Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Neden böyle bu düzen. İnsanları anlayıp yardımcı olunacağına... ötekileştirmek, yalnızlaştırmak ve sanki buna sebep olmamış gibi görmezden gelmek o değişti demek. Ne kadar kolay! Sorun şu aslında: sizin dünyanıza karışmıyor diye siz onun dünyasına çamur atıyorsunuz ama unutuyorsunuz. Çamur atmak çocuklukta kalmalıydı. 02.03.2024
Vahabbi zihniyetli kimselerin ortak özellikleri:
- Herkes kâfir bir biz müslümanız anlayışındalar, - Müslümanlara, Allah dostlarına çok açık bir düşmanlık içindeler, - Kendi fikirlerine çekmek için hiçbir tartışmadan istiğna etmez ve geri durmazlar, - Ne yaptıklarının, neyi savunduklarının bilincinde değiller, - Savundukları fikirlerin ancak ve ancak ülke düşmanı teröristlerin ekmeğine yağ çaldığının hiçbir şekilde farkında değiller, - Yaptıkları şeyleri şeytan onlara güzel gösterir, - Allah dostlarına iftira atmaktan bir miskal dahi geri durmaz, sonuna kadar düşmanlık ederler, - Allah'ın da kendilerine harp açtığının farkında değildirler, - Kin, nefret, düşmanlık ve öfke ile dolup taşan kimselerdir, - Ahlaktan, haysiyet ve hayâdan, utanıp çekinme duygusundan nasibini alamamış kimselerdir, - Önüne geleni tekfir etmeyi bir görev bilirler, - Kendi yaptıklarına bakmazlar da hep başkalarında kusur bularak onların İslâm'ına çamur atmak ve iftira atmak için, her halükârda kendilerini haklı çıkarmak için geri durmazlar, -Onlarla tartışmayan akıllı kimselerin kendilerinden korktukları için ya da cesaret edemedikleri, bilgilerinin yetmediği için onlarla kimsenin tartışmaya girmediğini düşünecek kadar da ahmaktırlar. - Büyük bir cehalet içinde çırpınıp durmaktadırlar... - (Bu kısım sonradan eklendi) Tamamen tarikat, tasavvuf ve ehl-i sünnet düşmanıdırlar. Hepsine de sonuna kadar nefret duyarlar. Allah bütün ülkemizi şu Vahhabi denen kimselerden ve onların şerrinden hepimizi mahfuz etsin... Ülkenin başına gelmiş en kötü şeylerden biri de Vahabbi zihniyetli kimselerdir. Neler var yahu.. Fesubhanallah..
Reklam
Burada, Hamburg'da. O molozların altında bir yerde benim çocuğum yatıyor. Biraz çamur, biraz harç, biraz sıva. İnsan çamuru, kemik harcı. Tam bir yaşındaydı, ben onu görmemiştim bile. Ama şimdi her gece görüyorum. On binlerce taşın altında. Moloz, olup olacağı bir parçacık moloz. Dayanamayacağım, diye düşündüm. kendimi suya atmak istedim.
Bu ‘yalnız’ denilen yansızlık durumunun ta kendisiydi.Yalnızlığa alışamıyordu insan.Yalnız insanlar bazen ‘ben böyle iyiyim’ veya ‘bunu ben seçtim’ gibi şeyler söylüyorlardı.Külliyen yalandı bu.Kimse bu kalabalık içinde yalnız kalmayı yakıştırmazdı kendine.Bir insan bile olsa isterdi.Biri beni düşünsün,gece yatarken üstümü örtsün,eve gittim mi diye merak etsin isterdi.Ve insan neye sahip değilse onu taşlamaya meyilliydi.Sahip olamıyorsak ihtiyaçımız olmadığına inandırırdık kendimizi.Elde edemeyince çamur atmak insanlığın şanından değil mi ?
Sayfa 74
Çamur atmak moda olmuşsa, şaşırmam, zira, Eli balçıkta rezilin, atacak bir şeyi yok! (Seyri)
383 syf.
5/10 puan verdi
OMERTA Suskunluk Yasası - Mario Puzo
Roman; Mario Puzo(1920/1999 ABD'li romancı ve senarist); İnkılâp Yayınevi; 2001; Türkçesi Nejat Ebcioğlu; 383 Sayfa (5) (9 Eylül 2016) Bir mafya babası yaşlanır; emekliye ayrılmadan önce işlerini kendi yetiştirdiği bir Sicilyalı'ya bırakmak istemektedir. Karanlık işlerden uzaklaşır iyice. Âdeta kendisini unutturur mafya örgütlerine. Bu
Omertà
OmertàMario Puzo · İnkılap Kitapevi · 2001345 okunma
381 öğeden 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.