Yırtıcı doğan kuşu.
Allah, uyarmak istediği kullarının üzerine, avcı niteliğindeki doğan kuşu gibi olan velilerini salar. Bunlar, avı yakalar, süluk ettirir. Mevlasının önüne bırakır, yani hedefe eriştirir. Abdülkadir-i Geylânî, Seyyid Ahmed-i Rifâî, Hoca Bahaeddin gibi büyük sufiler için el-Bāzü'l-Eşhel tabiri kullanılır ki bu, tuttuğunu koparan doğan kuşu demektir. Adı geçen zatların manevi gücünün çok fazla olduğu bu tabirle açıklanır. Yani, maneviyatta üstün güç sahibi veliler, bâz gibi, ellerine geçen avları, sahipleri olan Allah'ın huzuruna getirip bırakırlar.
Ser-bâz girer bu meydana,
Divân-ı ışk dirler buna,
Her birinden üryan geçer,
Meydân-ı ışk dirler buna.
Yunus Emre
Aydınlık ruh düşmanına (karanlık\kötü ruha) şöyle sesleniyordu: "Karanlık ruh, senin işin ateşi söndürmektir. Söndür o hâlde. Ben, hayatın ateşini taşıyorum: düşünce ateşini, vicdan ateşini, iyilik ateşini... Ben yakıyor ve yanıyorum, hiç sönmüyorum."