Kitabı okumadan önce Tarık Tufanla aynı atmosferde olmak ve sohbet etmek bile inanılmaz bir duyguydu. :) Ve kitabı bitirdikten sonra da bir kaç dakika dışarı bakıp sadece düşündüm. Bu nasıl bir hastalık..
Bazı kitaplar vardır okurken kendimizi hikayenin içinde buluverirsiniz bir yerinden sizi yakalar ve içine çekiverir tamda öyle işte..
'' İnsan bir kere aşık olmaya görsün. Her şeyi sevdiğine yormaya başlıyor. Azaldıkça, sonbahar uzuyor. Sonbaharı sana yormak, belki de bu yüzden dünyanın en yorucu işi gibi geliyor.''
Raşit Ulaş’a moderatörlük yaptığım zaman bu şiir kitabıyla tanıştım ve çok severek okudum. Her mısrasında ayrı bir duygu ayrı bir heyecan.
Bazen de kendimizi içinde hissettiğimiz mısralar..
Ah be Ahmed...
Bir insanın gelemeyeceğini bile bile bu kadar güzel sevmek sadece sana mahsus bir eylem olsa gerek.
Ahmed'ini hep yarım ve eksik bıraktın Leylâ.
Nicedir insanı böyle sevmek. Gözünden, ellerinden, burnundan öpmek...
' sana doymak, korkunç ahmaklık olur'
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,6bin okunma
Kitaba başlamadan önce nasıl bitiririm diye düşünürken bir baktım ki kitabın sonuna gelmişim.
Kendimi bu kadar içinde kaybettiğim, okurken dış dünyayla bağlantımı kestiğim bu hikayede var olmak nasıl anlatılır bilmiyorum.
Maya'nın da dediği gibi 'Çünkü ancak hikayesi anlatılan insanlar var oluyordu.'
Max ve Nadia'nın sonsuz aşkı adına...
Çalınan Hayatlar...
Daha iyi isim verilemezdi bu kitaba.
Boko Haram tarafından binlerce kadına, kıza, çocuğa ve aile fertlerine yapılan zulüm ve gelecek hayallerini elinden alan biri için ne söylenebilir bilmiyorum.
Bir İNSANIN hayatı basite alınamamalı!
'' Başkalarının acılarına gözümüzü kapatırsak, yakında kendi acılarımıza ağlamamız işten bile değil ''