Mutlu sonlara alıştırılmış bir millet olarak kitabın sonunda hüsrana uğradım ve üzüldüm tabiki. Efsanevi hikâyelerle bezeli, açık bir dili vardı. Aşk, sorumluluk,baba- oğul ilişkileri, fedakarlık konulu merak uyandıran bir romandı benim için. Neolur cem ölmesin dedim. Kitabın kahramanı. Babası tarafından terk edilen, baba olgusunu başkasında arayıp bulan, baba olarak kabul ettiği insana ihanet eden, kırmızı saçlı kadınla aşk tohumunun o çok kez okuduğu efsanevi hikayeye dönüşüp, oğlu tarafından öldürülmesi muhteşem bi olay örgüsü. Tavsiye edilir
Hep bir şeylerden şikayet ederek geçer ömrümüz. Elimizdekilerin değerini kaybedince anlamak alışkanlığa dönüşmüştür bizde artık. Bazen taşa takılır ayağımız Allah kahretsin deriz taşa takılan bir ayağımız olduğu için şükretmek yerine. Bazen elimizi incitiriz acısıyla kahretsin demekle sanki öfkemizin üstesinden geliriz. Ama yine şükretmek hiç geçmez aklımızın ucundan. Böyle nice nice uzatabiliriz isyanlarımız hatırladıkça çoğalır. Ama bazı insanlar vardır ki tek bir eli olduğu için onun varlığına şükreden. Yolda yürürüz görürüz kolu bacağı olmayan insanları acırız aa üzülürüz yazık yürüyemiyor benim gibi değil. Evet onlar bizim gibi değil biz neyiz ki onların koca yürekleri yeter. Bizim kolumuz vardır ya da bacağımız ama vicdanımız yoktur, kaybetmişizdir. Ya da kalbimizde şükredecek kadar inceliğe sahip değilizdir. Bu kitap da tam bu duygulara hitafen yazılmış. Koca yürekli bir insanın hayatından kesitler ve olağanüstü mücadelesini anlatır. Takdire şayan bir hayata tutunma, sende bende bizde var olmayan başkaldırı, dik durma ve kendimize bir çok ders çıkarabilecek bir hayat mücadelesi. Zafere giden yolun sadece gül bahçelerinden ibaret olmayan dikenli yollardan da geçebilecek güce sahip olmak gerektiğini anlatan bir başyapıt olarak gördüm. Okuyup okumama tercihi size sahip bir nebze cesaret alabilmek adına tavsiye ederim.
Bazen bir çıkış kapısı bulamıyoruz kendimize. Acaba gezsem tozsam anlık her şeyi unutsam mı yoksa kişisel gelişim kitaplarını okuyup onların önerdiği yollardan izleri takip mi etsem? Bu bazenleri yaşadığım zamandı okumaya başlamıştım. Hatta bir not defteri tuttum kendime yapmam gerekenleri yazdım kitabın içinden ayırıp. Uygulamada sorun yaşarız bizler çoğu zaman. Şu lisede YGSyi kazanmak için bugün ders çalışma planı hazırlıcam kendime evet yarın başlıcam uygulamaya aman bir hafta sonra bak gör düzene oturtcam her şeyi, ama gerisi yok tabi, çünkü hep bir başka işimiz çıkar tam da buu anlarda önceliğimiz çokk önemli işler :) neyse bir gün o not defterime bakıp yazdıklarımı uygulamaya geçer miyim şüpheli :) dursun bakalım.
Akıcılığa rastlamadığım için malesef yarım bıraktım. Kitabevinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Çeviri becerisi gelişmemiş benim açımdan.Sıradaki kitaplara devam :)
Avukatlık hayalim için hep bir yardımcı kitap aradım kendime. Takip ettiğim de bir yazardı Feyza Altun. İnstagramında tüm hikayelerine bakar:), sunum videolarını takip ederim sürekli. Kafamda idol olarak belirledim (Feminist bir insan kendisi) bende öyle olmalıyım, Kadın erkek eşitliğini savunan ve daha çok kadınlar üzerinde duran ataerkil düşünce kalıplarını yıkanlardan olmalıyım dedim. Uzatmayalım, kitabı okuduğumda hukuki bağlamda bilgiler edindiğimi farkettim ve kadınların bitmez çilelerine çözüm önerilerine yer verdiğini gördüm. İlerde inşallah anne olacağım ve çocuklara davranış şekilleri hakkında bilgi sahibi olmalıydım bu kitapta yine ona yer veriyordu. Hukuki anlamda toplum olarak yetersiziz. Bu tarz kitapların yaygınlaşması adına bir şeyler yapmalı hatta günün birinde belki biz de bunun öncülerinden olup insanlara katkı sağlar, KİTAPLARIMIZDA BU FİKİRLERE yer verebiliriz diye düşünüyorum.