İnsan, içine doğru bir iç dünyayı ve dışına doğru da, işte, gördüğü büyük kâinatı hissediyor ve burada kendi mevkîini arıyor. Şu halde insanda kâinatın hülâsası, özü, gibi bir şey görüyoruz. Tasavvufa sorarsak o bunu çoktan halletmiştir. Her şeyi hallettiği gibi...
"Âlemin küçük nüshası"... İnsan budur!..
İnsanda trajik olan vicdani, vicdani olan trajiktir. Din de trajikleşmeksizin gelen bir çözüm olma eğilimini taşıdığı oranda vicdani değildir.
Çünkü hazırcevaplığında ve fetvacılığında vicdanı otomatikleştirme, şeyleştirme eğilimindedir. Sanki vicdana temel dokusunu kaybettirir gibidir: İnsan hakikatten mahrumdur ama doğruyu seçmelidir. İşte Dumrul'un asla fark etmediği de budur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!