Ama ne zaman?
"Ağla ağlamasına tabii de, uyanmak esas mesele. Ama üzülme, yalnız değilsin. Bütün dünya bu 'bir şeyler yaparak bir şey olma ve dolayısıyla değerli olma, değeri bilinen olmaya çabalamak' masalından uyansın, bu önümüze konan sahte menülerden kurtulsun, kendine gelsin diye oluyor zaten bütün bunlar."
Sayfa 134 - Mona Kitap·Kitabı okuyor
İnanıyorum ki, bütün insanlar zaman zaman aşka haraç ödemek zorundadır ve bundan kaçınmak için çabalamak boşunadır.
Alıntı
Reklam
Philipp Mainländer
Yaşama istencinin en histerik tapınıcısı bile— insanın yemek, yaşamak ve giyinmek zorunda olduğu için emekten tamamen azade olamayacağını akılda tutarak— ne daha iyi bir toplumsal düzenin ne de daha iyi bir yaşamın koşullarını kendi içinde taşıyan varlıkların mümkün olduğunu kabul etmek zorunda kalacaktır; çünkü biz tüm insanlara soylu bir bireysellik verdik ve yaşamdan, temelde onunla birleşmiş olarak görülemeyen her şeyi söküp attık. Dolayısıyla, hiçbir insani gücün yaşamdan koparamayacağı geriye sadece dört kötülük kalır: Doğum sancıları, ayrıca hastalık, yaşlılık ve her bir bireyin ölümü. En mükemmel Devlette bile insan acı içinde doğmalıdır; az ya da çok sayıda hastalığın içinden geçerek yolunu bulmalıdır; eğer gençliğinin baharında Nornlar biçmezse onu — Uhland yaşlanmalıdır, yani fiziksel olarak çökmeli ve zihinsel olarak körelmelidir; nihayetinde de ölmelidir. Varoluşla birleşmiş daha küçük kötülükleri hiçten sayıyoruz; yine de bunlardan birkaçını anmak isteriz. İlk olarak, yaşamın üçte birini çalan uyku vardır (eğer yaşam bir sevinçse, o halde uykunun kendiliğinden bir kötülük olduğu aşikardır); sonra, insanın dünyada yolunu bulabilmesi için yalnızca idealarla ve onların tutarlılığıyla gerektiği ölçüde tanışmasına hizmet eden ilk çocukluk dönemi gelir (eğer yaşam bir sevinçse, o halde ilk çocukluk doğası gereği bir kötülüktür); sonra, Eski Ahit'te haklı olarak ilahi bir lanetin sonucu sayılan iş (emek) gelir; son olarak da Papa III. Innocentius'un şu şekilde derlediği çeşitli kötülükler: Lekeli bir üreme, anne karnında tiksindirici bir beslenme, insanın geliştiği maddenin kötülüğü, iğrenç koku, salya, idrar ve kusmuk salgısı. Bu kötülükler çok önemsiz sayılmasın. Sinirleri belirli bir incelik düzeyine ulaşmış olan herkes, bunların çoğundan haklı olarak
Felsefe
"İnsan bir başkasına karşı yanlış yapamaz. Yalnızca kendisine yanlış yapabilir. Benim görüşüme göre, başkalarının çıkarını gözettiğim her defasında yanlış yapıyorum demektir. Anlamıyor musun? Mayanın iki ayrı parçası birbirlerini yutmaya çabalarken birbirlerine nasıl yanlış yapıyor olabilirler? Diğerini yutup, yutulmamaya çabalamak onların kalıtsal doğasında var. Bu yoldan saptıklarında günaha girerler."
Sayfa 77 - Wolf Larsen·Kitabı yarım bıraktı
Alıntı
Hep böyleyimdir. En son noktaya gelmeden harekete geçemem.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Alıntı
Doruğa niçin ulaşmak istediğimi bilmiyordum. Ama ne zaman doruğa baksam, orada olmak istiyordum. Belki doruğu da aşıp, dağın öbür yamacını görmek. Kuşkusuz bu istek, bir güçten değil, bir güçsüzlükten kaynaklanıyordu. Önünde sonunda ben de bir insanoğluydum. Birtakım insanoğulları gibi bir yere varmaya çabalamak istiyordum. Bir yeri aşmaya. Görmediğimi görmeye. Oraya varmak, sonra oradan geri dönmek.
Reklam
Reklam