Andrey Platonov, sosyalizmin kurulduğu yıllarda, üniversite eğitiminin ardından, kırsal kesimde görev alır.Mühendis ve yönetici olarak çalışır.Bataklıkları kurutmak, su sağlamak, hidroelektrik santralı kurmak gibi görevler üstlenir.Bu görevler sırasında yoksul halkın yaşadıklarını ve yapılan yanlışlıkları görür.Devrimin ilk yıllarında gezdiği köylerde, halkın sosyalizmden haberdar olmadığını fark eder.
Bu gözlemlerini de gerçekçi bir şekilde eserlerine yansıtır.
Andrey Platonov, "Yedek" adlı öyküsüyle, bizzat Stalin tarafından kara listeye alınır.
Andrey Platonov, Can'ı 1934 yılında yazar.5 Ağustos 1938 yılında "Vatana Dönüş" adı altında bir dergide yayımlanır.1978 yılında yılında kitaplaştırılır.
Başkarakter Nazar Çagatayev, Moskova Ekonomi Enstitüsü'nde eğitimini tamamlar.Annesi Gülçatay, Nazar'ı doyuramayacak ve artık sevemeyecek kadar güçsüz olduğu için, kendisinden uzaklaştırmıştır, uzun yıllar önce.
Sarıkamış, Üst Yurt ve Amuderya Deltası çevresinde dolaşan, Türkmenler, Karakalpaklar, Özbekler, Kazaklar, İranlılar, Kürtlerden oluşan bir grup insan yoksulluk içinde yaşamaktadır.Bu topluluğa "Can" denilmektedir.
Parti Merkez Komitesi, Nazar Çagatayev'e bu kayıp halkı bulup, Sarıkamış çukurluğunda sosyalizmi kurması görevini verir.
Çagatayev böylece doğduğu topraklara döner.
Platonov, Çarlık Rusya'sından geriye kalan, yoksulluğu, açlığı, sefaleti anlatır Can'da.
Çagatayev'in, kitabın önemli bir karakteri olan Aydım'ı yanına alarak Moskova'ya dönmesi, Aydım'ın Moskova'da eğitim alarak, Üst-Yurt'taki halkını aydınlatacağı umudu iyi bir sondu benim için.
Platonov'un sembolik eserlerinden biri olarak kabul edilen Can, aynı zamanda en umut dolu, coşkulu eseri olarak da nitelendiriliyormuş.
Platonov okumayı özlemişim.