İnsanların kalplerinin dünyada bir an bile huzur bulamayıp hep onun ötesine yönelmesini, yine de dünyanın güçleri ve talihleri arasında ve diğer bütün şeylerin kaderi olan Ainur'un Müziğinin ötesinde bir yerde, kendi yaşamlarını biçimlendirecekleri bir erdemleri olmasını buyurdu. Ve buyurdu ki her şey ama her şey onların elinden çıksın, biçimlerini de onlar versin, emeğini de onlar döksün ve dünya en uç, en ücra köşesine dek yerli yerine otursun.
«Artık kazan odası kokmuyordum, fare ölüsü kokmuyordum, pislik kokmuyordum, temiz kokuyordum, okyanus gibi. Beyaz kıza şunu sordum: en çok neyi severim, bana sor. O da sordu: en çok neyi seversin? Okyanus gibi temiz olmayı, diyerek cevap verdim.»
Uzak tanıdıklarınızın yüzü net gelir gözünüzün önüne ama sevdiklerinizin yüzü bir türlü tamamlanmaz. Çünkü gülüşleri, kaş çatışları, yüz ifadeleriyle tanırsınız onları; tek bir sabit resim olarak değil, binlerce anının toplamı olarak.