Evimiz 5nci katta, babam iki avuç ya var ya yok. 50 kilo desen 50 kilo çekmez 40 desen 40 kilo gelmez.
Henüz bilmiyoruz, 40 - 45 günlük ömrünün kaldığını.
Evi taşıyalım, düz ayak bir yere oturalım, babamın inmesi çıkması kolay olsun dedik.
Hasılı gün geldi evi bulduk, başka bir gün geldi evi taşıdık.
Babamın köyde bir ahbabı vardı çok görmek isterdi düştük yola, kırağı yağmış geceden, yollar jilet kadar keskin, neşter gibi hırçın.
Sis basmış gözlerin önünü, menzil ya bir kulaç ya bir karış.
Bir sigara istedi, ciğerin yok ki babam neyine çekeceksin dumanı diyemedim. Gözümü yoldan ayırmadan paketi ve çakmağı babama uzattım.
Kısa Marlboro Light.
Babam çatık kaşlarının altından koca gözlerine şahin edasını takınıp, Palaz bıyıklarını arasına sıkıştırıp bir hınçla yaktı sigarayı.
Çakmağın yalımı gözümü aldı. Sonra bir öksürük humması arabanın içinde nasıl sıkıştıysa ciğerleri gözlerini yaş aldı.
Tuttu sigarayı bana uzattı, şaşırdım.. Babamın yanında sigara içmek yok dedimsede ısrar etti aldım sigarayı. Parmaklarımın arasında yanan sigaranın dumanı tüterken, ne düşündü ne aklına geldi bilinmez bir sigara daha yaktı. Sarı gelini aç dinleyelim dedi. Türkü çalmaya başlayınca sis yoldan taşdı arabanın içine doldu. Sisi sigaranın dumanıyla içimize çektik. Ciğerlerimizi yakan bir duman uzandı sesini açtı teybin,
Son ses,
Yıl boş,
Dünya bomboş,
Sadece ikimiz varız babamla
Göz gözü görmüyor
Birbirimize bakmıyoruz
Türkü bitiyor
Başa al
Bir daha, bir daha, bir daha
Sonra varıyoruz ahbabının darına
Gözlerimiz kan çanağı
Sarıldık
O içeri girdi
Ben şehre geri döndüm
4 ay oldu
Hâlâ beni ahbabında bekliyor
Elim gitmiyor o eve direksiyonu kırmaya
Kızıyormudur gidip almıyorum diye?
Kızıyorsada kızsın.
Öleceğine orada kalsın, otursun divana, bir sigara yaksın, kızsın bana eşşek oğlu eşşek hâlâ