Kadrajdan Kefene!
Cilveli bir koku geliyordu fırından Alın teriyle mayalanmış Azcık katık yapsam diyordum elimde buunan kırbadaki suyla Öyle güzeldi ki Tüm haz ve arzu dugularımı tetikliyordu Ah diyordu içimdeki ses Bilinçaltımda anamın yüzü canlanıyordu Bilinçdışıma hakim değil Oysa Lacan, Jung ve Freud bilirdim Lakin Bu buğday bulamacı karşısında Midemin tıkırsı Bütün logosları Altüst ediyordu Tam da şehrin camekanlı şatafatı Ya da Makyajlı o güzelliği Ne karın doyuruyordu Ne de sofrayı dolduruyordu Ancak Bir kere kanmıştı aklım Hani Taşı toprağı altındı bu şehrin Oysa Şimdi Ciğerimde
'... biz buğdayı sevdik, pırıl pırıl suyu sevdik, türlü çiçeği sevdik, buğdayı, çiçeği, suyu sevenleri sevdik. tutsaklığı sevmedik. ...' İlhan Berk
Reklam
Buğday tanesinin bütün vitaminleri, enzimleri, mikroelementleri oğul cukta, kabukta ve kabuk altında yer alır. Tanenin merkezinde ise sadece "derin uyku halindeki" nişasta vardır. Buğday ıslanınca, su, enzimleri eriterek, mikroelementleri ve vitaminleri canlandırır ve nişastaya akıtır. Enzimler nişastayı hafif şekere çevirerek, oğulcuğa gönderir. Oğulcuk harekete geçer, filiz çıkarır ve hayat başlar. Enzimlerin buğday kabuğunun içinde hapsedilmesinin ve nişastanın uyku halinde tutulmasının hikmeti enzimlerin nişasta ile karışmaması, buğdayın zamanından önce filizlenmemesi ve yüzyıllarca bozulmadan saklanabilmesi içindir. Dolayısıyla, buğdaydan un yaparken, kabukları (kepeği) eleyerek atmak ve sadece ağır ölü nişastayı un olarak kullanmak cahillikten başka bir şey değildir. Peygamberimiz (s.a.v.) buna asla izin vermezdi. Sehl İbni Sa'd (r.a.): "Resulullah'ın (s.a.v.) vefatına kadar, ne beyaz ekmek, ne de elek gördüm" demiştir. Aidin Salih Gerçek Tıp
Sağlık

İbrahimova

@Ibrahimova_
·
Vaktiyle buğdayların kabuğu, una dahil edilir ve ekmekler, böyle bir undan îmâl olunurken, kabuğu ayıklayıp hâriçte bırakarak beyaz, filitre ekmek îmâli Dünya'da yahudi icadıdır. Her yahudi icadı gibi, bunun altında da bir hinoğlu hinlik yattığından şüphe edilmemelidir.
Alıntı
Eğer ileride bir değerim varsa, şimdi de bir değerim var. Çünkü buğday buğdaydır; insanlar başlangıçta onu bir ot sanmış olsalar bile.
Duygu ve Düşünce
Van Gogh'un bu cümlesi sert bir şekilde vuruyor: “Eğer ileride bir değerim varsa, şimdi de bir değerim var. Çünkü buğday buğdaydır, insanlar başlangıçta onu bir ot sanmasalar bile.” Vincent Van Gogh
Alıntı
Öfkenin kıvılcımıyla kurumuş bir buğday tarlasını köşesinden tutuşturmak, tüm birikimi küle çevirme pahasına anlık bir hınçla kendi varlığını da ateşe atmaktır.
Reklam
Reklam