#morsandıktakiyazılar
Kitap Adı: Sevgili Michele
Yazar: Natalia Ginzburg
Çeviri: Şemsa Gezgin
Sayfa Sayısı: 167
Tür: Roman / Mektup Roman
Haziran ayının son kitabını da bitirdim ve sıra geldi yorumlamaya.
Yazmaya başlamadan önce biraz düşünmem gerekti. Çünkü bu kitap bende bir olaydan çok bir duygu bıraktı: Mutsuzluk.
Kitap boyunca herkes bir şekilde mutsuz. Fakat ilginç olan şu ki, kimse bu mutsuzluğu değiştirmek için bir çaba göstermiyor. Sanki herkes hayatın onu sürüklediği yere doğru sessizce savruluyor. Bu yüzden kitap bana sürekli şu cümleyi fısıldadı:
"Birisi mutsuzsa, diğeri de mutsuzdur."
Kitapta en çok karşıma çıkan duygu da buydu: "Mutlu değil… Mutsuz."
Bir başka dikkat çekici nokta ise romanın mektuplardan oluşması. Mektuplar, bizim alışık olduğumuz kısa ve öz mektuplardan farklı; karakterlerin hayatlarına, düşüncelerine ve yalnızlıklarına açılan kapılar gibi.
Kitaptaki insanların yaşamları da yoksulluk ve belirsizlik üzerine kurulu. Herkes günü kurtarmaya çalışıyor ama geleceğe dair büyük umutlar beslemiyor. Belki de 1970'lerin başındaki insanların ruh hâli buydu; kim bilir?
Bana göre kitap, sadece bir ailenin hikâyesini değil, birbirine ulaşamayan insanların hikâyesini anlatıyor. Aynı hayatın içinde bulunup birbirlerini gerçekten duyamayan insanların...
Altını çizdiklerim:
- "Tanrım, insanlar artık bıktığı ve tahammül edemediği halde neden bu kadar çok çocuk dünyaya getiriyor?"
- "Eğer mutluluk diye bir şey varsa, bize sunulan dünyada mutluluğun izine ara sıra rastlasak da olup olmadığını tam olarak bilemiyoruz."
- "Özleme duygusuna tiksinti duygusu karıştığı zaman sevdiğimiz yer ve insanların çok uzaklarda olduklarını görürüz."
- "Eşine evimin düzenli olduğunu ama kalbimin dağınık olduğunu anlat."
- "Michele'nin anıları yoktu, çünkü anıları