“Ben sana bir kitap önersem Sevgili Avukat’ım?” “Nedir?” “Bir İdam Mahkûmunun Son Günü, benim için oku, beni gör.” “Tugay. Bunu yapma, idam edilmeyeceksin, seni kurtaracağım.” “İ𝓃𝓈𝒶𝓃 𝒾ç𝒾𝓃𝒹ℯ 𝒷𝓊𝓁𝓊𝓃𝒹𝓊ğ𝓊 𝓊𝓂𝓊𝓉𝓈𝓊𝓏 𝓀ℴş𝓊𝓁𝓁𝒶𝓇𝒹𝒶 𝒷𝒶𝓏ℯ𝓃 𝒷𝒾𝓇 𝓏𝒾𝓃𝒸𝒾𝓇𝒾, 𝒷𝒾𝓇 𝓈𝒶ç 𝓉ℯ𝓁𝒾𝓎𝓁ℯ 𝓀ℴ𝓅𝒶𝓇𝒶𝒷𝒾𝓁ℯ𝒸ℯğ𝒾𝓃𝒾 𝓈𝒶𝓃ı𝓇.” “Sayfa elli beş, birinci paragraf. Oku Sevgili Avukat’ım. Oku, ben o satırlardayım.”
Sayfa 324 - TDÇ&EA·Kitabı okudu
Sanırım cadıların birçoğu böyledir. Kullanamayacakları şeylerle ya da insanlarla pek ilgilenmezler; aşırı derecede pratiktirler.
Sayfa 77·Kitabı okuyor
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Onları bir arada görmenin bir iyi tarafı da, insan nasıl bir boğayı gördükten sonra inekten ya da bir çıngıraklı yılanı gördükten sonra solucandan korkmazsa, artık bir daha asla Andrew amcadan korkmayacak olmalarıydı.
Sayfa 73·Kitabı okuyor
Duygu ve Düşünce
Rivâyete göre Cebrail’in (a.s) gelişlerinden birinde Peygamberimiz (s.a.v) O’na; “Ya Cebrail, bana cehennemi ve onun hararet derecesini tasvir et” der. Cebrail de Peygamberimizin (s.a.v) isteği üzerine şunları anlatır; “Ulu Allah (c.c), cehennem ateşini yarattıktan sonra bin yıl boyunca yaktı, sonunda kıpkırmızı oldu. Arkasından bin yıl daha yaktı, nihayet ağardı. Daha sonra onu koyu bir kara renge bürününceye kadar bin yıl daha yaktı. Seni hak dinle Peygamber olarak gönderen Allah adına yemin ederim ki, cehennemliklerin üzerindeki elbiselerden biri yeryüzü halkına gösterilecek olsa, hepsi ölürlerdi. Yine eğer cehennem içeceğinin bir tek kovası yeryüzü sularının tamamına katılsa, tadanlar derhal ölürdü.
Sayfa 44 - Çelik Yayınevi
Edebiyat
Yine Ulu Allah (c.c) şöyle buyuruyor; “Hiç şüphesiz, münafıklar cehennemin en alt katındadırlar. Onlar için hiçbir kurtarıcı bulamayacaksın.” Münafık kelime manası bakımından “nâfik-ul yerbu” deyiminden türemiştir. Tarla faresinin yuvasında karşılıklı iki delik bulunduğu söylenir, birine “nafıka” diğerine “kasıa” denir. Tarla faresi birinin ucundan başını gösterir, öbüründen çıkıp gider. İşte münafığa o yüzden bu ad takılmıştır. Çünkü kendini Müslümanmış gibi gösterir, öte yandan İslâm’dan çıkarak kâfirliğe girer. Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki; “Münafık, iki koyun sürüsü arasında kâh sürünün birine, kâh öbürüne katılan şaşkın bir koyun gibidir. O, bu sürülerin hiçbirinde devamlı barınmaz, çünkü her iki sürüye de yabancıdır. Münafık da tıpkı böyledir, ne tamamen Müslümanlarla kaynaşabilir ve ne de kâfirlerle.”
Sayfa 44 - Çelik Yayınevi
Edebiyat
Benim gibi gizli bilgeliği olan insanlar sıradan zevklerden uzaklaştırıldığı gibi sıradan kurallardan da bağımsız olmalı. Bizimkisi oğlum, ulu ve yalnızlıkla dolu bir kader.
Sayfa 24·Kitabı okuyor