Puan vermedi
Matrak adam şu Bukovski, ağzı bozuk, kaba deli dolu, yazarken filtresiz, ancak zeki. Mizahın her daim zeki insanların yeteneği olduğunu düşünürüm. Anılarını paylaştığı bu kitapla hem gülüp hem düşüneceksiniz veyahut hipodrama koşacaksınız ...
Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele GeçirdiCharles Bukowski · Parantez Gazetecilik ve Yayıncılık · 20181,445 okunma
Acı var, yalnızlık var ama şiirsel bir derinleşmeye ulaşmıyor.
Puan vermedi·144 syf.·
2026 59. kitabı
Sorunum Bukowski'nin geleneksel şiir yazmaması değil bu arada. Farklı şiir anlayışlarına alışkınım. Ancak birçok şiirinde, şiiri şiir yapan duygusal ya da düşünsel yoğunluğu bulamadım. Metinleri günlük yaşam gözlemlerinin satırlara bölünmüş halleri ama şiir sadece satır kırmak değil; bir duygu, sezgi, imge ya da düşünceyi yoğunlaştırmadır daha çok. Bukowski yer yer güçlü anlar yakalasa da bende kalıcı bir duygu ya da estetik etki bırakmadı. Acı var, yalnızlık var, kırgınlık var; fakat çoğu zaman bunlar şiirsel bir derinleşmeye ulaşmıyor. Bir duyguyu anlatıyor ama her zaman hissettiremiyor. Benim eksik bulduğum yanı da bu oldu. Onun daha çok övgü aldığı roman ve karakter yaratımı alanlarına yönelmek gerek bir de. İyi kitaplar okumanız dileğiyle...
Alıntı
Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana DekCharles Bukowski · Parantez Yayınevi · 2013455 okunma
Reklam
7/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 11:36
Henry Chinaski. Aman aman düşman başına denilen bir çocuk Evet, böyle bir çocuk ama onun böyle bir çocuk olmasına neden olan olayları da görmezden gelirsek dilsiz şeytan oluruz İşsiz bir babası, düşük maaşla çalışan bir annesi var. Babasının üzerindeki etkisi büyük. Babasıyla arası pek iyi sayılmaz Henry’nin. İşsiz olduğu anlaşılmasın diye evden her sabah aynı saatte bir tuhaf adam. Yıldızı hiç barışmıyor babasıyla. Haliyle biraz sakıncalı piyade oluyor bizim eleman. Okurken Hakan Günday, kinyas ve kayra kıtabını hatırlattı, biraz öyle bir hayatı oluyor. Sokaklar, başarısız okul hayatı, sivil hayat kavga gürültü, karşı cinse karşı sapkın hareketler. Argo anlatım biraz rahatsız edici bilginiz olsun. Sonra vay Bilgin bu kitabımı önerdi oku diye bana gündüz gözüyle beddua etmeyin. Ne demiş, kim demişti ya neyse, demiş işte. Bela döner dolaşır sahibini bulur. Bilimsel olarak çok doğrulanamadı ama olsun Okunur diyorum. 10/8 mi 10/7 sanırım ya ✯Bellisperennis✯✯Bellisperennis✯ tavsiye için teşekkürler
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,2bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 22. kitabı
Bukowski bu eserinde aşkı çiçekli perdelerin arkasından değil, sigara dumanı, ucuz otel odaları, kırık bardaklar ve sabaha karşı gelen iç sıkıntısıyla anlatır. Burada romantizm temiz bir masa örtüsü değildir; üstüne dökülmüş şarap lekesi, kül, ter ve pişmanlıktır. Daha ilk sayfalardan itibaren insan süslü bir sevda hikâyesine değil, arzunun karanlık koridorlarına girer. Henry Chinaski, kadınların peşinden koşarken aslında kendi enkazının çevresinde dolanır. Karşısına çıkan her beden, ona biraz hayat, biraz kaçış, biraz da kendinden nefret etme fırsatı verir. Sevmek ister ama yaklaşınca bozar; uzaklaşınca arar, bulunca sıkılır, kaybedince içindeki boşluğu daha yüksek sesle duyar. Bu yüzden onun ilişkileri iki kişi arasında değil, çoğu zaman bir adamla kendi çürümüş yalnızlığı arasında yaşanır. Kadın figürleri yalnızca arzu nesnesi gibi görünse de, dikkatli bakınca asıl çıplak kalan onlar değil, anlatıcının kendisidir. Her karşılaşma onun güçsüzlüğünü, yaşlanma korkusunu, duygusal sakatlığını biraz daha görünür yapar. Sanki her kadın bir ayna taşır; Chinaski o aynaya bakar ama yüzünü değil, içindeki dağınık odayı görür. Bu yüzden metnin asıl sertliği cinsellikte değil, sevgiye yaklaşamayan bir ruhun kendi kendini sabote edişindedir. Bu anlatıda güzellik de çirkinlik de makyajsızdır. Cümleler bazen kaba, bazen komik, bazen rahatsız edici derecede dürüst akar. Bukowski aşkı yüceltmez; onu yere düşürür, cebini karıştırır, sarhoş eder, sonra kaldırıma oturtup yüzüne bakar. Okurken insan şunu hisseder: Bazı kalpler kırılmaz, paslanır; bazı tutkular alev değil, insanın içini ağır ağır isleten eski bir rutubettir. Sonunda kadınlardan çok bir erkeğin kendi eksikliğine yazılmış kirli bir itiraf gibi kalır. Tutku burada kurtuluş getirmez; sadece boşluğun şeklini değiştirir.
Edebiyat
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20214,244 okunma
Bukowski pervasızlığı
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 16:21
Bukowski'nin basit ve sade dili çocukluk ,erken gençlik döneminde yaşadığı travmaları ve hayat gelişimini anlatıyor bize. Yazarın hayata olan öfkesini ve alt nedenlerini anlıyorsunuz. O öfke hayata karşı bir pervasızlık yaratıyor. Kavga, alkol, kumar onun hayata karşı duruşu.
1000Kitap
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,2bin okunma
Sürekli Başlayıp Hiç Varılamayan Bir Hayat
8/10
·160 syf.··
2026 42. kitabı
Factotum, Charles Bukowski’nin Henry Chinaski karakteri üzerinden anlattığı “tutunamayan adam” hikâyelerinin en net örneklerinden biri. Ekmek Arası’ndaki çocukluk ve gençlik yıllarından sonra burada artık yetişkin bir Chinaski var; ama hayatı hâlâ dağınık, amaçsız ve savrulmaya açık. Sürekli iş değiştiriyor, uzun süre hiçbir yere ait hissedemiyor, alkol ve geçici ilişkiler arasında yaşamını sürüklüyor. Romanın büyük olayları yok; daha çok küçük yenilgilerin, geçici başlangıçların ve kaybedilmiş rutinlerin toplamından oluşuyor. Bukowski’nin dili burada da filtresiz ve sert. Ama bu sertlik çoğu zaman gösterişten değil, karakterin dünyaya bakışından geliyor. Chinaski çalışıyor ama çalışmayı sevmiyor; insanlarla birlikte oluyor ama onlara yaklaşamıyor. Sürekli kaçıyor gibi ama tam olarak nereye gitmek istediğini de bilmiyor. Kitap boyunca hissedilen en güçlü şeylerden biri bu boşluk hissi. Özellikle aynı döngülerin tekrar etmesi bazı okurları yorabilir; fakat bence romanın vermek istediği duygu da biraz bu zaten: sıkışmışlık. Genel olarak Factotum, Bukowski evreninin karanlık ama dürüst parçalarından biri. Ekmek Arası’nın devam hissini oldukça güçlü veriyor. Oradaki kırılmış çocuğun büyüdüğünde nasıl bir adama dönüştüğünü görmek gibi. Herkese hitap edecek bir anlatım değil; ama süslenmemiş, kirli ve gerçek hissettiren karakter hikâyelerini seviyorsan etkisini bırakıyor.
FactotumCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20203,536 okunma
Reklam
Reklam