Ermeniler...
“Geri dönmesinler diye mezarlar bile tahrip edildi”
Halk cahildi nasılsa. Kendi yerine bir bakan ve gören olmasa göremezdi.
Reklam
Sahte aydınlar
İçimizdeki en yüce ve asil olan şeyi canlandırmak yerine hemen hemen tüm yazar çizerler içimizdeki en aşağılık güdüleri ortaya koyarlar, tüm içgüdülerimizin omuriliğimizde gizli olduğunu ileri sürerler. Bize üstatların yazınını vermek yerine ahlaken çökmüş olanların hikayelerini sunarlar.
Sayfa 13·Kitabı okuyor
Kişinin kendi kendini suçlaması doyum verici bir lükstür. Kendimizi suçladığımız zaman başka hiç kimsenin bizi suçlamaya hakkı yokmuş gibi gelir. Kişiyi günahtan arındıran itirafın kendisidir, yoksa günah çıkartan papaz değil.
Sayfa 60 - Can Yayınları·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Birbirlerini nasıl öldüreceklerini öğretmekten başka silahların dünya insanlarına ne faydası vardı ki?
Süleyman b.Yesar ve arkadaşı Ebva denen yerde konaklarlar. Arkadaşı çarşıdan bir şeyler almak için bulundukları yerden ayrılır. Süleyman çadırda tek başınadır. O sırada başka bir çadırdan Süleyman'ı gözetleyen bir bedevî kadını, onun cazibesine dayanamayarak çadıra yaklaşır. Peçeli ve örtülü olan kadın gelir, Süleyman'ın önünde durur. "Bana yaklaşır mısın?" deyince, Süleyman onun yemek istediğini sanır. Sofradan arta kalan bir parça yiyeceğini ona vermek için ayağa kalkar. Ama kadın; "Hayır, senden bunu istemiyorum. Bir erkeğin ailesine verebileceği şeyi istiyorum" der. "Seni bana şeytan gönderdi!" diye bağıran Süleyman, başını kolları arasına alıp hüngür hüngür ağlamaya başlar. Onun bu umulmayan halini gören kadın peçesini yüzüne örter ve pişmanlık dolu adımlarla gerisingeri çadırına döner. Biraz sonra Süleyman'ın yol arkadaşı, elinde azık olarak satın aldığı şeylerle çadıra döner. Onun ağlamaktan şişmiş gözlerini görünce; "Ne oldu? Niçin ağlıyorsun?" diye sorar. Süleyman, olayı arkadaşına anlatır. Bu sefer arkadaşı ağlamaya başlar. Süleyman; "Seni ağlatan nedir?" diye sorar. Arkadaşı; “Benim daha çok ağlamam gerek"der. Süleyman; "Niçin?" diye sorduğunda, arkadaşı; "Çünkü ben senin yerinde olsaydım, korkarım bu işe sabredemezdim" der. Daha sonra Süleyman Mekke'ye gelir. Rüyasında Hz.Yusuf (a.s) onu övmüştür.
Sayfa 186·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam