Yırtıcı doğan kuşu. Allah, uyarmak istediği kullarının üzerine, avcı niteliğindeki doğan kuşu gibi olan velilerini salar. Bunlar, avı yakalar, süluk ettirir. Mevlasının önüne bırakır, yani hedefe eriştirir. Abdülkadir-i Geylânî, Seyyid Ahmed-i Rifâî, Hoca Bahaeddin gibi büyük sufiler için el-Bāzü'l-Eşhel tabiri kullanılır ki bu, tuttuğunu koparan doğan kuşu demektir. Adı geçen zatların manevi gücünün çok fazla olduğu bu tabirle açıklanır. Yani, maneviyatta üstün güç sahibi veliler, bâz gibi, ellerine geçen avları, sahipleri olan Allah'ın huzuruna getirip bırakırlar. Ser-bâz girer bu meydana, Divân-ı ışk dirler buna, Her birinden üryan geçer, Meydân-ı ışk dirler buna. Yunus Emre
Sayfa 73·Kitabı okuyor
Luca McDonald "Bir Köy Papazının Anıları" (BZÜ)
Aydınlık ruh düşmanına (karanlık\kötü ruha) şöyle sesleniyordu: "Karanlık ruh, senin işin ateşi söndürmektir. Söndür o hâlde. Ben, hayatın ateşini taşıyorum: düşünce ateşini, vicdan ateşini, iyilik ateşini... Ben yakıyor ve yanıyorum, hiç sönmüyorum."
Sayfa 136·Kitabı okudu
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Röntgen
Ben bedenimden gelen sinyalleri almamışım hiç. Sıcacık çocukluk hayallerimi bzu kesmiş kalabalıkların rüzgarında üşütünce "Ağrıyorum..." demiş yumuşak karnım. Hayallerimin önünü açmadıkça "Sıkışıyorum..." demiş göğsüm. Ait olmadığım cümleleri çiğnemeden yutunca "Bulanıyorum..." demiş midem. Kırmamak, dökmemek için sözlerimi içimde tuttukça "Düğümleniyorum..." demiş boğazım. Kendi güneşimi kapatıp yapar ışıklarda aydınlık arayınca "Kararıyorum..." demiş gözlerim. Yolculuğumdan vazgeçip dörtnala koşturunca "Dayanamıyorum..." demiş kalbim. Başım! Ah başıma gelenler... Ah kendi başıma getirdiklerim! Hesapçıların, kitapçıların, çıkarcıların lunaparkında döndürdüm başımı. Sahte ümitlerin, yalan gülüşlerin, yitik düşlerin çarkında ağrıttım başımı. O nafile aşkta, o gereksiz savaşta, bu amaçsız yarışta eğdim başımı. Okşamak varken duvarlara vurdum ben başımı. Yapma demiş bir tanem benim. Yapmışım. Artık baş edemediği hasarlarını hatırlatmış bana ama umursamamışım. Güzellikle anlatmış, şiddetle anlatmış, duyuramamış. Böyle olmuş işte. Kendi bedenimi baştan ayağa nasıl bu kadar şefkatsiz bırakmışım?
Sayfa 187 - Destek Yayınları, Mayıs 2025, 28. Baskı·Kitabı okudu
Alıntı
Vecd olup cānın revān itdi ġazāluñ gūşına İrdi çün āvāz-ı nāy-ı iţr-i şāh-ı kāmkār 3 Ḫūn-ı ṣayd içre hilāl-i nāḫun-i şehbāz-ı şāh Ṣan meh-i nevdür kim olmışdur şafaḳdan āşikār 4 Ḳanlu dendānıyla bāġ-ı ṣayd-gāh içre gören Parsuñ aġzın ṣanurdı iki şaḳḳ olmış enār 5 Pars ṭañ mıdur göñüllense şikāra varmasa Yidügi maġz-ı ġazāl içdügi laʿl-i ābdār 6 Sürḫ-rū olmış yatur naḫcir iţr-i şāhdan Vaḥşet itdügine beñzer kim olupdur şermsār 7 Tir-i şāhi sine-i naḫçire olmaġın naṣib Ḥasret ile reşk idüp gögsin geçürdi kūhsār 8 Şeh gelür diyü cihān ḫalḳına iʿlām eyledi Müjde peyġāmın bahār ile nesim-i müşg-bār 9 Ol ṣafādan sümm-i esb-i şāha teşrif-i ḳadem Döşedi yer yer yeşil dibā ḳumāşın sebze-zār 3 10 Maḳdem-i şāh-ı cihān virdi Sitanbul’a şeref Güldi dünyānuñ yüzi ṭoldı ṣafādan her diyār 4 11 Şāh-bāzuñ ḫūn-ı kebk ile gören minḳārını Eyle ṣanur pençe-i mercān ṭaḳınmış bir nigār
Sayfa 85 - TYEKB·Kitabı okudu