Kitabı ilgimi çektiği için alıp okumak istedim ama kitabın son okuması hiç yapılmamış gibiydi. Özellikle ilk iki bölümde cümlelerin başının ve sonunun alakasızlığı çok fazlaydı. “BU” kelimesi büyük yazılmış. Evet anlıyorum kız neşesini ifade ederken ilgi çekmek için büyük yazmak istemiş olabilirsiniz ama başka ifadeleri nitelemek için de BU’yu büyük yazdığınızda çok saçma ve alakasız bir şey ortaya çıkarmışsınız. Sanki biri tümünü bul özelliğinde “bu” kelimesini seçip hepsini büyük yapmış gibiydi.
Özetle konu güzel ama kısa olmasına rağmen zor okunan bir kitaptı.
Kız NeşesiBuket Uzuner · Everest Yayınları · 2026308 okunma
Yazarın Nasıl Olunur? Podcastini dinlemiştim, ilgimi çekmişti. Kitap çok akıcı, bende savaşın bir kabus olmasını bekledim. Tavsiye ederim ,okunur/dinlenir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İslam öncesi geleneklerimiz; Şamanlık, Kamlık hakkında giriş bilgiler içeren akıcı, dili ile okuru yormayan güzel yarı macera ve merak uyandırıcı roman. Olay örgüsü, konuların birbirine bağlanmaları iyi tasarlanmış fakat bu bağlantıları kurmak biraz okura bırakılsa bence daha aydınlatıcı olabilirdi tabii o bağlantıyı kurabilecek olan okular için. Karakterlerin içsel kırgınlıklarını illaki telefon zil seslerinden anlamamız gerekli miydi? Ve bu zil sesi şarkıların her defasında uzun uzun yazılması şart mıydı? Tek seferde anlamıştır bir çok okuyucu diye düşündüm. Savaş gibi sevgiye ve bilgiye cahil bir karakterin Defne ile yunus bağlantısını çözmesi garip geldi. Sosyal becerisi sınırlı bir karakter bunu nasıl yapabildi? Defne Kaman'ın nasıl saklandığı konusu doğaüstü konulardan biriydi, Umay Nineye rüyada gösterilenler gibi ama Şamanlıkda doğaüstü durumlar var mı bilmiyorum. Yoksa bile tabii ki romanda merak uyandırıcı unsurlara gerek var. Bir araştırma konusuna sahip oldum ve bence çok güzel. Teşekkürler
Kitapta ne bir derinlik buldum ne de sürükleyici bir kurgu. Bomboş geçti diyebilirim. Bunun adı çağdaşlık olamaz. Her konuştuğunla evlenip çocuk doğurmak sonra da onları salıvermek . Gidip yenileri ile evlenmek. Onlardan da çocuk sahibi olmak. Tekrar ayrılmak . Bu ne savurganlık! Bu nasıl sorumsuzluk! Hele küçücük kızın sürekli büyük adamlardan hoslanmasi vs vs vs.
Anne babası ayrılmış çocuğun üzerinde durulmuş ama çok farklı yerlere gitti konular.
Temelde toplumsal eşitliği, sosyal adaleti, gelir dağılımında dengeyi ve insan haklarını ön planda tutan siyasi, ekonomik ve sosyal bir dünya görüşü derler...Toplumdaki sınıfsal farklılıkları azaltmayı, ayrıcalıkları kaldırmayı ve bireylerin refahını devlet eliyle güvence altına almayı hedeflediği söylenir ama inanç olarak, etnisite ve kültürel olarak çokluğun olduğu bir yerde çok teorik ve ütopik olduğunu düşünüyorum. Sağcılık gibi solculuk ta sadece ülkemizde değil tüm dünyada kaça bölünmüş bilmiyorum gerçekten. Kitap kısmen bu bölünmeye ve ülkemizdeki öncülerine değinmiş... Kafamdan geçen herşeyi yazamıyorum tabi ama kendi gibi düşünmeyenlere eziyet eden,yakan, içinde bulunduğu toplumun güvenlik güçlerine saldırıp şehit eden sağcı veya solcu olsa ne fark eder... Bana göre insanlar ikiye ayrılır: iyiler ve kötüler.. kurucu değerlere, yaşadığı topraklardaki insanlara saygılı herkese saygım var. Aksi insanların zaten derdi başka... yaşadıklarımdan öğrendiğim budur... Dünyada sağcı solcu mu kaldı bakmayın siz herkes paranın derdine düşmüş ama öyle ama böyle... "Zenginin ve siyasetçinin iyisi azdır, çünkü iyi olanları aralarında yaşatmazlar." Buket uzuner... Kitap yaklaşık 1400 sayfa olunca okumak biraz zamanımı aldı..meraklısına fikir olması açısından tavsiye ederim. Biraz yüzeysel kalmış...
Stefan... Elena'nın Stefan'ı, şimdi nerede olduğunu tam olarak bilmediği stefan. O aşağılık kitsuneler sadece bazı ip uçları vermişleri ve kocaman bir hiçlik. Damon ve Elena ölüm kapısını aramak için yola çıktıklarında gölgede kalan bazı duygular hareketlenmeye başlamıştı. Elena Damon'ın yüreğindeki çocuğa sarıldığında artık bir çıkmazda olduğunu biliyordu.
Yolculuğa sonradan katılan iki sırdaşla beraber cehennemin kapıları açıldı. Ölümün kapısı açılmıştı açılmasına da, burdan hangi anahtarla çıkacaklardı, nasıl çıkacaklardı. O zavallı kadını -Leydi Ulam'yı- bulmasalar şansları bu kadar yaver gider miyidi? Ölümün pençesinde dans ettikleri balolarda bir anahtar aradılar, stefan'ın ve cehennem'in anahtarını.
Nihayet sona yaklaştıklarında Elena artık Stefan'ın kollarındaydı. Gece karası gözleri unutmuş ve bu yeşil denizde boğulmuştu. Tam giderken beyaz bir tilki ruhtan bir buket geldi. Büyülü bir buket. Ne var ki buket istenen yeri bulmadı ve meraklı birinin eline geçince olanlar oldu. Masum çocukların zihninin ele geçirildiği, kargaşa dolu kasabaya döndüler ama yine çok geçmeden o lanet boyuta gitmeleri gerkecekti.