10/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 13:58
Caner ağabeyin kaleminden bir solukta okuduğum güzel bir eser. Yazılarında ve Youtube kanalında anlattığı olayları akıcı bir şekilde yazıya aktarılmış bu eseri okumanızı tavsiye ederim. Dini inancınızı incitmeden olayların nasıl başladığı nasıl devam ettiği ve şu an ne durumda olduğunu anlamak için yazılmış. Caner ağabeyin bir yayınında İslam dini bizim atalarımızın dinine benziyordu da o yüzden Türkler Müslüman oldu fikrini eleştirip madem benziyorsa bir Türk o zaman sen benim dinime geç derdi. Cümle tam olarak böyle olmasa da ana konu buydu. Yıllarca benim de çok sorduğum bir soruydu. Tekrardan okuyan herkese keyifli okumalar dilerim. Kalemine sağlık ağabey varlığın daim olsun…
Üç Kulfu Bir ElhamCaner Kara · Barış Matbaa · 20263 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 13:21
Sezin'in tüm kitaplarını okumuş biri olarak söyleyebilirim ki içlerinde en sürükleyici olanı buydu. Okuyucuyu germeyi ve sürekli bir sonraki sayfada ne olacağını merak ettirmeyi çok iyi başarmış. Kitap boyunca ana karakterle beraber siz de atılan her adımı ve yaşananların gerçekliğini sorgularken buluyorsunuz kendinizi. Sonlara doğru tam tüm taşlar yerine oturdu derken yazar bizi son bir kafa karışıklığıyla baş başa bırakıyor. Zaten Eylül'ün yaşananlardan sonra psikolojik olarak tamamen normal kalması beklenemezdi diye düşünüyorum. Bu arada olay örgüsü ilerledikçe kitabın başlarında verilen detayların hiçbirinin boşuna olmadığını anlıyorsunuz. Güzel kurgulanmış, yer yer duygusal betimlemeleriyle okuyucuyu düşündüren bir kitap. Özellikle psikolojik gerilim sevenlere tavsiye ederim
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202697 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
Selamm Eğlenceli bir maceraya daha adım atıyoruz beraber. Ajan Kedi, kahraman denildiğinde akla gelen tüm kuralları ters yüz ediyor. Çünkü Pofidik, kusursuz olmaya çalışmıyor. Sürekli aksiyon peşinde koşan ajanlardan da değil. Bir yandan görevini yapmaya çalışırken bir yandan da keyfinden ödün vermeyen, komik halleriyle insanı gülümseten bir karakter. Pofidik’in yanında icatlarıyla ekibe destek olan Kit ve soğukkanlı tavırlarıyla dikkat çeken Jade de yer alıyor. Üçü bir araya geldiğinde maceraya doymuyoruuz. Hele karşılarına Aslan Kocaayak çıkınca işler iyice karışıyor. Bir su parkına eğlenmeye gitmeyi planlarken kendilerini yepyeni bir görevin içinde Kitap boyunca uzun uzun anlatımlar yerine bol çizim kullanılması da çocukların dikkatini canlı tutuyor bence. Sayfaları çevirirken sanki çizgi film izliyormuş hissi verdi bize. Kahraman olmak için mükemmel olmalısın’ demek yerine, biraz tembel olabilir, bazen hata yapabilir, hatta canın spagetti çekebilir… Ama doğru zamanda cesaret gösterebiliyorsan yine de harika bir ekip arkadaşı olabilirsin. Bence çocukların fark etmeden alacağı en güzel mesaj da buydu. Eğlenceli, hareketli ve bol kahkahalı bir macera arayan minik okurların çok keyif alacağını düşünüyorum. Biz hem çok eğlendik hem de öğrendik. Sizlere de tavsiye ederiz.
Pofidik Ajan KediAdrian Beck · The Çocuk Yayınevi · 202641 okunma
“Kafamın İçinde Biri Var Ama O Ben Değilim”
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 82. kitabı
“Carl Jung’un ifadesiyle, her birimizin içinde tanımadığımız biri daha vardır.” (s.19) İnsan kendisini tanıdığını düşünmeyi sever. Ne istediğini bildiğine, kararlarını bilinçli olarak verdiğine, dünyayı olduğu gibi gördüğüne inanır. Fakat bu kitap, bu noktadan başlayarak ayağımızın altındaki zemini yavaş yavaş çekiyor. Kitap fikirlerini büyük iddialarla sunmuyor; deneyler, vakalar ve nörobilim araştırmaları üzerinden açıklıyor. David Eagleman ’a göre yaptıklarımızın, düşündüklerimizin ve hissettiklerimizin büyük bölümü bilinçli zihnimizin erişemediği süreçler tarafından şekillendiriliyor. Sabah uyandığımızda “ben” dediğimiz şey, beynimizde olup bitenlerin yalnızca küçük bir parçası. Bu kitabı okuma sürecinde beynin yanında kendimiz hakkında sahip olduğumuz birçok kesinliği de sorgulamaya başlıyoruz. Kitap ilk olarak algılarımızdan şüphe ettiriyor. Eagleman, gördüğümüz dünyanın dış gerçekliğin doğrudan bir kopyası olmadığını, beynin oluşturduğu bir yorum olmasından bahsediyor. Görsel yanılsamalardan zaman algısına kadar uzanan örnekler, dış dünyanın sabit kalmasına rağmen beynimizin bize farklı gerçeklikler sunabildiğini açıklıyor: “Gerçeklik, beyin tarafından pasif biçimde kaydedilmek yerine, aktif biçimde beyin tarafından inşa edilir.” (s.127) İkinci aşamada sıra kararlarımıza geliyor. Özgür irade, kişilik, tercih ve sorumluluk gibi kavramlar kitap boyunca ele alınıyor. Kitabın en sevdiğim tarafı buydu. Yazar kesin yanıtlar sunmuyor. Güzel olan tarafı düşünmeye değer keyifli sorular bırakıyor zihnimize. Kararlarımızın ne kadarının gerçekten bize ait olduğunu, davranışlarımızın ne ölçüde bilinçli seçimlerimizin sonucu olduğunu tartışıyor kitap buyunca. Kitabın zihnimizi rahatsız eden tarafı bu bölümde bence. Çünkü insan, duygularını ve seçimlerini özgür iradesinin
Incognito - Beynin Gizli HayatıDavid Eagleman · Domingo Yayınları · 20138,1bin okunma
BU GÜNÜN TARİHİ- Bütün Yarınlara
10/10
·152 syf.·
Beğendi
·
2026 82. kitabı
Selam. ekin ✧ sayesinde başlayabildiğim ve kesinlikle hakkının verilmesine ihtiyacım olan bir kitaplayız bu gün. Bir de Balçın ile okumaya karar verince tüm bu süreç daha büyüleyici bir hâl aldı. All Tomorrows’a başlamadan önce bile beni sarsacağını biliyordum çünkü ben hortlaklardan değil, biyolojiden korkuyorum. Bir canavarın saldırmasından çok, bir gün bambaşka bir şeye dönüşebilecek olmamız fikri beni rahatsız ediyor. İnsan bedeninin ve evrimin sınırlarının ne kadar esnek olduğunu düşünmek bile ürkütücü geliyor. Bu yüzden kitabın yarattığı korku, klasik bir korku değil; insanın kendi potansiyelinden duyduğu korku. Kitabı okumaya başladığım ilk anda kendimi sanki bir Star Wars evrenindeymiş gibi hissettim; ancak bu kez yaratıkların yalnızca var olduğu değil, biyolojik olarak nasıl işlediğinin de anlatıldığı bir versiyonuydu bu. Genişletilip filme uyarlanabilecek muazzam bir potansiyel taşıyor. Üstelik bütün bunların arkasındaki kişinin henüz genç yaşlarda bu fikri ortaya atmış olması hayranlık uyandırıcı. O tasarımlar, o düşünce biçimi, o ölçekte bir hayal gücü... İnsan ister istemez etkileniyor. Daha da etkileyici olan şey ise yaratıkların yalnızca ilginç görünmesi değil, gerçekten yaşayabilecekmiş hissi vermesi. Çok büyük bir biyoloji bilgisine sahip olduğumu iddia edemem ancak bildiklerim ve sonrasında yaptığım araştırmalar sayesinde yaratık tasarımlarındaki ustalığı görebildim. Gözleri olmayan bir canlıya farklı algı organları verilmesi, ağır uzuvlara sahip bir türün vücut dengesinin düşünülmesi gibi detaylar bile yazarın konuya ne kadar hâkim olduğunu gösteriyor. Sadece biyoloji de değil; tarih, felsefe, coğrafya ve hatta sosyoloji bilgisi de satır aralarında kendini belli ediyor. Böylesine özgün, cesur ve hayal gücü yüksek bir eserin yaratıcısının Türk
Duygu ve Düşünce
All Tomorrows Bütün YarınlarC. M. Kösemen · Kara Karga Yayınları · 042 okunma
9/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 05:57
Kitabı okumak düşler arasında seyahat etmek gibiydi. On öyküden oluşan kitapta hangi masal nerede başlayıp gerçekliğe bağlanıyor, özellikle de birkaç öyküyü okuduktan sonra benim için iç içe geçmiş bir hal aldı. Kitapta yazarın da Öykülere Girerken başlıklı önsözünde ifade ettiği gibi, masalların yersiz ve adsız kişilerinin takip ettikleri düşsel amaçların yeryüzüne inmiş yaşamlardaki avuntularla örülü gerçekliklere dönüşünün öykülerini okuyoruz. Tomris Uyar'ın atmosfer kuran bir yazar olduğunu daha evvel bir kitap yorumumda ifade etmiştim. Bu kitabındaki öykülerinde de yazar bir atmosferin içinden biz okurlarına seslenerek öykülerini başlatıyor. Bu bakımdan özellikle de öykülerin giriş paragraflarına doyamadığımı ve her öyküyü bitirdikten sonra bu ilk paragrafa mutlaka geri döndüğümü söylemeliyim. Bu girişler, bir düşün beklenti dolu belirsizliğini içerisinde barındırdığı gibi, bir sonun tekdüze yanıtını da basitçe ifade ediyordu. Sen buradasın, diyordu karaktere, gezdiğin uçsuz bucaksız anılar, hayaller ve avuntular denizinin kıyısında bir düşü düşlüyorsun. Sen, yaşamın kıyısından yaşamın içindeki bir haline bakıyorsun. Bazı öyküler gerçekçi bir olay örgüsüne yakınken, bazıları mekan zamanın belirsizliğiyle soyutlaşmış bir akışa sahipti. Bu bakımdan bu öykülerin anlatımında büyülü gerçekçilikten yararlanıldığını söylemek mümkün. Ben kitabın en çok da bu sınırları belli ancak bu sınırların içindeki yer yer gerçek dışılığa kayan imgesel dünyanın yayılmacı izleğini takip etmeyi sevdim. Bu bakımdan en sevdiğim öykü şuydu demek bana bir yapının tek bir parçasını çekip o yapıyı görebildiğimi ifade etmek kadar tutarlı geliyor. Yine de olayları merkeze alarak olmasa da, dil anlatım bakımından en içimde yer tutan ve atmosferiyle okuma anımdaki gerçekliğimi kaplayan öyküler
Edebiyat
Gecegezen KızlarTomris Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 2018804 okunma