Kelamullah Kur'an-ı Azimüşşan muhteşem ve mûcize bir vecihle Allah’ın (c.c) Hakem ismine aynadarlık eder. Kur’an âyetleri hikmetli hükümleri ve beyanlarıyla ile hak ile batılın, doğru ile yanlışın, iyi ile kötünün, güzel ile çirkinin arasını ayırmıştır.
Şimdi düşünün bir yerde beş kişi birlikteler. Birden gayet lütufkâr bir zât geldi, hiç hakları olmadıkları ve hiçbir emek vermedikleri hâlde onlardan birine beş bin, birine iki bin, bir diğerine üç bin, ötekine dört bin, derken birine de bin lira verdi. Hiç kendisine bin lira verilen adam itiraz edebilir mi, hiçbir emek vermediği hâlde bu lütfa ve ikrama karşı isyan edebilir mi? Gözünü daha yukarılara dikebilir mi? Buna zerre kadar hakkı var mı? Elbette hayır!
Hem iyiliklere güzel neticeler ve mükâfat; kötülüklere fena neticeler ve mücazat vermek dahi Adl isminin bir tecellisidir. O hâlde, iman edip salih amel işleyenlere rahmetiyle cenneti lütfetmek, kâfir ve müşrikleri adaletiyle cehenneme sevk etmek ism-i Adl’in muktezasıdır, gereğidir.