Fedakârlığın "hamallık", dürüstlüğün "saflık" olarak algılandığı "fayda"nın yerini "çıkar"ın aldığı, saygının zorunluluk icabı, sevginin göstermelik olduğu, geçmişe "cv"; geleceğe kariyer gözüyle bakıldığı, hatıraların öneminin yittiği, hayal kurmanın unutulduğu, başarının not ortalamasıyla, ilerlemenin ekonomik verilerle ölçüldüğü, günün vakitlerinin televizyon programlarına göre ayarlandığı, olup bitenlere seyirci kalmanın bile neredeyse tarih olduğu, zira artık olup bitenden kimsenin haberdar olmadığı ortama doğru hızla ilerliyoruz. İyiliğin, güzelliğin, sevginin, fedakârlığın, saygının, umudun ve hayallerin dünyasını oluşturmaya görgü olmadan başlanabilir mi?
Yaşar Değirmenci
Bir de gencecik âşıkların yüreklerini bilirim
Bir dolmuşta yorgun şoförler için bestelenmiş
Bir şarkıdan bir kelime düşüverince içlerine
Karanlık sokaklarına dalarak şehirlerin
Beton apartmanların sağır duvarlarını yumruklayan
Ya da melâl denizi parkların ıssız yerlerinde
Örneğin hind okyanusu gibi derin
İsyânın kapkara sularına dalan.