7/10
·264 syf.··
2026 40. kitabı
1970’lerin o özgürlük arayışı, yolculuk, sınırları aşma ve başka bir hayat mümkün mü? sorusu kitabın omurgasını oluşturuyor. Roman, Amsterdam’dan Nepal’e uzanan meşhur Magic Bus yolculuğunu merkezine alıyor. Yolda tanışılan insanlar, kısa ama yoğun bağlar, spiritüel arayışlar.. Özellikle aidiyet, korku ve özgürlük temaları dikkat çekici. Derinleşmesini beklediğim bazı duygular çok yüzeyde kaldı. Spiritüel konuşmalar yer yer etkileyici olsa da tekrar hissi fazlaydı. Kitap samimi. Bir yazarın kendi gençliğine dönüp Ben ne arıyordum? sorusunu sorması, okurla dürüst bir bağ kuruyor. Özellikle hayatında bir dönem her şeyi bırakıp gitme hayali kurmuş biriyseniz, bu hikayede kendinizden bir parça bulmanız mümkün.
HippiPaulo Coelho · Can Yayınları · 20183,506 okunma
9/10
·70 syf.··
2025 7. kitabı
bazen bazı şeylerin kıymeti bilinmez iyi bir eş iyi bir çocuk güzel bir ev güzel bir araba bunlara sahip olsanız bile farkında değilsinizdir. Gözünüz dışarıda olabilir başka şeyler istiyor olabilirsiniz. İşte bu kitap bunu anlatıyor. Bir hanımefendi avukat eşini iki tane çocuğunu aldatıp herhangi bir adamla sevgili oluyor. Ve durumu çok normalleştiriyor haftanın birkaç günü sevgilisinin yanında birkaç günü de eşinin çocuklarının yanında kalıyor. Hiç hoş bir durum değil tabii ki. Aradan zaman geçiyor bir tane kadın ona şantaj yapıyor. Ondan sürekli para istiyor onu tehdit ediyor. En son bizim başrol Bus Şantajlara dayanamayıp intihar etmeyi düşünüp eczaneye gidiyor. Ama onu çok seven bir eşi var bunun farkında değil. Meğersem eşi her şeyden haberdar. Ve karısına bu planı yapıyor. Şantajcıyı oturtuyor. Neden çünkü karısı ona eğer itiraf ederse onu affedecekti. Ama karısı çok korktuğu için itiraf edem edemedi . Ne kadar çok pişman olsa da itiraf edemedi. Kocası onu intihardan kurtarıp onu çok sevdiğini onun çok güzel bir ailesi olduğunu hatırlatmak için bu planı yaptığını söylüyor. Mükemmel bir eş değil mi? Herkes bu tepkiyi vermezdi direkt boşanmak isterlerdi. Gözünü açtığında bizim kadın mutlu bir ailesi olduğunun farkına vardı neyse ki intihar etmemiş oldu 
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Steinbeck’in Otobüsü
Puan vermedi·304 syf.·
2025 185. kitabı
"Yaşamak çok nadir rastlanan bir şeydir. Çoğu insan sadece var olur." Oscar Wilde Steinbeck’in insanı anlamak için adanmış kaleminin bir başka yolculuğu olan Asiler Otobüsü romanında da, tıpkı diğer eserlerinde olduğu gibi, sıradan insanların iç dünyalarını, arzularını ve zaaflarını duygusal yükleri bol bir gerçeklikle anlatıyor. Yazarın süsten uzak, gösterişe ihtiyaç duymayan üslubuyla, sadelik içinde derin bir insani sezgiyle birleşerek sunduğu romanını evrensel bir insani olguyla kuşatıyor. Romanın merkezinde yer verdiği otobüs fakat asıl yolculuk karakterlerin gönüllerinde, tutkularında ve hayal kırıklıklarında yaşanıyor. Bu otobüs, birbirinden farklı kişiliklerin bir araya geldiği, her birinin kendi arayışının, pişmanlığının, özleminin ve hayalinin izini sürdüğü bir mekan haline geliyor. orijinal ismi The Wayward Bus olan romanının bazı baskı ve çevirilerde Aşk Otobüsü adıyla da yayımlanıyor. Yoldan Çıkmış - Asiler otobüsüyle Steinbeck araçtan ziyade yolcuların ruhsal halindeki yönsüzlüğünden ve isyankar doğasından besleniyor. Roman Kaliforniya’da Asiler köşesi olarak bilinen bir kavşakta başlıyor. Burada Juan Chicoy ve karısı Alice, küçük bir işletme çalıştırırken, aynı zamanda eski bir otobüsle çevredeki kasabalara yolcu taşıyorlar. Chicoy’un kullandığı bu otobüs, tesadüfen bir araya gelmiş, farklı sınıflardan ve farklı ruh hallerinden insanları bir yolculuğuna çıkarıyor. Kimisi kaçmak, kimisi ulaşmak, kimisi de sadece bir süreliğine unutmak isteyen karakterlerle örülü otobüste girişimci, zengin iş adamı, kırgın kadınlar, hayalperest gençler var. Yol boyunca artan fırtına, yollar köprüler hayat gibi engebeli engellerle dış dünyadaki zorluklarla içlerinde bastırdıkları fırtınaları da açığa çıkarıyor. Her
Düşünce
Asiler OtobüsüJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2019726 okunma
9/10
·264 syf.··
2025 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2025 20:38
Bu kitap Paulo Coelho’nun kendi yaşam hikayesinden yola çıkarak yazdığı yârı biyografik bir eser. Kitap Hippi akımının özgürlük, arayış, aşk gibi temalarını ele almış. Magic Bus adlı bir otobüs ile Hollanda’dan Katmandu’ya doğru yolculuğa çıkan Hippilerin bir durağı da İstanbul. Kitap İstanbul’da geçtiği için mi yoksa gezgin ruhuma dokunduğu için mi bilmiyorum ama okurken benim ruhama çok hitap etti. Yazarımız o dönem ki izleniminden yola çıkarak Türk erkeklerinin bıyıklı oluşunun ne kadar egzotik olduğundan ayrıca Türklerin atası olarak Atatürk’e de değinmiş. Coelho genç yaşındayken İstanbul’a geldiği ve burada sufilik arayışında bulunduğu dönemiden de bahsetmiş . Keyifli bir okuma yapabileceğiniz bir eser.
HippiPaulo Coelho · Can Yayınları · 20183,506 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2025 65. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2025 13:47
Her halde okumadigim cok az Steinbeck eseri kaldi. Bu da 4-5 yıldır elimdeydi. Ancak okuma fırsatı bulabildim. John Steinbeck'in Asiler Otobüsü (The Wayward Bus), yazarın diğer klasik eserlerinden biraz daha farklı bir yere sahip. Genellikle toplumun ezilen kesimlerine, işçi sınıfına ve göçmenlere odaklanan Steinbeck, bu kitabında daha çok bireyin iç dünyasına ve insanlık hallerine eğiliyor. Kitap, "Bir Tanem" adında eski bir otobüsün, Kaliforniya kırsalında yer alan Asiler Garajı'ndan San Juan'a doğru yola çıkmasını anlatır. Ancak şiddetli bir fırtına ve çamurlu yollar yüzünden otobüs yolda kalır. Bu noktada hikaye, otobüsteki birbirinden tamamen farklı yedi yolcunun ve şoför Juan Chicoy'un etrafında şekillenir. Otobüsün yolda kalması, bu karakterlerin bir araya gelmesini ve maskelerinin düşmesini sağlar. Yani otobus gibi yolcular da yoldan cikarlar.Steinbeck, bu kriz anını bir mikrokozmos olarak kullanarak, insan doğasının karmaşıklığını, arzularını, korkularını ve hayallerini gözler önüne serer.(Hic kimse göründüğü gibi değildir. ) Bu roman diğer Steinbeck eserlerinden oldukça farklı çünkü Asiler Otobüsü, Steinbeck'in sosyal gerçekçilik temasını bireysel psikolojiyle harmanladığı bir eser olarak dikkat çeker. Yazar, bu kez toplumsal sistemin eleştirisinden çok, bireylerin kendi içlerindeki çatışmalara odaklanmış. Romanın akışı, bir olay örgüsünden çok, karakterlerin içsel yolculuklarına ve aralarındaki dinamiklere dayanıyor. ​Kitap, cinsel arzular, ahlaki ikilemler ve hayatta kalma mücadelesi gibi konuları cesurca işler. Özellikle karakterlerin derinlemesine portreleri ve düşüncelerinin açık bir şekilde yansıtılması, okuyucuya bir nevi "röntgen" çekilmiş gibi hissettiriyor. Bu yönüyle Asiler Otobüsü, Fareler ve İnsanlar ya da Gazap Üzümleri gibi büyük toplumsal
Asiler OtobüsüJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2019726 okunma
Kendi kahramanlarımızdan neden bihaberiz acaba?
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2025 00:00
Muhteşem bir kitaptı. Bir solukta okunacak cinstendi. Kendimi tarih bilen, seven, araştıran biri zannederdim. Ta ki Kudüs'ün son savunucusu olan dedemizden bihaber olduğumu öğrenene kadar. Kudüs'teki Son Osmanlı askeri Iğdırlı Onbaşı Hasan, verilen emir ve görev bilinci ile mukaddes topraklardan ayrılmayan / ayrılamayan şerefli bir Osmanlı askeridir. 1917 yılında hakimiyetimizden çıkan kutsal mekanda, 1982 yılına kadar nöbet tutmuş ve can emanetini o topraklarda teslim etmiş lakin hiç kimse tarafından hatırlanmamış bir kahramandır. Orada oluşunun öğrenilmesi hikayesi ise kelimenin tam manasıyla yürek yakan cinstendir. Gazeteci Tarihçi Yazar Murat Bardakçı'nın babası olan yine Gazeteci Yazar İlhan Bardakçı'nın hatıratı şu şekildedir: İLHAN BARDAKÇI (1972) Mevki Kudüs. Mekân Mescid ül Aksa, Tarih 21 Mayıs 1972 Cuma. Ben ve gazeteci arkadaşım rahmetli Said Terzioğlu, İsrail Dışişleri rehberlerinin yardımı ile bu mübarek makamı dolaşıyoruz. Kudüs Kapalı Çarşısı’nda rüzgâr gibi dolanan entarili kahvecilerin ellerindeki askılara çarpmadan biraz yürüdünüz mü, önünüze çıkan kapı sizi Mescid ül Aksa’nın önüne kavuşturur. Mirac mucizesinin soluklanıldığı ilk Kıble’mize yani... Hemen oracıkta, ilk avlu vardır ki, hâlâ bizim lâkabımızla anılır. “12 bin şamdanlı avlu” derler oraya. Yavuz Selim 30 Aralık 1517 Salı günü Kudüs’ü devlete katmıştır da, ortalık kararmıştır. Yatsı namazını o avluda kılar. Kendisi ve bütün ordu beraber. Şamdanları yakarlar. Tam 12 bin şamdan... O isim oradan kalmadır. Sekiz on basamaklı geniş merdiveni adımladınız mı, o mukaddes Mescid’in bağdaş kurduğu ikinci avluya ulaşırsınız. Onu o merdivenin başında gördüm. İki metreye yakın bir boy... İskeletleşmiş vücudu üzerinde bir garip giysi... Palto?.. Hayır, kaput, pardösü veya kaftan?.. Değil. Öyle bir
1000Kitap
Kudüs’teki Son Osmanlıİsmail Bilgin · Timaş Yayınları · 2020169 okunma