"Ah anne," dedi Julia, bezgin bir sesle, "ah anne, bu çevrelere bir daha asla girmeyeceğim, dün geceyi düşündükçe kalbim yerinden fırlayacakmış gibi oluyor. - Bu prenste dehşet verici bir şey var; bana baktığında, içimde kopan fırtınayı sana tarif edemem. - Bu karanlık, tekinsiz gözlerden öldürücü bir şimşek çakıyor, öyle ki benim gibi bir zavallıya çarptığında mahvedebilir. - Söylediklerime gülme, anne, bu kurbanını seçmiş bir katilin bakışıydı, öyle bir kurban ki, o daha hançerini saplamadan, ölüm korkusu yüzünden ölecektir! - Tekrar söylüyorum, adını koyamadığım, tamamen yabancı bir duygu, tıpkı bir kasılma gibi kollarımı ve bacaklarımı titretti! - 'Basilisk'lerden' söz edilir ya, bunların bakışları zehirli bir aleve benzer, bakmaya cesaret edeni bir anda öldürür. İşte prens de bana bu türden tehlikeli bir canavarı anımsattı." 1. Genellikle yılan, bazen de başı horoz, kuyruğu yılan şeklinde tarif edilen efsanevi canavardır. Yunancada basilisk, küçük kral anlamına geldiği için Yılanların kralı da denir. Sadece zehirli dişleriyie değil, bakışlarıyla da öldürebiir. (Ç.N.)
Sayfa 236 - Can Yayınları·Kitabı okuyor
1000Kitap
her ruhsal olgu bütünleşmiş bir yaşam planının kısmi tezahürü olarak yorumlanmalıdır bu yolu izlemeyi reddeden ve bunun yerine, sentezini değil de tezahürün kendisini analiz etmek için çocuğun ruhsal yaşamına girme çabasını içeren her açıklayıcı girişim başarısız olarak nitelendirilmelidir çünkü çocuğun ruhunun "gerçekleri" bitmiş ürünler olarak değil de bir amacın yönünde hazırlayıcı hareketler olarak kabul edilmelidir bu görüşe göre, sonuç olarak hiçbir şey bir eğilime hizmet etmeden meydana gelmez bu nedenle, bu noktada en önemliler olarak nitelendirdiğimiz aşağıdaki yol gösterici ilkelere dikkati çekmeye çalışacağız gerçekler: (a) üstünlüğe ulaşmak için bir yeteneğin geliştirilmesi (b) çevreyle baş etme (c) dünyanın düşmanca olduğu duygusu (ç) bilgi toplama ve başarılan istifleme (d) aşkın ve boyun eğmenin, nefretin ve meydan okumanın, toplumsal duygunun ve güç tutkusunun kullanımı hayali olanlar: (e) sanki'nin geliştirilmesi (fantezi, sembolik başarılar) (f) güçsüzlüğü kullanma (g) kararlar almakta erteleme yapma (h) korunma arayışı
Sayfa 102 - say yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Ben sana bir kitap önersem Sevgili Avukat’ım?” “Nedir?” “Bir İdam Mahkûmunun Son Günü, benim için oku, beni gör.” “Tugay. Bunu yapma, idam edilmeyeceksin, seni kurtaracağım.” “İ𝓃𝓈𝒶𝓃 𝒾ç𝒾𝓃𝒹ℯ 𝒷𝓊𝓁𝓊𝓃𝒹𝓊ğ𝓊 𝓊𝓂𝓊𝓉𝓈𝓊𝓏 𝓀ℴş𝓊𝓁𝓁𝒶𝓇𝒹𝒶 𝒷𝒶𝓏ℯ𝓃 𝒷𝒾𝓇 𝓏𝒾𝓃𝒸𝒾𝓇𝒾, 𝒷𝒾𝓇 𝓈𝒶ç 𝓉ℯ𝓁𝒾𝓎𝓁ℯ 𝓀ℴ𝓅𝒶𝓇𝒶𝒷𝒾𝓁ℯ𝒸ℯğ𝒾𝓃𝒾 𝓈𝒶𝓃ı𝓇.” “Sayfa elli beş, birinci paragraf. Oku Sevgili Avukat’ım. Oku, ben o satırlardayım.”
Sayfa 324 - TDÇ&EA·Kitabı okudu
Sanırım cadıların birçoğu böyledir. Kullanamayacakları şeylerle ya da insanlarla pek ilgilenmezler; aşırı derecede pratiktirler.
Sayfa 77·Kitabı okuyor
Duygu ve Düşünce
Onları bir arada görmenin bir iyi tarafı da, insan nasıl bir boğayı gördükten sonra inekten ya da bir çıngıraklı yılanı gördükten sonra solucandan korkmazsa, artık bir daha asla Andrew amcadan korkmayacak olmalarıydı.
Sayfa 73·Kitabı okuyor
Duygu ve Düşünce
Vie qui veut me tuer, beni öldürmek isteyen hayat, c'est magnifique, muhteşemdir.