Mutlu olabilmek de bir sanat :))
5/10
·192 syf.·
2026 45. kitabı
"Beni bu güzel havalar mahvetti..." demiş Orhan Veli Kanık Sanırım beni de biraz bu sıcaklar mahvetti... Bertrand Russell 'ın Mutlu Olma Sanatı 'nı bitirdim. İçinde altını çizdiğim, üzerinde düşündüğüm yerler oldu. Ancak hem sıcak havaların getirdiği odaklanma zorluğu hem de kitabın bana mesafeli gelen dili nedeniyle bir türlü içine giremedim. Kitabı elime aldığımda, ikinci sayfadan sonra koptum genelde.. Kitabın dili sade ve anlaşılır, bu noktada herhangi bir şikayetim yok. Lakin kitabın 1930'larda yayınlanmış olması, daha güncel eserlere nazaran onu geri plana düşürüyor. Daha samimi bir dili olmasını tercih ederdim, çünkü basma kalıp fikirleri dikte eden değil, ruhu olan kitapları seviyorum. Elbette yazıldığı dönemde yenilikçi ve özgün sayılabilir ama günümüz şartlarında eksik kalıyor. Yazara haksızlık etmemek adına şunu da belirtmek isterim ki, oldukça makul söylemleri mevcut. Sürekli kendine odaklanmak yerine yeni uğraşlar edinmek, çabalamak ve hatalarını kabullenmek, onlarla yüzleşmek yönünde söylediklerini sevdim. Okunabilir mi? Yeter ki bana bir şeyler katsın da diyorsanız elbette tercih edilebilir. Herkese keyifli okumalar diliyorum
Mutlu Olma SanatıBertrand Russell · Say Yayınları · 20135,1bin okunma
Leyla ile Mecnun
Puan vermedi·416 syf.··
2026 41. kitabı
Eserimiz aslında iki kişiyi anlatmaktadır biri Fuzuli. Tabiki de kendine neden Fuzuli dendiğini çok önemli konu halinde işlemiştir; Dünyaya gelişi fuzuli olmayan bir kişinin gönlünden dökülen beyitlere, sözlere dem vuran ve her nefeste bize bunu yaşatan İskender Pala’ya ne kadar teşekkür etsek azdır elbet. Lakin böyle eserlerde divanda edebiyatında nirvana'ya ulaşmış Fuzuli’yi görmek ve şu an ki yetişen nesillere aktarmak tabi ki de taktir edilecek bir durumdur. İskender Pala gerçekten divan edebiyatını ve o dönemlere ait büyük şahsiyetleri kaleminde çok güzel anlatmaktadır. Her karakterde bir kez daha bizi yıllar öncesine götüren bir eser her beyitte gözlerden dökülen yaşlar... Kitabın temel konusunu ele almak gerekirse: bu kitap da “Mana’dan Madde’ye”, “Gönül’den Akıl’a”, “Soyut’tan Somut’a”, “Değer’den Değersiz’e” bir yol vardır ve akar gider. Ruhtan bedene gelen bir sevgi , ilgi ve malamayet... Hazine değerinde bilgileri 450 sene sonra tekrardan nakış nakış işlemek, tekrardan okuyucularına öğretmek için çabalamak gerçekten büyük özgüvendir bana göre.
1000Kitap
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşkİskender Pala · Kapı Yayınları · 200423,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 22:12
Baek Sehee, devamlı üzüntü, kaygı ve şüphe duyma halindedir ve aynı zamanda çevresine karşı da yargılayıcıdır. Bütün bu olumsuz durumlara son vermek için psikiyatriste gider ve çözüm yolu aramaya çalışır. 12 haftalık bir süreci kaydeder. Kitapta psikiyatr ile diyaloglarına ver vermiştir. Bence bu kitabı okurken kendinizi de görebilirsiniz. Çünkü bunlar hayatın içinden. Herkesin hayatı mükemmel olmayabilir ama iyileşmek için çabalamak da bizim elimizdedir. Yeter ki isteyelim. Kitabın devamı serisini de okuyacağım. Gayet güzel ve akıcı bir kitap okudum. O yüzden kitaba puanım 9/10 :)
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,5bin okunma
ölüm yolculuğu
7/10
·83 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 03:35
Kitabı tasvir ederken ölüm yolculuğu demek istedim, çünkü Tolstoy bu eserinde yaşamı değil; hepimizin telaffuz etmekten hatta çoğu zaman düşünmekten kaçındığı ölümü konuşuyor. Öncelikle kitabı okumanın cesaret istediğini söylemeliyim, kitap çok çarpıcı bir şekilde ölüme giden yolda bir hastanın iç çekişlerini, tüm hayatını yeniden gözden geçirişini, yapamadıklarıyla yüzleşmelerini anlatıyor. Karakterimiz Ivan İlyiç, toplumun ahlak ve görgü kurallarına tamamıyla uyarak yaşamını sürdürmüş bir sorgu yargıcıdır. Yazar, karakterin oldukça sıradan bir hayatı olduğunu satır aralarında sıklıkla vurguluyor. Sıradan hayatına renk katmak için kâğıt oyunları oynayan bir karakter Ivan. Evliliğini kurallara göre yapmış, yine o kurallara göre çocuk ve aile hayatını kurmuş. Yazar bize kitapta kurgulanmış ve planlanmış bir hayat sürmenin pişmanlığı ile hayatın son düzlüğünde karşı karşıya gelen Ivan üzerinden aslında hayatı anlamlandırmanın önemini gösteriyor. Ivan, insana yaşadığını hissettiren öfke, gözyaşı gibi insani duyguları ölüm döşeğinde yaşıyor ve giderken gitmek istemediğini görüyoruz. Çünkü belki de ölüme giden o yolda bütün o fiziksel ağrılarına rağmen insani özelliklerini gösterebiliyor. Ivan, aslında günümüz toplumunda “oku,mezun ol,iş bul,evlen,çocuk yap,emekli ol” şeklinde bize dayatılan yaşam sıralamasının peşinden yürümüş insanların hazin sonunu temsil ediyor. Hayatın içinde hata yapmaktan kaçmak, bir nevi yaşamaktan da kaçmaya çıkıyor. Robotlaştırıp tekdüzeleştirdiğimiz hayatta kurallara uymak adına, dışlanmamak ve topluluk içinde amiyane tabirle “sırıtmamak” adına verdiğimiz bu mücadeleye peki değiyor mu? Evleniyorsun, hasta düşünce eşinin gözünde tüm çekiciliğini kaybediyorsun, çocuk yapıyorsun yaşlanınca seni hayatta tutmaya çabalamak yerine varlığını bir yük
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,1bin okunma
Puan vermedi·251 syf.··
2026 5. kitabı
·
63 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 06:13
İnsanoğlu, diğerleri gibi olmama, farklı olma, özel olma arzusunu içinde az çok taşır. Bu kitap da, bu arzudan doğmuş gibi. Kitap, kadın ve erkek okur üzerinden 2. Tekil şahış diliyle yazılmış. Kitapta kadın ve erkek okur tarafından okunan ama hiçbiri tamamlanamayan 10 hikaye var. 8. Bölümde yaşlı yazar -ki bu Calvino'nun ta kendisidir- her romanın başlangıçları dışında birbirine benzediği imasında bulunur ve özgün bir eser vermek için yalnızca başlangıç bölümü olan bir kitap yazmayı düşünür. İşte 8. Bölümde yaşlı yazarın dilinde bu kitabın motivasyonunu öğrenmiş oluruz. Farklılık çabalamakla olmaz, farklı olmaya çabalamak da yersiz. Çünkü her hayat, doğum-yaşam-ölüm ekseninde sürse de biricik anılar ve anlardan ibarettir. Herkes bu serüveni aynı düzlemde fakat farklı deneyimlerle yaşar. İnsan sayısı kadar parmak izi olması gibi.. İnsan sayısı kadar yaşam.. Dolayısıyla yazarın farklılık çabası, -bu abartılı bir itham olabilir belki ama- özgünlük takıntısı, benim gözümde anlatımını yapay kıldı. Isınamadım kitaba.
Bir Kış Gecesi Eğer Bir YolcuItalo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 20223,604 okunma
unchain utopia
6/10
·304 syf.·
2026 19. kitabı
sınıfsal mücadelenin olmadığı bir ütopya: komünist manifesto karl marx'ın manifestosu siyaset felsefesinin ve devlet düzenini eleştiren başucu kitaplardan biridir yoğun olarak kapitalizm eleştirisi içeren bu kitap, sınır çizgilerimizin darlığını yüzümüze çarpıyor bu dar çizgilerimize tepki olarak da bir devrim fikri ortaya sunuyor marx'ın yaklaşımında toplum iki sınıfta incelenir: proletarya yani işçi sınıfı emeği sömürülen, burjuvazi yani üretim araçlarını ve gücü elinde tutan hâkim sınıf manifestonun temel fikri de bu sınıf eşitsizliğini yıkıp üretim araçlarını ortak kullanıma açarak kapitalist sistemin devredışı edilmesidir ancak marx'ın bu görüşleri çerçevesinde gözden kaçırmış olabileceği noktalardan biri insanların sınır çizgilerine olan bağlılığıdır bu durum marx'ın sunduğu gibi sadece bilinçsel bir durum değil bana göre bazen düşünmek ve çabalamak istememe, kitle psikolojisi, kibir-hırs durumu... en basitinden hangi toplum olursa olsun bir anarşist, marksizm ya da başka bir görüşün sloganlarını yaymaya, söküp atmaya çalışırsanız karşıt görüşler üzerinize toplanır, birbirinize girer ve düşman kesilirsiniz ki burada anlatmak istediğim devrimci görüşlerin kelebek etkisi ile çalışmayıp domino taşı benzeri bir yapı ile çalışabilir hale gelmesi bir eksik taş tüm ahengi bozabilir o ahengi düzelttiğinde bile başka bir taş düşecek bu döngü sürekli hale gelecek bir noktada ahenksizliği gören tüm taşlar tek tek düzelmeyecek şekilde geri çekilip ortadan kaybolacak ki ahenk yakalanma olasılığında bile teknoloji buna izin vermeyecek sanal kapitalizm doğacak insanlık bir şekilde sömürünün etkisi altına döngüsel olarak tekrar girecektir bu yüzden eski dönemlerde de marx'ın teorileri avrupa devletlerinde devrimci etkiler gösterse de sunduğu düzen oluşturulamadı günümüzde de
Komünist Manifesto ve Hakkında YazılarKarl Marx · Yordam Kitap · 201516,4bin okunma