Tüm zihniniz sisin ta kendisi.Toltekler buna mitote diyor. Zihnin binlercr kişinin aynı anda konuştuğu ve kimsenin birbirini anlamadığı bir rüya. İnsan zihninin durumu işte budur:büyük mitote.Bu büyük mitote yüzünden gerçekte kim olduğunuzu göremiyorsunuz. Hindistan’da buna mitote maya diyorlar.
Ama yarından çekinmenin nedeni şimdiki zamanı inşa etmeyi bilmemektir ve şimdiki zamanı inşa etmek bilinmeyince,bunun yarın yapılabileceği söylenir,ama bu da berbat bir şeydir,çünkü yarının daima bugün olduğunu görmüyor musunuz?
Geçmiş apayrı bir yer değildir.Bir sürü, bir sürü yerdir ve bu yerler şimdide belirivermeye her an hazırdır.Bir an 1590’lardayken,bir bakmışsınız
1920’lerdesiniz.Hepsi birbiriyle bağlantılıdır.Hepsi biriken zamandır.Üst üste yığıldıkça yığılan zaman her an sizi gafil avlamaya hazırdır.Geçmiş şimdinin içinde yaşar,yinelenir,tekler ve size artık olmayan şeyleri hatırlatır.Trafik işaretlerinden ve bankların üzerindeki levhalardan,şarkılardan,soyadlardan,yüzlerden,kitap kapaklarından dışarı sızar.Bazen tek bir ağaç ya da günbatımı,sizi hayatınızda gördüğünüz bütün ağaçların ve gün batımlarının gücüyle çarpabilir ve buna karşı yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur.Hem de hiç.
Oyun demişken...
Aşk da bir oyun Adalet.İki kişilik basit bir oyun. Seninle tanıştığımızdan beri aslında hep onu oynadık biz.İki kişi görür birbirini.Eğilip bakar,anlamak ister.Günler geçer,gülümseyişler,anlatılan ve susulan hikayeler...Sonra ilk aşık olan kaybeder.
Biliyorum,sen oyunları kazanmak derdinde değilsin ama kaybetmekten de ürkeksin.Sakın korkup kaçma Adalet.Bu oyunun kaybedeni zaten benim.