Ben ne okudum ?
4/10
·400 syf.··
2026 39. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 17:27
Hayatımda okuduğum en garip kitaplardan biriydi. Çok hızlı bir başlangıç yapıp ardından okuyup geçtiğimiz her sayfa ile birlikte can sıkmaya başlayan ama son birkaç bölümü ile zirveye çıkıp görece mutlu son(ne kadar mutlu son denebilirse) ile biten bir kitap. Herkese göre olmayan bir kitap olduğu zaten en başından belli. Çocuk yaşta bir karakterin yaptığı zalimlikler ya da iğrençlikler bir süre sonra beni artık rahatsız etmeye başladı ve can sıkmaya başladı ki çok daha iğrenç şeyler yapan karakterlerin kitaplarını da okumuşluğum var. İncelemenin özeti 'can sıkıcı' kelimesi. Gerçekten zor okudum çok defa sıkıldım hatta son 10 sayfasını 1 hafta ara verip öyle okudum. Çok kötü bir kitap diyemiyorum çünkü bol bol sürprizler var ki ben çok severim, ama iyi bir kitapta diyemiyorum çünkü bazı bölümler inanılmaz sıkıcı. Zaten bu incelemenin kendisi de bir garip oldu aynı kitap gibi :) Seriye devam eder miyim bilmiyorum açıkçası.
Edebiyat
Dikenlikler PrensiMark Lawrence · Pegasus Yayınları · 2015277 okunma
Cemile – Cengiz Aytmatov
Puan vermedi·80 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 13:25
Cemile uzun zamandır merak ettiğim kitaplardan biriydi. Özellikle Fransız yazar Louis Aragon’un bu eser için “Dünyanın en güzel aşk hikâyesi” dediğini duyunca beklentim oldukça yükselmişti. Ancak kitabı bitirdiğimde, açıkçası vaat edilen o büyük aşkı hissedemedim. Kitabın dili, atmosferi ve savaş yıllarındaki köy yaşamının anlatımı oldukça güzeldi. Cengiz Aytmatov’un sade ama etkileyici anlatımını okumaktan keyif aldım. Kendimi bozkırın ortasında, o köyün içinde hissettim. Ancak aşk kısmına geldiğimde aynı etkiyi yaşadığımı söyleyemem. Belki birçok okur Cemile ile Danyar arasındaki ilişkiyi büyük bir aşk olarak görebilir ama ben o duyguyu alamadım. Cemile’nin eşi Sadık cephedeyken başka birine karşı duygular geliştirmesi bana romantik gelmedi. Ortada fiziksel bir aldatma uzun süre yokmuş gibi görünse de zihnen ve kalben eşinden uzaklaşmış olması beni hikâyeden biraz kopardı. Bu yüzden okurken Cemile ve Danyar’ın aşkına kapılmak yerine, yaşananları daha farklı bir açıdan değerlendirdim. İlginç olan şu ki, kitapta beni en çok etkileyen karakter Cemile değil, hikâyeyi anlatan küçük kayınbiraderi Seyit oldu. Seyit’in Cemile’ye duyduğu hayranlık, onun mutluluğunu kendi mutluluğunun önüne koyabilmesi ve olaylara bakışı bana çok daha samimi ve gerçek geldi. Hatta kitabın en dokunaklı tarafı benim için Seyit’in büyüme hikâyesiydi diyebilirim. Yine de kitabı kötü bulduğumu söyleyemem. Kısa olmasına rağmen üzerine düşündüren, farklı yorumlara açık bir eser. Sadece ben, “dünyanın en güzel aşk hikâyesi” olarak sunulan bu romanda o büyük aşkı bulamadım. Buna rağmen Aytmatov’un anlatımı, atmosfer kurma başarısı ve Seyit karakteri sayesinde keyifle okuduğum bir kitap oldu. Bazen bir kitabı sevmek için onun ana fikrine tamamen katılmak gerekmiyor; Cemile de benim için tam olarak
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma
Reklam
“İstisnai” Olmak
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 16:41
Algernon’a Çiçekler son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan oldu. Bende bir iz bıraktığı kesin. Orta kalınlıkta olmasına rağmen oldukça da hızlı aktı. Zeka engelli Charlie Gordon’ın ameliyatla zeki yapılması ve bunun sonuçlarına tanıklık ediyoruz romanda. Charlie, kısıtlı bir zekaya sahipken deneyimleyemediği her şeyi deneyimliyor. Aşık oluyor, sarhoş olup dans ediyor, ilişkiler yaşıyor, kitaplar, teoremler hatta bir piyano konçertosu bile yazıyor. Ancak bu zeka seviyesi en üst noktaya ulaştığında aynı hızla geriye gitmeye başlıyor. Zeka evrelerinin her birinin insani ilişkilerine etkisini görüyoruz. Kitapta anlatılmak istenen aslında Charlie’nin annesinin kullandığı kelime olan “istisnai” sınıfında tuttuğumuz azınlıkta kalan kesiminin toplumun diğer kesimi tarafından kabullenemeyişi ve bazen eksik bazen de fazlalıklarından ötürü toplum tarafından dışlanması ile ilgili. Zekanın çok azı da çok fazlası da toplum tarafından kabul edilmiyor. Çok zeki insanların hep yalnız olması da genelde bu yüzden. Yazar şunu da vurguluyor; yalnızca zeki olmanın bir işlevi yok. Zeki olmanın yanında ahlak ve sevgiyle bir harmanlanma şart. Çünkü zekayı neye ve nasıl kullandığın da çok önemli. Charlie’nin bir anda üstün zekaya sahip olmasını, milli piyangodan para çıkıp ani zenginleşen insanlara benzettim. Bu insanların çok zengin olduğu pek görülmemiştir, çünkü bir anda emeksiz gelen o parayla ne yapacaklarını bilemeyip çabucak ellerinden kaybederler. Aslında Charlie de kullanmayı bilmediği bir servetle baş başa kalınca afallıyor, gelgitler ve psikolojik buhranlar yaşıyor, yakınlarını kaybediyor. Gerçekte kibirli olmasa bile çevresi onun yanında aşağılık kompleksine girdiği için bu önyargıyı ne yapsa değiştiremiyor da. Charlie’ye çok üzülmekle birlikte bütün kitap hep ona çok hak
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
6/10
·464 syf.·
2026 19. kitabı
Yüzyıllık Yalnızlık benim için beklentimin altında kalan kitaplardan biri oldu. Kitabın edebi değerini ve neden bu kadar çok sevildiğini anlayabiliyorum ancak okurken o hayranlık duygusunu bir türlü hissedemedim. En çok zorlandığım nokta karakterlerdi. Aynı isimlerin kuşaklar boyunca tekrar etmesi ve çok fazla karakterin olması nedeniyle sık sık soy ağacına dönme ihtiyacı hissettim. Bir süre sonra hikâyenin içine girmek yerine kimin kim olduğunu takip etmeye çalıştım. Bu da okuma keyfimi ciddi anlamda azalttı. Gabriel Garcia Marquez ’in dili güçlü ve kendine özgü. Zaten kitabı yarım bırakmamamın en büyük sebebi de buydu. Ancak büyülü gerçekçilik tarafı bende beklenen etkiyi oluşturmadı. Bazı okurların aksine ben o dünyanın içinde kaybolmak yerine ona biraz yabancı kaldım. Kitabı bitirdiğimde aklımda unutulmaz karakterlerden ya da derinden etkileyen duygulardan çok, yoğun ve karmaşık bir okuma deneyimi kaldı. Kötü bir kitap olduğunu düşünmüyorum fakat benim için anlamı olan, tekrar dönüp okumak isteyeceğim eserlerden biri olmadı. Bazı kitaplar okuruyla hemen bağ kurar. Yüzyıllık Yalnızlık ise benim için saygı duyduğum ama sevemediğim kitaplardan biri olarak kaldı.
Edebiyat
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
K1
9/10
·112 syf.··
2026 13. kitabı
Duygu çözümlemesi yapmak zor gelir bana. Bazı sayfalarda tam olarak ne demek istediğini bile anlamadım. Ama hissettiğim en derin şey şu ki kaç yaşına gelirse gelsin bir çocuk ebeveyninden onay almaya her zaman ihtiyaç duyarmış. Ve küçükken hep eleştirilen, onaylanmayan çocuklar yetişkin olduklarında bile kendi kararlarını kendileri veremezlermiş. Mektubu niye vermedi bilmiyorum. Milena’ya birçok kez mektuptan bahsetti, mektubu daktiloya çekti ki bu mektubun yayımlanmaya hazır bir metin olduğunu gösteriyor Franz’ın alışkanlıklarına göre. Belki de sadece içini dökmek için yazdı, çocukluğundaki Franz ve babası ile yüzleşmek için. 1919 Kasım ve Franz Kafka 36 yaşında, ama mektubu yazan o değil. “yetişkin Franz değil de çocukluğundaki Franz yazıyor gibi” Aradan biraz zaman geçer ve muhtemelen ben bu mektubu bir daha okurum, sonra biraz daha zaman ve tekrar. Okuduğum yaşa göre mektubun bana hissettirdikleri de değişecek. Büyülü sanki. 
Babaya MektupFranz Kafka · Can Yayınları · 201954bin okunma
8/10
·400 syf.··
2026 14. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 16:35
Ursula Poznanski'nin daha önce Erebos kitabını okumuş ve beğenmiştim (çok keyifli bir kitaptı ayrıca öneririm onu da), o yüzden bu kitabı da beğeneceğim düşüncesiyle yola çıkmıştım. Sürprize uğramadım; oldukça akıcı, heyecanlı ve her sayfasında merak uyandırıcı keyifli bir kitaptı. Olaylar bazı noktalarda çok abartılmış ve bazı noktalarda çok basit geçilmiş izlenimi veriyordu ama yine de çok dert etmedim ben. Sonunda olacakların çoğunu tahmin etmesi de pek zor olmadı, yani bu kitabın sonu buraya bağlanacak diye bekliyordum zaten. Bu iki minik sıkıntı haricinde oldukça hoşuma giden bir kitap oldu. Kalınlığına rağmen hızlıca okunabilir, akıcı ve merak uyandırıcı bir kitap arıyorsanız bence listenizde bulunabilir bir kitap. Yalnızca şunu söylemek isterim, Pegasus gibi görece büyük ve pahalı bir yayınevinden çıkan bir kitapta yazım yanlışlarının bu kadar çok olması beni bir okur olarak rahatsız etti belirtmek zorundaydım.
KesitUrsula Poznanski · Pegasus Yayınları · 201882 okunma
Reklam
Reklam