Burcu

Burcu
okuduklarımı unutmamak için burdayım, kısaca kendime notlar
9/10
·214 syf.··
2021 20. kitabı
Antropolog olan Lional Tiger ve psikiyatri ve biyo-dayranış profesörü olan Michael McGuire tarafından yazılmış; Marx'ın dediği din halkın afyonudur lafını bilimle doğrular nitelikte bir kitap. İnsan binlerce yıl stresli bir ortamda savanada avcılar için açık hedef olarak yaşamıştır. Stresi düşürmek sağlıklı olmak için çok önemli bunu tatlı yediğimizde, keyifli vakit geçirdiğimizde serotonin salgılayarak yapıyoruz. Serotonin nörotransmitteri salgılanıyor ve stres düşüyor. Aynı şekilde dini ritüellere katılan ibadet eden beyinde de serotonin salgılanıyor ve kişi kendini huzurlu hissediyor. Burda inanç bir antidepresan işlevinde kullanılıyor. Nasıl ki dinlenirken çalışırkenkine nazaran daha rahatsak aynı şekilde beyin de kuşku duyduğu zamanlara kıyasla inanç duyduğu zaman daha rahattır. Gün içinde ibadet ederek kişi cennete gitme olasılığını artıracağına inanır beyin de bilimeyenle uğraşmanın korkusundan kurtulur ve rahatlar. Aynı şekilde sosyal statü sahibi olan bir primat ya da insanın beyninde daha çok serotonin salgılanıyor-bu insanı değerli ve hoş hissettiren şey- . Aynı durum din grupları arasında bulunulduğunda da oluyor. Yani insan onu huzura kavuşturan şeyin din olduğunu sanarken bu aslında yem yediğinde mutlu olmasını sağlayan nörotransmitteri salgılayan akvaryum balığına da oluyor. Bu ritüeller insanı rahat ve güvende hissettirirken toplumun bir parçası olduğunu da hissettirerek tatmin  olmayı sağlıyor. Taoist meditasyon ritüelinde de kötü enerjiyi nefesle evrene geri verirken, iyi enerjiyi yine nefesle aldığını düşünmek stresi azaltmaktadır. Bu durumda inanış stresi azaltmak bakımından başarılı gibi gözükmektedir. Yine inanç ve dogmalar beyinde imgelendikçe daha da inanılır hale gelir. Beyin inanma eğilimindedir ve dine uygulandığında bu eğilim, inanılanla
1000Kitap
Tanrı BeyniMichael Mcguire · Alfa Yayıncılık · 2018162 okunma
Reklam

Burcu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.·
5 günde okudu
·
2022 39. kitabı
''Oysa çok yönlü bir öğrenciydi Mustafa Bey; kendini bilimin hizmetine verdiği gibi, edebiyatla da uğraşmak istiyordu, durmadan okumak isityordu. Bilimi sevdiği kadar, yaşamayı da seviyordu; hem de iyi yaşamayı. Durmadan 'hafızalamaktan', hoşlanmıyordu. Namık ve Şevket'le birlikte Fischer'e gidip bira içmekten hoşlanıyordu. Okul bahçesinin duvarından atlayarak geceleri tiyatroya kaçmak istiyordu. (Bu duvardan atlamak da ne kadar zordu. Matematikten de, mekanikten de zor. Bir gece tepesinde kalmıştı duvarın.) İnsanın yolunu bulması kolay değildi. Ülke 1930 yıllarında büyük bir sarsıntı geçiriyordu. Yetişmiş -ya da yetiştikleri söylenen- aydınlar bile yüksek duvarların tepsinde kalıyorlardı, ne tarafa atlayacaklarını bilemedikleri için.''
Sayfa 74·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Oğuz Atay'ın da mühendis olması ve kitaptaki şu cümle :) ''Demek mühendisler de şiir yazıyor,'' dedi genç adam. ''Neden yazmasınlar? Roman bile yazarlar bazen.''
Kitap Alıntısı
"Herkes hafızasından, hafızasının zayıf olduğundan kolaylıkla şikayet eder, fakat asla zekasından yakınmaz. Bilmez ki hafıza, zekanın bir unsurudur."
Kitap Alıntısı