Ne iş yapmalı? Her işi. Nasıl her işi? Ne iş olursa. Her işte bir patron var. Evden kaçıp bir öğretmenin eline düşmek, okuldan kaçıp, bir patronun eline düşmek, patrondan kaçıp bir memurun eline düşmek... Hepsi de düşman, hepsi birlik olmuşlar. Hepsi de birer duvar. Hiçbirine sığınamazsın. Hiçbiri diğerine karşı elinden tutmaz.
Güneş, güneş, bir mucize gerçekleştiriyordu. Her taraf aydınlıktı. Toprak, kaldırımlar binalar. Parlıyordu. Şıkır şıkırdı. Hayata çağırıyordu. Bu havada ölmek, intihar etmek de neymiş? İnsan kendini öldürecekse bile, yağmurlu bir sonbahar gününde öldürmeliydi. Böyle bir güneş varken değil... Böyle bir güneş varken korkmak mümkün mü...
"Kim bilir ne kadar sık gidiyorsundur oraya."
Norma düşünceli bir halde durdu.
"Yok," dedi yavaşça. "Hiç gitmiyorum. Hayal kırıklığına uğramaktan korkuyorum. Öyle olur, biliyor musun? Bir masal dünyasına benzeyen o harikulade hatıraları kaybetmek istemiyorum."