Efsus, önce adıyla merakımı cezbetti sonra kapak
tasarımıyla “Kavin” deki duygusal yoğunluğu hatırlattı bana. O cam kırıklarını hangi karakter hangi yaptığıyla saplayacaktı kalbime merakıyla başladım okumaya. İlk sayfalarda yıllarca her izlediğimizde ağladığımız o canım Türk filmlerinin nostaljik hüznünü hissettim.Geçmişte kalan ama eskimeyen eskilerin kıymetini hatırladım. Eski aşklardaki saflık,mahcubiyet ve heyecan,arkadaşlıktaki vefa,pastane buluşmaları,muhallebi,mika tabaklar,muhteşem şarkı ve şiirleriyle her sayfasında X kuşağının nostaljiyi yaşayacağı bir Ankara romanı Efsus. Eskiler,biz unutursak eskirler.Yazar, kalemiyle bunu dert edinmiş diye düşünüyorum. Sonunu hiç böyle tahmin etmeyip çok şaşırdığımı da belirteyim. Kitaptaki en şerefsiz karakterin adının Şeref olmasına da teessüf ettim:) Kitabı bitirince gözünüzü kapatıp şarkıları dinlemenizi tavsiye ediyorum. Hem hüzünlenip hem gülümseyeceğiniz şarkı sözlerine ve şiire doyacağınız her sayfasını
merak içinde okuyacağınız sımsıcak bir kitap Efsus.
Kavin…Sevilmediği yetmemiş gibi annesine sevmeyi öğretmeye çalışmak zorunda kalmasına,kendisine uzatılmayan ellerin elinden tutmasına isyan ettim.Evet kitapta en yoğun duygum isyandı.Sebep ne olursa olsun çocuğundan esirgediği sevgi ve ilgiyi çocuğundan bekleme hakkı yok bence merhametsiz annelerin.Tek evladını eşinle paylaşamamak hastalıklı bir ruh hali.Güçlü olmak da asla gaddar olmak değil,olmamalı…