Winston Churchill, 28 Mart günü düzenlenen protesto gösterilerini ve askerlerin halkın üzerine ateş açmasını büyük bir soğukkanlılıkla izleyecekti. Ayrıca 30 Mart 1921'de bir araya geldiği Filistin heyetine şunları söylemişti: "Dağınık yaşayan Yahudilerin ye-niden bir araya gelmek için milli bir merkezleri ve milli bu yurtları olması haklı bir istektir. Ve burası 3000 yıldır böylesine yakından ve candan bir ilişki içinde olduğu Filistin' den başka neresi olabilir? Biz bunun sadece dünya için, Yahudi-ler için, Britanya İmparatorluğu için değil Filistin'de yaşayan Araplar için de iyi olacağına inanıyoruz ve böyle olması konusunda kararlıyız. Araplar da Siyonizm'in yararlarından ve ilerlemesinden nasiplerini alacaklardır."
"Çocukluğundan bu yana yuva olarak görmüştü camileri. Hayatının merkezine koymuştu, içeri adım atar atmaz çok daha kuvvetli hissediyordu. Ve bütün aklı, ruhu ve kalbiyle, o caminin bir evladı, adeta ayrılmaz bir parçası haline geliyordu."
"Bundan sonra kalplerimizde, canlı olarak izlediğimiz bir soykırımın yüküyle yaşamak zorundayız. Ancak savaşımız henüz bitmedi. Ve mağlup değiliz. Mağlup olmayacağız da inşallah."