Kolay olana anında uyar, zor olandan kaçarsınız. Oysa tanrıya zor yollardan ulaşılır. Çünkü tanrı hakikattir; asla değişmez, asla inkar edilmez, asla unutulmaz.
“Nedir seni saran öğretmen?”
“Yaşamaklar beni saran… çalışmaklar, dostluklar, düşmanlıklar, arkadaşlıklar… Kazanmak, kaybetmek. Zor bir işi başarmak. Yenmek. Birinde yenilirsen, yılmayıp bir daha saldırmak. Sonunda, ne olursa olsun yenmek. İnsanları biraz hayran bırakmak. Biraz faydalı olmak. Haksızlığa uğramış birinin hak almasına yardım etmek. Haksızlık edenin dize geldiğini görmek. Onu bunu sömürüp haksız lokmalarla semirmişlerin çamaşırlarını deşmek. Onların dedikodularını yapmak. Duranâ’nın kızını alıp okutmak… Beni saran, senin bir bacağın olmadığı için yapamadıkların. Şu yokuştan yukarı koşmak. Beş defa, on defa olduğun yerde zıplamak. Yaşadığından dolayı duyduğun sevinci kimseden çekinmeden açığa vurmak…”