Son Aldanış
8/10
·144 syf.··
2026 161. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 13:18
"Adını bile hatırlayamadığım insanların cehenneminde defalarca sil baştan yanıyorum." Herkese merhaba bugün harika bir ekiple okuyup çok beğendiğim son aldanış kitabının yorumuyla geldim sizlere Yorumuma geçmeden önce yazarın yazım üslubu hakkında biraz konuşmak istiyorum Yazarın betimlemeleri ve ruh hali yansıtması oldukça kuvvetliydi. Olay akışını bugünden geçmişe şekilde kurgulamak özellikle ilk kitap için zor olsa da Sevda hanım büyük bir başarı sergilemişti. Biraz da kitaptan bahsetmek istiyorum sizlere Kitabımız otobüs yolculuğu ile başlıyor ancak bizlere sadece otobüs yolcuğu değil zaman yolculuğu da yaptırıyor. Eski İstanbul'u yaşatıyor bize, 1980'li yılların İstanbul'unu. Karakterimiz ile birlikte insanın en derin yolculuğu olan iç dünya yolculuğuna da girişiyoruz. Karakter kendi yabancılaşmasını hayret içinde keşfederken bu kısımları okuduğumda bende kendi yabancılığımı keşfettim. Okurken farklı bir hissiyat isteyenlerin özellikle bu kitabı beğeneceğini düşünüyorum. Okumayı düşünenlere şimdiden keyifli okumalar diliyorum
Son AldanışSevda Poyraz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202417 okunma
Güçlü Bir Başlangıç, Eksik Kalan Bir Son
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Birinci bölüm efsaneydi. Annelerin kızlarını kartellerin elinden kurtarmak için başvurduğu çaresiz ama onurlu yöntemler, Clement'in dili, Rita… Hepsini içime çektim. İkinci ve üçüncü bölümlerde Paula'nın hikâyesinin devam etmesini, kaçırıldıktan sonra neler yaşadığını görmek isterdim. Ladydi'nin anlatısına geçiş beni biraz koparttı o büyüden. Gerçek bir olaydan uyarlandığı için o gerçeklik hissi çok değerliydi; ikinci yarıda onu biraz kaybettim. Ama Rita için tek başına okunmaya değer. O karakteri bir daha kolay kolay bulamazsınız. Kadınlar Ormanı Jennifer Clement
Duygu ve Düşünce
Kadınlar OrmanıJennifer Clement · ‎ Siren Yayınları · 20257 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·192 syf.··
2024 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2024 00:00
harry potter serisini defalarca bitirdikten sonra her kelimesini ezberledim seriden başka birşey okumak için fantastik edebiyat kitaplarını araştırırken denk geldim kendisine. ilk kitap olmasına rağmen birden bire olayın içinde buluverdim kendimi. bir büyücünün büyücü olma yolunda ilerlemesi, bir okula başlaması, ondan önce hocası ile geçirdiği bir yıl. birden bire geçiverdi. jesper'ın hep onun içindeki aşağılık kompleksini tetiklediğini, kitapta o yönünü göstermek için yerleştirildiğini düşündüm. diğer arkadaşı ise, yüce gönül ve bilgelik sanırım. ged ise bildiğin ergen. çok affedersiniz bazen çat diye kafasına vurup n'apıyorsun sen demek isteğimi bastıramadım. gölgeyi çağırdığı an da tam böyle bir andı benim için. 190 sayfa çok çabuk bitti. kitabın final bölümündeki mücadelenin geçtiği kumsal, bana narnia günlüklerindeki aslanın kaybolduğu kumsalı anımsattı. birde, büyücü isminin başkaları tarafından bilinmemesi kısmı günümüzde de olan şu göbek ismi koyulması ve sadece annenin bunu bilmesi bunun sebebinin de büyüden korunma olması ile aynı olduğu için kitap bende çok yerel, bizden bir dünya hissiyatı oluşturdu.
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma
ATLASIN KIZLARI
Puan vermedi·188 syf.··
Beğendi
·
2026 87. kitabı
Kalıplara Sığmayan Cesur Kadınlar! ​Sokağa tek başına adım atmanın,gemilere binip gitmenin bile kadınlara yasak olduğu o eski, baskıcı zamanları bir hayal edin... İşte bu kitap,o sıkışmış dünyayı hayalleriyle genişleten, tarihin görünmez kılmaya çalıştığı muhteşem kadınların hikayesi.Yıllarca o büyük keşiflerin hep erkeklerin hikayesi olduğu anlatıldı bize.Oysa bu sayfalar, kadınların özgürlükleri için nasıl ama devasa mücadeleler verdiğini anlatıyor. Okurken her birinin inadına ve yüreğine hayran kaldım. ​Öyle isimlerle tanıştımki hangisinden bahsetsem diğerine haksızlık olur. Mesela sırf dünyayı görebilmek için saçlarını kazıtıp erkek kılığına giren,gemilerle dünya turu yapan ilk kadın Jeanne Baret... Onun adı  Plüton’un dağlarında, Madagaskar’ın bitkilerine verilmiş.Ya da o katı manastır hayatını elinin tersiyle itip kaçan, erkek kılığında ordularda görev yapan,zekasıyla kralları ve Papa’yı bile kendine hayran bırakan Rahibe Teğmen Catalina... ​Korsan kadınlar kısmınıysa soluksuz okudum.Kocasının intikamını almak için Manş Denizini Fransız gemilerine dar eden Jeanne de Clisson’dan, koca bir orduyu yöneten korsan kraliçe Ching Shihe kadar hepsi bambaşka bir dünya.Sınırları zorlayan Isabella Bird’ün bitmek bilmeyen yolculuk aşkı, Alexandra David-Néel’in o aşılmaz denilen Tibet yollarını devirmesi... ​Üstelik bugünden de isimler var, Kendini şempanzelerin hayatını korumaya adayan Jane Goodall ve Afrikada milyonlarca ağaç dikilmesini sağlayıp dünyaya nefes olan Nobel ödüllü Wangari Maathai. Tabi bizim topraklarımızda geçen yerler benim için apayrı bir keyifti. Türkiyede en çok vakit geçiren seyyah Freya Stark’ın Likya maceraları ve polisiye kraliçesi Agathanın Mezopotamyadaki arkeoloji kamplarında geçen günleri kitaba çok sıcak bir hava katmış. ​Her sayfada O dönemin
Atlasın KızlarıOya Mumcuoğlu · Ceres Yayınları · 202510 okunma
Tatar Çölü
7/10
·232 syf.··
2026 11. kitabı
Roman, genç subay Giovanni Drogo’nun ilk görev yeri olan Bastiani Kalesi’ne atanmasıyla başlıyor. Bu kale, ıssız bir çölün kıyısında, ülkeyi kuzeyden gelebilecek hayali "Tatar" saldırılarına karşı korumak için inşa edilmiştir. Tatar Çölü; umut etmenin, yalnızlığın, yanlış kararların, alışılmış düzeni bozamamanın, beklentilerin kitabı. Kitaptaki şu soru aslında bir nevi bizleri aynalıyor: "Ya aslında yanılıyorsak? Ya gayet sıradan bir yazgıya sahip, sıradan biri olarak yaratılmışsak?" Her birimizin kendi hayatında beklediği bir "Tatar ordusu" vardır. Kimimiz için bu mükemmel kariyer, kimimiz için doğru aşk, kimimiz içinse bir mucizedir. Ama bazen sadece umut etmek yetmez; çünkü o umut, insanı bugünden koparıp hayali bir geleceğe hapseden bir prangaya dönüşebilir. Kitapla ilgili tek mesafeli kaldığım nokta ise; ilk 200 sayfada Drogo’nun içsel dünyasının ve duygusal derinliğinin biraz arka planda kalmasıydı. O durağanlığın içinde Drogo’nun ruh halini, o sıkışmışlığı çok daha yoğun hissetmek isterdim. Yine de Drogo’nun son savaşı, hiç beklemediği bir cephede gerçekleşiyor. Bekleyişin o trajik yüzünü Stefan Zweig çok iyi özetliyor: "İnsanın en büyük trajedisi, çok geç gelen bir zaferin artık hiçbir anlam ifade etmemesidir." Buzzati bize şunu fısıldıyor: Hayat, "o büyük anın" gelmesini beklerken aralarda akıp giden sıradan günlerin toplamıdır. O büyük an için umut etmek, beklemek çok kıymetli. Elbetteki hayatınızın anlamını arayın, o büyük anı bekleyin ama onun uğruna yaşamınızı da gözden çıkarmayın.
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınları · 201319,9bin okunma
8/10
·296 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:37
Bu etkileyici eserin okuma yolculuğunu ✯Bellisperennis✯ hocam ile birlikte gerçekleştirdik. Kitaba dair ortak pencerelerimizi ve iki farklı okuma deneyimimizi aşağıda paylaşmaktayım. ✯Bellisperennis✯; Bir kitabın daha sonuna geldim. Öncelikle neleri beğendiğimden ve nelerin beni zorladığından bahsetmek istiyorum. Açık konuşmak gerekirse, kitabın bazı bölümlerinde anlatım fazlasıyla uzatılmıştı. Bu nedenle okuma temposunun düştüğünü hissettiğim ve zaman zaman sıkıldığım yerler oldu. Ancak buna rağmen kitabın ana fikri ve geçmişi, zamanı değerlendirme biçimi o kadar özgün ve etkileyiciydi ki kesinlikle okunmaya değer bir eser olduğunu düşünüyorum. Özellikle “hafıza kliniği” fikri ve insanlığın geçmişe sığınma arzusu son derece başarılı, hatta yer yer tüyler ürpertici bir şekilde işlenmiş. Bunun yanı sıra kitap boyunca pek çok yazar, düşünür ve devrimciden verilen örnekler anlatıyı zenginleştiriyor. Geçmişe dair hatıraların izini sürerken, tarihin önemli kırılma noktalarına ve savaşlara da değinilmesi kitaba ayrı bir derinlik katmış. Eğer yavaş ilerleyen ama son sayfasını kapattığınızda zihninizde yeni kapılar açan, uzun süre üzerine düşündüren kitapları seviyorsanız bu kitabı listenize mutlaka ekleyin. Son olarak, bu kitabı benimle birlikte okuma nezaketinde bulunan Ömer Faruk İnceler hocama da teşekkür etmek istiyorum. Bu yolculuğu paylaşmak kitabı benim için daha da anlamlı kıldı. Daima kitaplarla ve sevgiyle kalın :) Ömer Faruk İnceler ; Zaman Sığınağı ’na başladığımda içimi ısıtan Alzheimer hastaları için kurulmuş o şefkatli geçmiş klinikleri fikri, sayfalar ilerledikçe beni çok şaşırtarak tam bir kaosun ortasına bıraktı. Aslında insanlardaki yalnızlığın verdiği acıyı dindirmek adına çok vicdani, çok insani bir çözümdü. Ama Georgi Gospodinov öyle bir şey yapıyor ki, o masum kaçış alanını alıp tüm
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,742 okunma