Desdemona,
Othello seni neden boğmuştu?
Tolstoy!
Cezayı Anna Karenina'ya kesmeyecektin.
Yaralarımız, bizi biz yapan,
Birlikte içilen onca kadeh şaraptan sonra,
Beyaz gömleğinde kırmızı lekedir kalan.
Japon felsefesi wabi-sabi,
Lekeyi yaşatır. Anısı benimsenir.
Platon, mağarasında mükemmelin gölgesinde,
Yaşamın yalınlığını duvarın çatlağında görür.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Düşünmek ve tüm tehlikelere karşın kendi sesini bir kez daha dinlemeyi istemek... Ama sevda söz konusu olunca insan hiçbir yere yalnız gidemiyor, hüsranları ve ayrılıkları hep beraberinde götürüyor.
Çocukluğumdan beri yaşamın, birbiriyle aynı iki boşluk arasındaki bir kıvılcım olduğuna inandım: Doğumdan önceki ve ölümden sonraki karanlıklar arasındaki bir kıvılcım.
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?