O günlerde, sogunlukla kusin, nefes nefese, as gelir-
dim okuldan. Evimizde higbir sey yanmazd. Ikisi de mut-
fakta olurdu, babam masaya oturmus, pencereden disa-ry seyrederdi, annem gaz ocaginin baginda ayakta. Sus-kunluk üstüme bir agirk gibi çökerdi. Arada sirada, biri
ya da digeri: "Elden gikarmak gerekecek buray." Odevle-rimi yamamin bir anlami kalmiyordu artik. Dünya bas-ka yere gidiyordu, kooperatife, büyük satis magazalarina ya da öyle bir geye, bagka bir yere iste. O anda her geyden habersiz, kapiy masumca açip giren müsteri bizimle alay ediyor gibi gelirdi. Insan yerine konmaz, bütün gel-meyenlerin bedelini öderdi. Dünya bize sirt eviriyordu.