İklim, Montesquieu ve Buckle’m zannettikleri gibi, bizi şiddetlice kontrol etmezse de, sınırlandırır. İnsanoğlunun yaratıcılık ve hüneri, ekseriya jeolojik handikapların üstesinden gelir: çölleri sulayabilir ve soğutma sistemlerini Sah- ra'da da kurabilir; dağlan düzleştirebilir veya onlara galebe çalarak tepeleri teraslı üzüm bağları ile doldurabilir;
okyanusu geçmesi için yüzen bir şehir, veya göklerde dolaşması için devkâri kuşlar yapabilir. Fakat bir kasırga, yüz yılda inşa edilen bir şehri bir saatte harabeye dönüştürebilir; bir aysberg [buzdağı] yüzen sarayı başaşağı çevirebilir veya ortadan ikiye ayırabilir ve zevk içinde eğlenen bin kişiye
çağıltılı sesler çıkartarak Büyük Kesinlik’e gönderebilir. Yağmur pek ender yağdığı vakit medeniyet, Orta Asya’da görüldüğü gibi, kumlar altında kaybolabilir; çok şiddetli yağdığı zaman da, Orta Amerika'da olduğu gibi, medeniyeti, boğarcasına, karanlık ormanlarla kaplayabilir. Canlı ve hareketli
bölgelerimizde vasatı suhunet yirmi derece yükselirse, hepimiz muhtemelen vahşi bir atalete dönüşürüz. Yarı-tropik bir iklimde, yarım milyar nüfuslu bir ülke karıncalar gibi çoğalabilir, ama gevşetici sıcaklık o milletin, harekete getirici iklim bölgelerinden gelen savaşçılar tarafından defalarla istilâ edilmesine yol açabilir. İnsanlar, nesiller boyunca yeryüzün de gittikçe artan bir üstünlük kurabilirler, fakat onların kaderi, yeryüzünün toprağında fosil hâline gelmektir.
İnsanlık ve kötülük arasındaki ilişkinin, okyanus ve üstünde yüzen buzdağı arasındaki ilişkiyle aynı olması mümkün müydü? Okyanus ve buzdağı, her ikisi de aynı maddeden oluşur. Buzdağı sadece katı formda olduğu için ayrıymış gibi görünür. Ama gerçekte uçsuz bucaksız okya- nusun bir parçasıdır. Insanlığın kendisinden ahlaki bir uyanış beklemek tıpkı kendi saçını çektiğinde dünyanın havaya kalkmasını beklemek kadar imkânsızdır. Ahlaki bir uyanış için insan ırkının dışında bir kuvvet gereklidir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şaka değil, İslam emperyalizmi yapıyoruz. Arap cenbiyeleriyle bağırsakları deşilerek, etleri çöl güneşinden kavrulmuş olanlar! Sizler, ey Sarıkamış'ın buzdağı üstünde donmuş olanların kardeşleri, siz hep, pomatlı bir yüz derisinin kapladığı boş bir kafanın içindeki bomboş bir hayalin kurbanları değil misiniz?
Gerçekle başlamak, kariyerinin başlarında öğrendiği değerli bir numaraydı.
Bir buzdağı inşa edin: gerçeği, yüzeyin üzerinde, kolayca görülebileceği, doğrulanabileceği bir yere konumlandırın, sonra su yüzeyinin altındaki, kimsenin bakmayı düşünmeyeceği bir yerde onu kullanabilirsiniz ve bununla, herhangi bir șüphelinin gemisini batırabilirsiniz.