kınalı kadınlar ayaklarıyla gergef dokuyor. Rüzgarlarda yeşil sarıklı imamlar ezan okuyor! >> İste Frenk şairinin gördüğü şark! İşte dakikada 1.000.000 basılan kitapların şark`ı! Lakin ne dün ne bugün ne yarın böyle bir şark yoktu, olmayacak! Şark üstünde çıplak
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Attığım çığlığı anlatmak elde değil: hiç kuşkusuz korkunçtu -yüzümü değiştirdi yırtıcı bir hayvanın ağzına benzetti­ ama, bir yönüyle de sevinçliydi çocuk kılacak kadar beni. Birinin dikkatini çekmek, yardım istemek için atılmış bir çığlık, ama belki de sövüyordu ona. Kimsenin oturmadığı bu yörede var olduğumu dahası yalnızca var olmayıp bildiğimi anlatmak isteyen bir çığlık Korkunun gerisinde aşağılık bir umut kırıntısı sezilen bir çığlık; ya da içinde arı bir umutsuzluğun çınladığı baştan başa anlamsız bir inanç çığlığı. Ama bir şey kesin: almak istediği anlam ne olursa olsun, çığlığım son nedir bilmeden sürmeye yazgılı.
Kendi varlığın mı, yoksa özdeşleştiğin mi daha değerli? Seçmeyi bilmiyorsun, tatlı Odetta, çünkü körsün: başkaları seçiyor seni; böyle yaşıyorsun; çok güzel bir anıyla, seni düşlerden çılgınlığa sürükleyen bir gerçeklik arasında boş yere çırpınıyorsun.
Ve sabah doğduğu gibi akşam ölüyordu,yerini, söz dinleyen çocuğun, bir bakıp, yeniden sessizlikleriyle baş başa bıraktığı yıldızlara terk ediyordu.
Tevekkül! Kısmet! Kafes, han, kervan şadırvan! Gümüş tepsilerde rakseten sultan! Mihrace, padişah, bin bir yaşında bir şah. Minarelerde sallanıyor sedef nalınlar, burunları kınalı kadınlar ayaklarıyla gergef dokuyor. Rüzgarlarda yeşil sarıklı imamlar ezan okuyor! İste Frenk şairinin gördüğü şark! İşte dakikada 1.000.000 basılan kitapların şark`ı! Lakin ne dün ne bugün ne yarın böyle bir şark yoktu, olmayacak! Şark üstünde çıplak esirlerin aç geberdiği toprak! Şarklıdan başka herkesin