imdat
Yok dayanamıyorum, bir kitaba başlayıp yarım bırakmaktan veya bir seriyi yarım bırakmaktan nefret ederim ama olmuyor yani sabredemiyorum. Okurken gerçekten sinir harbi geçiriyorum. Kadın aklımla dalga geçiyor resmen ya. Hiçbir şey mi manalı olmaz, hiçbir olayın mantıklı bi sebebi yok. Bi karakter atıyor ortaya en kötüsü en nefret dolusu bakışları olan bi tip 50 sayfa sonra aa bunu iyi yapalım aslında yaptığı her şeyin böyle bi sebebi olsun. Ya ama bize bi hissettir bunu karakterde damdan düşer gibi aniden aklına geldiği gibi yazamazsın. Dünyanın bi düzeni yok oturmuş hiçbir şey yok. Ölümüne korunan kaç yıllık şehir ortalık malı oldu. Önem verilen durumlar 5 dakika sonra harcanabilir bi konumda oluyor, e hal buyken ben okuduğumu ciddiye alamıyorum yani. Zaten Ryhs ve Feyre beni çıldırtıyor yani her ortamda bi çekim muhabbeti ay tamam anladık en çok sizsiniz. Zamanında taciz edildiği için korunma olarak kütüphaneye sığınmış kadınlar hakkında konuşup bunun dramını yapıp 3 sayfa sonra orada sevişmekten bahsediyorlar ya gerçekten mi! Bu seriyi neden bu kadar çok seviyorlar hiç anlam veremedim maalesef. Yan karakterler daha aklı başında ama yine derinlik yok bi türlü okura geçmiyor. Yazar o an karar verip böyle bir şey olsun diyip yazıyor hissi veriyor. Zaten 2. Kitaptan sonra sabrım dolmuştu çünkü onun serinin en iyi kitabı olduğunu söylüyorlardı. Hadi dedim inat ediyim biraz daha okudum, ki bu kitabın başı güzel başladı bence Tamlinin sarayını içten çökertme çalışmaları olsun, kemik toplayan adama ziyaret olsun güzeldi ama gerçekten her yerden bi saçmalık fırlıyor iki güzel olaya denk gelicem diye bu kadar vaktimi vermeye katlanamıyorum yani. Her şey çok zorlama Tamlin nefreti de başta geliyor mesela. Yan karakterler daha sevimli mesela onları okusaydık sadece keşke
Kanatlar ve Küller SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20183,517 okunma
8/10
·400 syf.··
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:18
Narin, arkadaşı Hilal'in doğum gününde abisi Hakan ile tanışmış ve o tanışmadan sonra ikisininde hayatı değişmiştir. Narin küçüklüğünden beri bir çok şeyle sınanmıştır. Üstüne bir de Hakan'ın kaybıyla sınanması gerekmiştir. Narin her şeye ve herkese rağmen çocuklarını tek başına büyütmüş, Hakan'ın kaybının üzerinden dört yıl geçmiştir. Ancak Narin'in ödül alacağı bir gecede şehit bildiği Hakan'ı yeniden görmüş ve kocasının yıllar önce ölmediği ortaya çıkmıştır. Ancak Narin'in bunu öğrenmesi ile birlikte hayatlarına tehlikeler de girmiştir. Narin ateş hattının ortasında kalırken, Hakan'ın hala devam eden ve en kısa zamanda bitirmesi gereken bir görevi vardır. Hakan kaybettiği yılları telafi etmek için her şeyi yapmaya kararlıdır. Ancak öncelikle Narin ile hayatlarını yollarına sokmaları gerekmektedir. Bunlarla birlikte Narin yaşadığı hayatın yalanlar üzerine kurulduğunu fark edecek, geçmişin sırları ile yüzleşmesi gerekecektir. Bu seri kalbimi paramparça ederken bir yandan da kalbimi yumuşacaık yaptı.Bazı şeylerin ortaya çıkmasıyla 'bu kız daha nelerle sınanacak yaşadıkları yetmedi mi' diye bir yükselmiş olabilirim.Ve öncesinde olamasada sonrasında Hakan ona destek olmak için hep yanındaydı.Hakan'ın yaşamak zorunda kaldıkları ve onların ağırlığı da içime oturdu.Her şeyi beraber atlattılar ve aşkları ile kalbimi ısıttılar.Özelliklede sonlara doğru olaylar daha hareketli bir hal aldı ve soluksuz okudum o kısımları.Hilal'in abisi hakkındakileri öğrendiği kısımsa içime ayrı oturdu.Demet ve Orhun'u okurken kahkaha atmış olabilirim ama Demet'e üzüldüm bir yerde.Halit ve Hilal, Banu ve Tarık'ın hikayesini ise ayrıca merak ettim.Barlas'ı da unutmamak lazım.Ayrıca Sezgin'e buradan püü yazıklarım olsun demek istiyorum.Neşe ve Umut ise yine efsanelerdi.Bu arada az da olsa
Gölgesiz Cilt - 2Sibel Akcan · Pukka Yayınları · 202543 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·296 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 01:16
Ben daha önce hiç Tess Gerritsen okumamıştım. Dolayısıyla tarzını, gerilim dozunu, huyunu suyunu da hiç bilmiyordum. Lütfen kitapla ilgili bu paylaşımımı, benim yazara aşina olmadığımı ve gerilim tecrübemin de zayıf olduğunu göz önüne alarak değerlendirin Kitap, hayatında herşeyin ters gittiği bir dönemde, şehirden biraz uzaklaşıp yaz aylarını geçirmek ve üzerinde çalıştığı yemek kitabını tamamlamak için kiraladığı yazlık eve yerleşen bir kadının hikâyesini anlatıyor. Geride bıraktığı sırların yükünü alkole sığınarak hafifletmeye çalışan karakterimiz eve girdiği andan itibaren bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyor ve sayfalar ilerledikçe evdeki hayat içinden çıkılamaz bir hal alıyor. Gerçekle hayalin birbirine karıştığı, gerilim dozunun gittikçe arttığı bu kitabı okurken çok korktum. Gece okursam rüyama girer diye gündüze bırakacak kadar çok korktum. Bir kere bir hayalet hikayesi. Şimdi ben yazarın kalemini de bilmediğim için, bu nereye bağlanacak, böyle paranormal öğeler yazıyor mu, yoksa bir yerde kesin bunun bir hayal ürünü olduğu filan ortaya çıkacak mı diye bir merakla okudum ama bir yandan da acayip korktum Siz zaten sıkı bir gerilim okuru iseniz hatta paranormal konulara da bayılıyorsanız çok keyif alabilirsiniz. Ben acayip tedirgin oldum.
Gece GelenTess Gerritsen · Doğan Kitap Yayınları · 20191,583 okunma
"Benim evim GÖKKUBBE"
Puan vermedi·360 syf.··
2026 25. kitabı
"Tebrizli'nin GÜNEŞ'i canım Şems’ten sonra en bi sevdiğim İbnü'l Arabi'dir. Onun kelamların da beni kendine çeken şey, ademoğlunu bilgiyle değil, hâl ile buluşturması. Bu eseri de evvela yıldızlardan bahsediyormuş gibi görünse de, aslında ademoğlunun iç alemine, hikmete ve manaya dair kapılar aralıyor ve bol bol tefekkür ettiriyor. Satır aralarında da tevhidi ve ademoğlunun Güzel Mevlam ile olan bağını hatırlatan nükteler var. Benim nezim de ŞEMS AŞK dilidir, İbnü'i Arabi'de hikmet dilidir...
1000Kitap
Yıldızların MevkiMuhyiddin İbn Arabi · Kitsan Yayınları · 2015104 okunma
Kabuğun Altında Kalanlar
9/10
·141 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Rüveyda Şener'in ikinci kitabı Kabuğun altındaki. Edebiyat dünyasında Dilsizler Bandosu eseriyle ismini duyuran yazar, yeni kitabını bu güçlü kökler üzerinde büyütüyor. İnsanların da ağaçlar gibi tutunacak bir vatan aradığı, gövdesine kazınan isimlerle yaralandığı, her sonbahar kaybedip her bahar yeniden doğduğu gerçeğini Kabuğun Altındaki 16 güçlü öyküyle dillendiriyor. Zahmetsizce oluşturulduğunu düşündüren sağlam kurgular, bir yerlerden aşina olduğumuz karakterlerin inandırıcılığını artırıyor. Eseri okurken Türkçenin parıltısıyla gözlerimiz kamaşıyor. Usta bir şoför gibi kullandığı kelimeler hikayeye istikâmet kazandırıyor. Dileriz bu velud kalem uzun yıllar yazmaya devam eder. Kabuğun Altındaki her yara ölümcül olmayabilir, yaşamak için sadece fedakarlık yapmak gerek diyerek,16 öyküyü içine alan Kabuğun Altındaki kitabının ilk öyküsü olan Bir Adım Öne'ye geçiyoruz. "Soluk soluğa uyandığı nice uykunun celladı, rahat bir vicdanınsa yargıcı olmuştu." Gaflet anları, insanın boynuna yağlı bir urgan gibi geçer ve unutmaya çalıştığı her an, her köşebaşında insanı yakalar. Öyküde de yer tutucu gencin aklında sadece baklava desenli atkıyla yer tutan bir ölü vardır. Bir gün çıkıp gelir ve katiline hesap sorar. Yazarın paylaştığı epigraftaki gibi zaman ölüleri gömer ve ansızın önünüze atacağı anahtarı kendinde saklar. Kumda Aslan Pençeleri; grafoloji denilen el yazısı üzerinden kişilikleri okuma ilmine yönelik, şizofreni özelliği gösteren bir ruhun hezeyanlarını ele alıyor. Yazarın psikolojik danışman olması karakterin paranoid hayallerinin anlatımını güçlü kılarken çağımız insanına da ayna tutuyor. Diploma, kurs, eğitim, kamp, etkinlik peşinde koşan buna rağmen arzu ettiği yaşama kavuşamayan modern insan çıkmazlarına... Üstelik belgeler çoğalsa da elalemin ilk basamağı
Edebiyat
Kabuğun AltındakiRüveyda Şener · Şule Yayınları · 20259 okunma
Umut, Başarı, Azim, Arkadaşlık ve Gökkuşağı
9/10
·224 syf.·
2026 45. kitabı
Öncellikle belirtmek isterim ki kitap baya sürükleyici. Meraktan elinizden bırakmak istemeyeceğiniz harika bir kitap. Serin, duyguğu bir masal efsanesine inanır ve yolculuğa çıkmak ister. Sefil bir hayat yaşarken, birden eline Dokkaebi'den bir bilet ulaşır. Hem de altın bir bilet... Bu bilet çok özeldir ve kişide bulur. Serin bu biletle bir çok küreye bakma fırsatı yakalar ve kendi yaşamak istediği hayatı bulmaya çalışır. Dokkaebi'deki birçok kişi ona yardımcı olur ve ordaki her bir kişinin kendine özgü özellikleri vardır. İnsanlara yönelik... Kimisi iyi, kimisi kötüdür ama bazen bu insanların işine bile yarayabilir. Ve bir anda olaylar baya değişik bir hal alıyor. Serin'in tüm bunların neden başına geldiği ve orda edinmiş olduğu arkadaşlıktaki bütün önrmi ve büyüyü çözmeye başlıyorsunuz. Ve bu hikayedeki tek amaç gökkuşağı küresi... Hem de bitmek bilmeyen bir macera ile dolu... Dokkaebi'deki üyelerle tanışmak sizi farklı bir dünyaya götürecek... Issha ile de maceradan maceraya koştuğunuzu hissedeceksiniz. İçinizi bir anda kaplayan bir umut ışığı ile gökkuşağı size yeni bir hayat sunacak... Ve kitapta benim en iyi çıkadığım ders, bir insan isterse her şeyi başarabilir. Önemli olan kendine güvenmekten geçtiğidir. Bazı şeyler zahmet istese de sonuçları hep güzel neticeler verir. *'Bambu...' Tuhaf bir şekilde ilk birkaç yıl öyle yavaş büyür ki öldüğü sanılır. Diğer tüm bitkiler serpilip çiçek açar, hatta meyve verirken bambunun neredeyse tamamı herhangi bir meziyeti yokmuş gibi toprak altından kalır." ​"...Ama toprak altında geçen tüm o yıllar boşuna değildir, Serin. Diğer bitkiler yukarı doğru filiz verirken bambu tam bir yetişkin olana kadar köklerini toprağın derinliklerine genişçe yayar. Sonra da hiç kimsenin tahmin edemeyeceği şekilde hızla dışarı doğru büyür."*
1000Kitap
Yağmur Mevsimi PazarıYou Yeong-Gwang · Epsilon Yayınları · 2025219 okunma