Ya da sosyal güvenliği ele alalım. Gerçek bir sosyal güvenlik programı niçin uygulanmasın? Burada da ihtiyaçtan bol bir şey yok. Ama gerçek bir sosyal güvenlik programı, gelirin yeniden dağıtımıyla zenginlerden yoksullara oldukça büyük kaynak aktarımı yapılmasını gerektirir. Kaldı ki kapitalistler -başkaları için- çok fazla güvence istemezler. Bu, maneviyat için kötüdür, çalışma şevkini köreltir, abartılı beklentilere ve taleplere yol açar. Kapitalistler, sistemlerinin işlemeye devam etmesi için tepede muazzam ödüllere, tabanda ise yoksulluğa ve güvencesizliğe gerek olduğuna inanırlar -bunda da haksız değillerdir. Gerçek bir sosyal güvenlik programı bu gerekliliklerin ikisiyle de çelişir ve bu nedenle her zaman kapitalist sınıfın en şiddetli muhalefetiyle karşılaşacaktır.
Sayfa 161·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Bugün gerçekleştirmeyi tasarlayıp bir türlü başaramadığımız kütüphane dermesini ders programları doğrultusunda kurma ve geliştirme çabasını, Köy Enstitülerindeki kütüphanelerde şörmek olanaklıdır. 1951 yılında Türkiye'ye gelen Florida Üniversitesi Eğitim Koleji İlköğretim bölümü başkanı Prof. Dr. Kate V. Wofford, köy ilkokulları konusunda hazırladığı raporda şunları söylemektedir:' Bana okulunuzdan bahsediyorsunuz; öğretmenlerinizin iyi birer öğretici ve bilgili kimseler olduğunu söylemek istıyor, ögrencilerınizin kendilerine verilen vazifeleri iyi yaptıklarını, okulun senede şu kadar mezun verdiğini rakam ve istatistiklere dayanarak izah etmeğe çalışıyorsunuz. Bütün bunların doğru olduğuna inanabilmem için bana okulunuzın haftalık ders programını verin, beni kütüphanenize götürün. Eğer okul kütüphanesinin çalışma programı okul programını ta-mamlıyorsa; kütüphaneciniz okul programına vakıf, okutmayı bilen bir kimse ise, haftalık çalışma programının başarılı bir şekilde tatbik edilebilmesi için öğretmen, kütüphaneci ve öğrenciler müştereken çalışmasını biliyorlarsa işte o zaman söylediklerinizi değerlendirir ve inanırım"18 . Bu rapor, eğitim ve kütüphane ilişkisini açıklamanın yanında, Köy Enstitülerindeki ders programı okuma kütüphane ilişkisini de yansıtması bakımından da çok önemlidir. Kitabın bulunduğu, kitaplardan yararlanmak başvurulduğu yerler de kütüphanelerdir. Köy Enstitülerinin kütüphaneleri yalnız bulundukları yerlerde iyi hizmet sunmakla kalmamış; Enstitüleri bitirenler tarafından da örnek alınması gereken yerler olarak değerlendirilmişlerdir. Bir enstitülü herhangi bir köye atandığında iyi bir kütüphane kurmak için kendi okulunun kütüphanesini örnek olarak almalıdır. Kendi okulunu, dersliğini, sırasını, bahçesini yaparak oku-mayı, okudukları üstüne
Sayfa 14
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ermeni Devrimciler Federasyonu'nun Birinci Genel Kongresi, şu üç ihtilaf noktasının halli gündemiyle, 1892 sonbaharının başlarında Tıflis'te toplandı: Devrimci hedefler, parti teşkilatı ve parfr tarafından kullanılacak yöntem ve taktikler... Kongre, müzakereler ile genel bir fikir birliğine ulaştı ve Taşnaklar'ın yeni programının girişinde, partinin gayesinin "isyan yoluyla Türk Ermenilerine siyasi ve iktisadi özgürlük getirmek" olduğu ifade edildi. Belgenin ilk bölümü sosyalist ideoloji merkezli taleplerin bir icmali ile sürüyordu. Bunu, burada da bütün külliyeti ile listelenmiş, açık bir şekilde sert ve devrimci usül ve taktikler takip ediyordu. "Parti tarafından teşkilatlandırılan devrimci çetelerce uygulanacak yöntemler aşağıdaki gibiydi: 1- Dashnaktsuthiun'un ilkeleri ve hedefleri için devrimci çalışma anlayışına dayalı ve onunla duygudaşlık içinde propaganda faaliyetleri yürütmek. 2- Muharip çeteler oluşturmak, bunlarla yukarıda mezkür sorunlar muvacehesinde çalışmak ve onları eyleme hazırlamak. 3- Söz ve belge ile her araca tevessül ederek devrimci eylemi ve halkın ruhunu yüceltmek 4- Halkı silahlandırmak için her aracı kullanmak. 5- Devrimci komitalar teşkilatlandırmak ve bunlar arasında kuvvetli bağlar kurmak. 6- Ülkeyi ve halkı araştırmak ve Dashnaktsuthiun'un merkez organına daimi bilgi temin etmek. 7- Mali bölgeler ihdas etmek. 8- Silahlı mücadeleyi tahrik etmek ve hükümetlere, muhbirlere, hainlere, tefecilere ve her türlü suiistimakiye yönelik tedhiş eylemleri düzenlemek. Bu fikir komitanın taktik yöntemlerinde anahtar derecede önemli bir unsur olması hasebiyle bu noktanın şu şekilde anlamlandırılmasını da öneririz: 'Savaşmak ve yozlaşmış hükümet görevlilerine, casuslara, hainlere, mürtekiplere ve her türlü zalime karşı terör silahını
Sayfa 32 - Taşnaklar·Kitabı okuyacak
Alıntı
Programların Değişmesi
Bu konuda menfaatperest gibi davranın. Bir programı uyguladığınızda çalışma temponuz olumsuz etkileniyorsa o programı terk edin. Başka yöntem deneyin. Faydalı bulduklarınızı istikrarlı bir şekilde uygulayın. Bugün faydalı olan yarın faydalı olmuyorsa, faydalandığınız süre içerisinde uygulayın, sonra değiştirin. Yıllar boyunca çalışma sitiliniz sürekli gelişecektir.
Öğrencilerin vakitlerini tanzim etmesini isteyen İbn Cemaa, bu konuda zamanına göre ileri sayılabilecek șu tavsiyelerde bulunur: a- Ezberlemek için en uygun vakit, seher vaktidir, b- Araştırma için sabahın erken saatleri, c- Yazı ve ödev için öğleden sonra, d- Etüd ve müzakere için ise gece en uygun ve verimli vakitlerdir. Böylece o, günün bütün saatlerini kapsayan bir çalışma programı tavsiye etmiş olmaktadır. Bugünkü anlayışa göre her öğrencinin bu şekilde çalışması beklenemez. Seher vakti, insan zihni daha berrak ve alıcı olduğundan özellikle ezber için bu vakti tavsiye ederler. "Ezber için en uygun vakit, sırasıyle önce seher vakti, sonra öğle, sonra da sabahtır." diyen Hatib el-Bağdâdî şöyle devam eder: "Gece ezberlemek, gündüz ezberlemekten; aç iken ezberlemek tok iken ezberlemekten daha faydalı ve kalıcıdır." Öte yandan Ibn Cemaa, Hatib el-Bağdâdî'nin "Ezberlemek için en elverişli mekan, odalar ve oyalayıcı şeylerden uzak olan yerlerdir. Park, bahçe, nehir kıyısı ve yol kenarı gibi, genellikle kalabalık ve gürültülü yerlerde ders çalışmak verimli değildir. Çünkü bu gibi yerler zihni meşgul eder ve dikkati dağıtır" dediğini nakleder. Bugünkü eğitimciler de öğrencinin tenha ve sessiz yerlerde ders çalışmasını tavsiye ederler İbn Cemaa'nın naklettiği ve benimsediği görüşlerin günümüz anlayışına uygun olduğunu söyleyebiliriz.
1000Kitap
Her çalışma stili mizaca göredir. Kitabın her noktasında yaptığım gibi burada da bunu vurgulamak zorundayım. Çoğunluğa faydalı olan, size faydalı olmayabilir. Bu konuda menfaatperestler gibi davranın. Bir programı uyguladığınızda çalışma temponuz olumsuz etkileniyorsa o programı terk edin. Başka yöntem deneyin. Faydalı bulduklarınızı istikrarlı şekilde uygulayın. Bugün faydalı olan yarın faydalı olmuyorsa, faydalandığınız süre içerisinde uygulayın, sonra değiştirin. Yıllar boyunca çalışma stiliniz sürekli gelişecektir. Burada önemli olan zamanla cebelleşmektir. Sürekli ondan kazanım sağlamaya çalışın. Gündelik hayatın zaman yönünden tasarruf edilebilir o kadar fazla yönü var ki bir yerden sonra anlatmak dahi garip olur. Ama bunları kendi mutadınız (standart alışkanlıklarınız) haline getirebilirsiniz.
Sayfa 98·Kitabı okudu