Öncelikle kitabın mülellifi hakkında kısa bir bilgi vermek isterim. Ali Şeriati kendisi İran vatandaşı ve Müslüman’dır. Kendini Müslümanların dogmatik kalan ya da yanlış anlaşılarak kendi içinde dönüp duran İslam anlayışının gerekte Avrupa’yı yakından görme fırsatları bulduğundan dolayı kapitalizmin(kendisi tabiatın belirleyiciliği der) 2.dünya savaşından sonra insanları refaha erdirdiğini, bilimin geliştiğini ancak gerçekten aramamız gereken ihtiyacımız olan şeyin bu olmadığını bize göstermektedir ve bu problemi gösterirken çözüm yolunu da sunmaktadır. Kendisi sosyolog gözlüğüyle bu çözüm yolunu sunarken İranlılar tarafından Sünni, Sünniler tarafından da Şii damgası yemiştir ancak onun temel amacı mezhepler değil bizim beşer değil insan olmamız gerektiğidir. Nitekim kendisinin bu değer görmeyişi ile özellikle İran Hükümeti tarafından baskılar görmüş, Avrupa’ya hicret etmek zorunda kalmış ve orada İngiliz İstihbaratı yardımıyla Savak tarafından şehit edilmiştir. Ali Şeriati bu kitap konferanslarıyla kendisinin de bir müddet bulunduğu zindanın geçici olduğunu, asıl zindanın bir tez olarak savunduğu asıl dört zindanın olduğunu bizlere göstermektedir.
Ali Şeriati’nin bu kitabı Abandan Petrol Fakültesi Konferansı ve Sosyal Hizmetler Yüksek Okulu Konferansı’ndan oluşur ve daha sonra kitaplaştırılmıştır. İlk olarak eğitim meselesine değinmektedir. Eski medrese usülü ile yeni eğitim sistemi yani bürokratikleşmiş eğitim sistemiyle karşılaştırmakta, yeni eğitim sistemi ile ne Hocanın bir grup öğrenciyi dört yıl içinde eğitmek zorunda olması ve bunun sürekli bir devinim haline geldiği, bu kısıtlı süreyle tamamlanamadığını zira öğrencinin mezun olduğu belirtmektedir. Nitekim bunu şu kısa hikayeyle güldürerek anlatmaktadır. Öğretmen öğrencisine ‘‘Tembel adam, iki yıldır aynı