"Bir babanın yokluğu, küçücük bir işaretle anlatılabilir miydi?"
Kitabımızda sıcacık, birbirine düşkün, insanın içini ısıtan bir ailenin hikayesine dahil oluyoruz. "Mutlu ailelerin bir özelliği vardır: Evlerindeki en değerli eşyalar merhamet, paylaşım, saygı, sevgi ve şefkattir." İşte hikayemizdeki aileyi özetleyen cümle. Çocukları iyi koşullarda yaşasın diye gecesini gündüzüne katan, uyurken üşümesinler diye sabahın erken saatlerinde sobayı yakan, kalan zamanlarını ailesi ile vakit geçirmeye ayıran bir baba. Babaya paydaş olup ek iş yaparak eve ek gelir getirmeye çalışan güzelimin ülkemin kadını. Uyumlu, akıllı üç evlat. Okurken içimi ısıtan bir ailenin hayatına dahil olduğumu hissettim. Bu mutlu ailenin mutluluğu bir gün hüzne dönüşüyor. Babalarını kaybettikleri gün. İş kazasında (iş kazası deyince ülkemde o kadar çok insan ölüyor ki bu yüzden, ölümün kolay yaşamın zor olduğu memleketim) hayatını kaybeden baba... Evin her şeyi artık anne. Çocuklar üzgün... Mustafa, babasının ölümünü kaldıramayan bir çocuk... Annelerine yardım eden, derslerine çalışıp ailesine destek olan güzel evlatlar. Mustafa'nın hüznünün neşeye dönüştüğü ilk adım annesinin ona verdiği kaplumbağalı anahtarlık. Kaplumbağa; sabrın, azmin, bilgeliğin işareti. Mustafa'nın da tam da ihtiyaç duyduğu duygular. Kalbinin perdeleri kapanan Mustafa'nın perdeleri aralanmaya başlıyor. Bunda önemli olan, desteğini veren Semih öğretmen. Onun umut ışığı oluyor. Öğretmeni onu robotik kodlama atölyesine alıyor ve onun ne kadar zeki ve başarılı bir öğrenci olduğunu söylüyor. Öğretmenin desteğini hissetmesi üzerine kendine gidip mavi kapaklı bir defter alıyor. O defter Mustafa'nın hayatının inşasında yer alan, bugünlere gelmesini sağlayan güzel insanların yer aldığı bir defter. Kendine yapay zeka mühendisi olacağı