Puan vermedi·116 syf.·
2026 437. kitabı
Hayatım boyunca kendimi bir arada tutmak için çok çaba sarf etmiştim. Dökülüp dağılmaya teşne parçalarımı öyle sağlam bir tutkalla yapıştırmam gerekmişti ki, bu sağlamlık beni galiba taşa çevirmişti. Taş yerinde ağırdı. Şimdiyse o taşı yerinden kaldırmam gerekiyordu, belki de yolda başına ne gelir diye düşünmeden, öylece bayırdan aşağı yuvarlamam." Melisa Kesmez hayata yeniden tutunmaya çalışan orta yaşlı bir kadın olan Türkan’ın içsel dönüşümünü ve kendini bulma yolculuğunu konu alan bir romandır.  Sessiz Bir Hayat: Türkan, hayatı boyunca kimseye yük olmamaya alışmış, kendi sınırları içerisinde hayallerini usul usul yitirmiş, adeta başkalarının hayatına "ilişerek" yaşamış bir kadındır.  sarı bir karavanla karşılaşmasıyla birlikte onun için yepyeni bir.baslangicra kapılar acilir Çiçeklenmeler kabuğundan sıyrılmayı, beklemekten vazgeçmeyi ve hayata karşı "dünyaya doğru" bir adım atıp yeniden yeşermeyi (çiçeklenmeyi) sorgulatır. Çiçeklenmeler sade dili ve dokunaklı iç hesaplaşmalarıyla okurlardan ve eleştirmenlerden tam not almıştır. Keyifle okuyuN Çiçeklenmeler
Roman-Edebiyat
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,6bin okunma
Puan vermedi·315 syf.··
2026 58. kitabı
Anadolu'nun güney kıyıları ile ilgili olarak yapılacak kapsamlı araştırma için başvurulacak kaynakların başında, İngiliz Amirali Francis Beaufort'un İzmir Limanı'ndan başlayıp, üzücü bir olay sonucu Ayas'da bitirmek zorunda kaldığı araştırmalarının ardından 1817'de çıkardığı "Karamanya" adıyla bilinen kitabı da yer alır. Beaufort'un bir seyahatname niteliğindeki bu eseri, denizcilikle ilgili bilgilerin dışında, yurdumuzun güney kıyılarının tarihine, tarihi coğrafyasına, arkeolojisine ve nihayet 19. yüzyılın başlarındaki genel idari ve sosyal yapısına tuttuğu ışık gözardı edilmeyerek, Suna - İnan KIRAÇ Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü'nün yayın programına alınmıştır. Ali Neyzi ve Doğan Türker'in büyük bir çaba ve dikkatle gerçekleştirdikleri bu çeviride, özgün metne olabildiğince bağlı kalınmış ve müdahaleden kaçınılmıştır. Okuyucuya kolaylık amacıyla özellikle eski yer adlarının yanına, parantez içinde italik harflerle bugünkü adları eklenmiş; gerekli görülen yerlerde editörün dipnotlarıyla yeni bilgiler sunulmuş; yazarın dipnotları olduğu gibi bırakılmış; çizim, plan, resim ve yazıtlar ise hiç dokunulmaksızın tıpkı aktarılmıştır.
KaramanyaFrancis Beaufort · Pera Müzesi Yayınları · 20022 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·
Görünmeyen döngü serisinden okuduğum 4. Kitapta diğerleri kadar etkileyiciydi. 8yaşındaki yahudi bir çocuk olan joseph in ailesinden kopuşu. Peder sayesinde kendine ve hayata yeniden tutunma hikayesi. Peder bir felaket koleksiyoncusu. Tehlike altında olduğunu düşündüğü ırkların kurtarmak istedikleri ile ilgili koleksiyonlar hazırlıyor. Çocukların Yahudilik’ten uzaklaşması için değil de kendi özlerini unutmamaları için çaba sarf ediyor. Bir çocuğun gözünden masum sorgulamalar , iç yakıcı tespitler ile öyle güzel anlatmış ki yazar, elimden bırakamayarak bir kaç saat içinde tükettim kitabı. Gözlerim dola dola, yüreğim sızlaya sızlaya okudum satırları.
Nuh'un ÇocuklarıEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 202680 okunma
Puan vermedi·656 syf.··
2026 42. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 17:23
Herkese merhaba. Bugün Dan Brown ile sizlerleyim. Okuduğum ilk kitabıydı. Ve çok beğendim. İlk kitabını yayınlamak üzere olan bir profesör, konuşma yapmak için Prag’a gider. Konuşması sorunsuz geçer ve herkes konuşmasını sever. Yalnız kitabında bir sorun vardır. Kitabı her yerden silinmiştir. Neden ve kim tarafından silindiğini anlamaya çalışır. Bu sırada birkaç tane ölüm tehlikesi de atlatır. 600 küsür sayfalık çok akıcı bir kitaptı. Okumam biraz uzun sürdü yine de. Çokça bilimsel konuşma yer alıyordu. Bu yüzden okuması biraz zordu. Anlamak için çaba göstermem gerekiyordu. Gerçek olduğunu araştırmadım ama içinde değişik düşünceler vardı. Bundan sonra Dan Brown’ın başka kitaplarını da okurum. Heyecanı olsun, dilinin akıcılığı olsun beklediğimden çok daha eğlenceliydi. İçine çekti resmen beni. Sanırım kendisi kitaplarında aynı ana karakteri yazıyormuş. Bunu sonradan öğrendim. O yüzden kitaplarını da yazılış sırasına göre okuyacağım. Herkese iyi okumalar.
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20254,007 okunma
9/10
·160 syf.··
2026 1. kitabı
Albert Camus Sisifos Söyleni, yaşamın saçmalığıyla başka bir deyişle absürt ile bizi yüzleştiriyor. Ara sıra durup kendime şunu soruyorum; Ben gerçekten yaşıyor muyum, yoksa sadece aynı günü tekrar tekrar mı tüketiyorum? Her sabah kalk, aynı düşünceler, aynı yorgunluk, aynı mücadele. Sanki görünmeyen bir döngünün içindeyim ve çıkışı yok gibi. Labirent misali. Albert Camus tam da bunu anlatıyor aslında. Sisifos'un cezası; kocaman bir kayayı dağın tepesine çıkarmak fakat tam “bitti” diyor ama kaya geri yuvarlanıyor. Ve o tekrar başlıyor. Dışarıdan bakınca çok net bir çıkarım var, boşuna çaba. Anlamsız bir uğraş. İnsanı delirtecek bir döngü. Ama işin aslı öyle değil diyor Camus ve ekliyor, hayat zaten böyle. Biz anlam arıyoruz. Hayat ise hiçbir şey söylemiyor. İşte o çarpışmanın, o hissin adı, absürt. Peki ne yapacağız? “Her şey anlamsızsa bırak gitsin” mi diyeceğiz? Yoksa...Asıl mesele devam etmek mi? Anlamsız olduğunu bile bile devam etmek sanırım başkaldırının en saf hali. Ve Camus en sonunda diyor ki, “Sisifos’u mutlu hayal etmek gerekir.” Çünkü o artık kaçmıyor. Kaderinin farkında. Ve yine de o kayayı itiyor. Belki de mutluluk dediğimiz şey… Her şey yolunda olduğu anlar değil. Belki de düştüğünü bile bile tekrar kalkmaktır mutluluk. Şimdi dürüst olalım… Senin kayan ne? Seni her gün aşağı çeken o şey ne? Ve daha önemlisi, pes mi ediyorsun… yoksa hâlâ itiyor musun? Ben pes ederken bulsam da kendimi bir absürt döngüsünde olmaktan korkmuyorum...
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 202011,3bin okunma
8/10
·321 syf.··
2026 21. kitabı
Herkese merhaba kitap dostlarım Bugün size okurken sık sık gülümsediğim, karakterleriyle beni eğlendiren ve sıcacık atmosferiyle içine çeken bir kitapla geldim. Para mı, aşk mı? İşte kitap boyunca kendime sık sık sorduğum soru buydu. Dilek Nazlıoğlu, bu sorunun etrafında şekillenen oldukça keyifli bir hikâye kurgulamış. Necla Hanım’ın sahibi olduğu çöpçatanlık şirketinde birbirinden farklı insanların hayatlarına, aşklarına ve mutluluk arayışlarına tanıklık ediyoruz. Kimi zaman güldüren, kimi zaman duygulandıran olaylarla birlikte sayfalar su gibi akıp gidiyor. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri birbirinden farklı karakterlerin hikâyelerini okumaktı. Aysel’in inatçı yapısını ve haklı kaygılarını çok sevdim. Feyyaz ise ilk başta güven vermeyen tavırlarıyla beni biraz sinirlendirse de zamanla gösterdiği çaba sayesinde karakterine farklı bir gözle bakmamı sağladı. Tolga’nın hikâyesi ise beni en çok etkileyenlerden biri oldu. Onun yaşadıkları karşısında üzülmemek elde değildi ve mutluluğu bulduğunu görmek beni ayrıca mutlu etti. Bircan ve Tan Alp’in anlaşmalı başlayan evliliklerinin zamanla sevgiye dönüşmesini okumak da oldukça keyifliydi. Yazarın samimi ve akıcı kalemi sayesinde kendimi bir anda olayların içinde buldum. Karakterler arasındaki diyaloglar, yaşanan tatlı atışmalar ve zaman zaman ortaya çıkan entrikalar kitaba ayrı bir renk katmış. Özellikle ilişkilerin gelişim süreci ve karakterlerin birbirlerine karşı önyargılarını aşma çabaları oldukça başarılı işlenmişti. Aşkın, dostluğun ve aile bağlarının ön planda olduğu; yer yer eğlendiren, yer yer duygulandıran bu hikâyeyi okurken gerçekten çok keyif aldım. İnsan ilişkilerini okumayı seviyorsanız, sıcak ve samimi kurgular ilginizi çekiyorsa Buluştur Beni Necla’ya mutlaka bir şans vermelisiniz. Ben kitabı
Buluştur Beni NeclaDilek Nazlıoğlu · Dorlion Yayınevi · 202530 okunma