7/10
·250 syf.··
2023 12. kitabı
Herkese merhaba kıymetli dostlarım. Bugün sizlere Kübra cebinin ‘nin kaleminden çıkan #bendenbana kitabının yorumu ile geldim Uzatmadan hemen yoruma geçelim. Kitabımız Seher’in 18. yaş gününde 30. yaş gününe yazdığı mektup ile başlıyor. Seher 30 yaşına kadar sevgi dolu bir aile de dertsiz tasasız mutlu bir şekilde büyümüş tek çocuktur. 30 yaşına kadar bu düzen aynen böyle devam eder. Kader taşları yerinden oynatmak ister ve işler Seher için fazlasıyla değişir. Seher’in yaşadıklarını bölüm bölüm okuyoruz. Okumak ile kalmayıp yaşıyoruz. Seher 18 yaşında nelerin hayalini kurduysa bunların hepsini başarmış biri. Seher doğum gününde hamile olduğunu öğrenir ve bunu ilk kız arkadaşları ile paylaşır. Bu güzel haberi eşi Buray ile de paylaşmak için güzel bir plan yapar. Seher eşi Buray’ın yanına gitmesi ile bir şeye tanık olur ve tüm taşlar yerinden oynar. Seher 30 yaşına girmesi ile gerçek hayat ile yüzleşir. Bu yüzleşme sonucu Seher’İn hayatı nasıl devam edecektir? kendine bir düzen kurabilecek midir? Seher’in yaşadıkları beni derinden etkiledi. Seher ile tanışıp onun hayatına tanıklık etmenizi isterim. Kendinize iyi bakın kitap ile kalın dostlarım.
Roman
Benden BanaKübra Çebi · Lora Yayınları · 20228 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2023 54. kitabı
Merhaba Bugün sizlere Lora yakınlarından Kübra Çebi kaleminden Benden Bana kitabı ile geldim. Yazarımızın ilk kitabı Benden Bana,benimde kalemiyle tanışma kitabım oldu,344 sayfa olan sade ve akıcı bir dille ilerleyen Seher Rengin'in hikayesini soluksuz okudum.Kitapta Seher'in yaşadıklarını bölüm bölüm okuyoruz ve yirmi bölümden oluşuyor. Seher; birbirini çok seven bir çiftin bebeği olarak dünyaya geliyor,ailenin tek kızı Seher sevgiyle büyümüş,çevresine de sevgiyle bakmış ama yanıldığını ve bir çok şeyi 30 yaşından sonra öğrenmiş bir kadın. Kitabımız,18 yaşından 30 yaşında ki kendisine bir mektup yazması ile başlıyor,18 yaş ile 30 yaş arasındaki farkları görmek adına,hayallerini,hislerini,arkadaşlarını,18 yaşında neler yaşadığını hepsini mektuba döküyor Seher. Siz hiç kendinize mektup yazdınız mı? Yada bu kitaptan sonra yazsam nasıl olur diye düşündünüz mü? Seher asıl hayat hikayesinin başladığı 30 yaşına geldiğinde kendine yazdığı mektubu okur,aslında hayalleri,istedikleri olmuş,ama ya 30 yaşından sonra neler olacak? Seher doğum gününde öğrenir hamile olduğunu,önce en yakın kız arkadaşları ile paylaşır bu mutluluğunu,eşine de özel bir plan yaparak söylemek ister ama Buray'ın son günlerdeki davranışları onu tedirgin etse de çok üstünde durmaz. İşyerinden bir teklif alan Seher,bunu konuşmak için eşine süpriz yapıp yanına gider ama duydukları ile yıkılır çünkü telefonda başka bir kadına boşanacağını,Seher'i sevmediğini ona aşık olduğunu söylediğini duyar,eşine görünmeden orayı terkeden Seher kızına dokunarak gözyaşları içinde kalır. Seher 30 yaşından 31 yaşındaki Seher'e yine bir mektup yazar ama bu mektubu ilk mektubu kadar kısa sürmez, kırgınlıkları,mutsuzluğu,kalp kırıklığını sayfalara sığdıramamıştı. Seher izmir iş teklifini kabul etmiş,Buray ile
1000k
Benden BanaKübra Çebi · Lora Yayınları · 20228 okunma
Reklam
Asi Özge Meral - Yorumum
4/10
·288 syf.··
2018 1. kitabı
Bu hikayeyi ilk kez Wattpad'e çıktığı haliyle hatırlıyorum. 2013 yıllarındaydı sanırım. O zamanlarda Hazar'ı bir kahramana, Kayla'yı sürekli mızmızlık eden bir genç kıza benzetirdim. Bu benzetmeleri yapmamın sebebi Kayla'yı o soğuk ve ıssız günlerinde aldığı ceket, eldiven ve atkılarıyla içimi ısıtmıştı. Ne yani biri bana da alsa -_- diye sitem etmeme neden olmuştu, ne gerek vardı sanki. Şu aralar bir daha pdf aracılığıyla okuduğumda ise bakış açım daha da değişti. Hazar'ı mızmızlık eden bir çocuğa, Kayla'yı ise bir kahramana benzetmeye başladım. Çünkü en zalim insanların yanında yine de güçlükle durabildiğini gördüğüm için Kayla'ya olan samimiyetim daha da arttı. Tabii kitaba birazcık. Birazcık diyorum çünkü bu hikayeyi bir daha okuduğumda o beğendiğim tadı alamadım. Kitapta gördüğüm bir takım hataları da vardı. Mesela Hazar Kayla'nın en kötü hallerini gördüğü halde, yine de kıza bok gibi davranmasına uyuz oluyorum. Bu kısımları görünce sanki gerçek bir aşk hikayesi gibi hissettirmediğini fark ediyorum. Bu yüzdendir Buray'ın Aşk Bitsin şarkısını bu hikayeye ithaf ediyorum. Çünkü ikinci olarak çıkacak kitapta (Tabii ikinci kitap çıkar mı bilmiyorum ama) Hazar kendisini hiç düzeltmeyecekse, bu aşk bitsin arkadaş. Bir de mekan konusunda bir bilgi verilmemesi bana isim şehir oyunu oynuyormuşuz gibi bir hava verdi. İsimler belli, mekan belli değil. Nereye gidiyoruz wtf? Gerçi tahminim Alaska olduğu yönündeydi ama yine de bu bilginin olmaması kitaptaki en büyük eksikliklerden biriydi. Puan vermem gerekirse eğer: 4/10 - 2 puan betimleme eksikliğinden kırdım, zira karakterlerin hangi ülkede yaşadıkları belli bile değildi. (Hazar ile Kayla Türk, diğerleri yabancı ama neredeyiz oğlom biz, wtf?) - 2 puan iki karakterin yaşadıkları aşkın fazla derin olmaması. Aslında aşk
AsiÖzge Meral · Müptela Yayınları · 2016107 okunma
8/10
·316 syf.·
2018 14. kitabı
"Okuduğum bütün romanlar sahici bir başlangıçla bitsin istedim." ‎ Romanın bitiş cümlesiyle başlamak istedim ben de. Bitmemiş, bitememiş bir roman.. Ve 'belki de hiç bitmeyecek hayatlar' kapılarını aralıyor bu iki kapağın arasındaki 316 sayfada bize.Kitabı okurken inceleme metni oluşturmak gibi bir düşüncem yoktu; ancak karakterlere ait birtakım düşüncelerin günlerdir kafamı meşgul etmesi ve - özellikle- kitaba dair daha önce bir incelemenin yapılmamış olmasından doğan sorumluluk hissiyatıyla kendimi bu satırları yazarken buluyorum. ‎ ‎Neden bu kitabı okumaya karar verdim? Ne umdum? Ne buldum? İnceleme genel olarak bu başlıklar altında (en çok son soru) çok dallanıp budaklanmadan, konuyu dağıtmamaya dikkat ederek(-teen, bade süzerekteen, inci dizerekteeen gel canım gel ammaaan) bitirmeyi planlıyorum. (Hiçbir zaman planladığım gibi gitmedi hayatım.) ‎ ‎Darbeler, suikastler, ihtilaller benim için de merak konusu olmuştur hep. İşin gündemde tutulan siyasi boyutundan ziyade asıl merak ettiğim tarafı 'gündemde tutulması gereken' toplumsal boyutudur.Üç Beş Kişi, 12 Eylül öncesi toplumsal yapıyı gün yüzüne çıkarmak gayesiyle ortaya konmuş bir roman. ‎ ‎Yedi bölümden oluşan bir kitapla karşılaşıyoruz ve her bölüm, karakterlerin biri tarafından anlatılmakta, daha doğrusu düşünülmekte. Bu 'düşünmek' fiili o kadar başarılı ve gerçekçi yapılmış ki yazarın, insanların psikolojik analizleri ve bunu okuyucuya aktarımı konusundaki yeteneğini yadsıyamayız. Geçenlerde bir incelemede, yazılanların yaşananlar mı karakterlerin düşünceleri mı olduğunun ayırt edilemediğinden yakınıldığını görmüştüm, belki bu yüzden ilgimi çekti bu nokta, bilemiyorum; fakat "aklından şunları geçirdi, bunları düşündü" gibi belirleyici ifadeler kullanılmamış olmasına karşın, sokağa çıkma yasağına
Üç Beş KişiAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 2014522 okunma