güzelliğin acaip tarafı insanın onu sadece seyredebilmesidir. bir tarafını alıp evine götüremez veya küçük bir parçasını özel bir yerde saklayamaz. insan güzelliğe ancak hep bakar durur, daha fazlasını elde edemez.
aşk iki yalnızlığı değiş tokuş etme, iki saklı mahremiyeti kaynaştırma denemesidir; başarılı olunduğunda, sanki suları birbirine karışan iki akarsuya, ya da birbirinde eriyen bir çift aleve döner.
kişinin kendi kendini suçlaması doyum verici bir lükstür. kendimizi suçladığımız zaman başka hiç kimsenin bizi suçlamaya hakkı yokmuş gibi gelir. kişiyi günahtan arındıran itirafın kendisidir, yoksa günah çıkartan papaz değil.
insan tanıdık birini arar kötü kararlar verirken
kolların hafızası en doğruyu hatırlar
ezbere bir türkiye haritası çizersin birini özleyince
ellerin tanımadık bir meleğin elleriyle değişir
karadeniz kavisinde
modern resmin bilmediği bir kavis
sıcak bazlama, iyisoğuk, ciğerde esen rüzgar
tanrı'dan makyaj dersi; güzellik mecburidir