Saçında gecenin soğuk rüzgârı
Bir gün kapatırsın bu ufukları
Beklersin köşende sessiz ve yorgun
Siyah atlarını son yolculuğun.
Ve dersin yavaşça kendi kendine;
Ömrün çemberinden kurtuldum yine
Beni aradığını hiç mi düşünmedim sanıyorsun? Hiç mi istemedim bir gün aradığın yerlerde karşına çıkmayı?.. Bazan bunu o kadar çok isterdim ki, senin bakışın benim bakışım olurdu... Kederlilerin bulunduğu bir şehirde beni arıyordur diye düşünürdüm... Ben de o şehirde olurdum... Şimdi gazete kesiklerindeki yüzlere bakıyordur derdim... O yüzlerin her biri benim yüzüm olurdu... Seni bazan öyle bir düşünürdüm ki, baktığın bütün dünya ben olurdum... O zaman anlardım artık, beni değil, dünyayı istediğini...
Yüzümüzde kaybolan anlamı ancak hatırlayarak buluruz... Kayıp güzel zamanları bularak... Acıyı hatırlayarak... Anlatarak... Ruhumuzdaki gizli saatin çarklarını arayarak... Saatler hatırlar...