Giden gelmez, gelen gider. İşte bu hâl, şu vaziyet katî gösteriyor ki: Şu misafirhâne ve şu meydân ve şu meşherlerin arkasında dâimî saraylar, müstemirr meskenler, şu numûnelerin ve sûretlerin hâlis ve yüksek asıllarıyla dolu bağ ve hazîneler vardır.
Demek burada çabalamak onlar içindir. Şurada çalıştırır; orada ücret verir. Herkesin isti'dâdına göre orada bir saʻâdeti var.
İnsanı en mutlu eden şey, ihtiyaçlarıyla varlıkları arasında bir denge bulunmasıdır. Bütün sorun, bu dengenin nasıl sağlanacağı. İnsan bunu belki varlıklarını yükseltip ihtiyaçlarının düzeyine çıkararak yapabilir. Ama bu budalalık olur. Bunu yapmak, arada bir sürü doğa dışı şeyler yapmayı gerektirir. Pazarlık etmek gibi, çalışmak gibi, çabalamak gibi. Öyleyse? Öyleyse akıllı bir adam dengeyi, ihtiyaçlarını azaltarak, yani onları varlıklarının düzeyine indirerek sağlar. Bunu yapmanın da en iyi yolu, bedava olan şeylerin değerini bilmektir.