“Şimdi kafasında, henüz iyice şekillenmemiş olan tek bir fikir vardı. Durdu ve dikkatle gökyüzüne baktı. Burası ona hiç yabancı değildi. Üniversiteye giderken, çoğunlukla eve dönerken yüzlerce kez burada durmuş, bu gerçekten şahane manzarayı seyretmişti. Burası ona her zaman esrarengiz duygular uyandırırdı. En çok bu güzelim manzaranın onu heyecanlandırmayışına şaşırdı. Her seferinde de bu kadar duygusuz bir adam olduğuna hayıflanırdı. Bu eski duyguları hatırlayınca gülümsedi. Bu kadar kısa bir zaman önce nelerle ilgileniyormuş...Ha ha... Eskiden durup düşündüğü bu yerde tekrar durup bunları anması garip geldi ona.”
PS:
Okurken bu yer gözümde yalnızca tek bir yer olarak canlandı, farklı bir yeri canlandırmaya çalışsam da başaramadım. Öyle örtüştü ki bu sahne kafamla, sanki kendim bunca zaman sonra oradaymış gibi hissettim. Haliç Parkı’nda...
Gökyüzüne bakıp gülümsedim. Gökyüzüne, bakıp, teşekkür ettim. Yıllar sonra...