Kerimcan Uysal

Kerimcan Uysal
@cankerim
Gerçek nadiren saftır ve asla basit değildir. Kitaplar istisna değildirler.
Lisans
Ankara
26 Temmuz
61 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Allah’ın kaderi tabir edilen şey, hariçten olan fiillerin irademize uygunluğundan ibarettir. İrade herhangi bir şeyi tahayyül ve tasavvur veya bir şeyi tasdik etmekten bizde meydana gelen bir ‘’şevk’’ ve bir ‘’arzu’’dan başka bir şey değildir; işte bu tasdik bizim tercihimiz ve istediğimizle değildir. Bilakis hariçteki hususlardan bize ârız olmuş bir şeydir
Felsefe
Vasilyiç Bazarov isimli okura yanıt verildi
Kerimcan Uysal
Fiziki ve psikolojik kurallar ve dünya üzerindeki sebeplerde bulunan belirlenimlik ve sabit düzen, bozulmayan ve aksamayan nizam filllerimizi meydana getirir. Biz bunları arzu ederiz ve bu eylem irademize uygundur. Bu uygunluk neticesinde fiil meydana gelir, demekte.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bilinçdışı kavramını bilinç kavramıyla ilişik olduğu kesindir. Ancak bilinçaltının bilinçteki düşüncelerimize zemin hazırladığı varsayılırsa, bilinçdışı kavramının aslında bilinç olduğu, bilinç kavramın ise bilinçdışı olduğu sonucuna varırız. Böylece bilinç ile bilinçdışı kavramlarının tanımları yer değiştirmiş olur.
Muhammet İkbâl isimli okura yanıt verildi
Kerimcan Uysal
Katılarak kendi düşüncenizi sunduğunuz için ben teşekkür ediyorum. Burada eksik bahsettiğim kavram bilinç öncesi. Üçlü bir kavramlar dizgesine gideceksek, kuramı ortaya atan Freud’un ayırımını kullanmanın daha doğru olacağı kanaatindeyim. Bilinçdışı kişiye ait bir şey değil. Toplumsal normlar ve simgeler tarafından yapılandırılıyor. Bilincin varlığının aksine burası ‘’yokluk’’ alanıdır, yani düşünce yoklukla ilgili bir şeydir. Bilinç altı varsa düşünce yoktur. Eski hayatımıza atfen de bilinçdışı’mız haz ile cinsellik dürtülerince kontrol ediliyor. Yani hayatta kalmaya zorlanılıyoruz. (İntihar burada patolojik bir hastalıktır) Sonrasında bilinçdışı bilinç öncesi süzgecinden geçerek, yani beynin önem arz ettiği şeyleri önceleyerek, bilincin ne yaptığını belirleyen, dönüştüren ve değiştiren şeyler haline geliyor. Biz ise bilincin düşündüğünü, eyleme ilişik ana etken olduğu kanaatindeyiz! Ancak derine indiğimizde bilinçdışının kontrolü altındayız ve bilinç ile bilinçdışı’lık birleşmekteler. Yani düşünce yoklukla(bilinçdışı) ilgilidir. Varlıklar aleminde imgesel düzlemde varım, simgesel düzlemde yokum. Dolayısıyla bilinçdışında yokum. Ben olmadığım bilinçdışım düşünüyor ve ben ona göre bir davranış(bilinç) ortaya koyuyorum. Burada mevzu iradenin kalkması aşamasına gelmektedir. Ancak kendimize o kadar yüksekten bakıyoruz ki iradesiz olmak bizi fazlaca aşağılıyor. Bilinçdışı’nın haz ve saldırganlık ilkelerine istinaden, bu kapsamda bir iradesizlikten bahsetmekteyim. Yani kısmen irademiz var.Kısmi irademiz toplumsal normal, simgeler tarafında kalmaktadır. Burada başkaldırdığımız ölçüde iradeliyiz. Özetle biz normale göre hareket ederiz. Bu normaller bilinçdışı yapıyı belirler. Bilinçdışı da benim nasıl hareket ettiğimi, nasıl konuştuğumu belirler. Bilinçdışı simgesel bir yapı ve bizim yerimize düşünür. Ben olmadığımda düşünüyor bilinçdışı ve ben ona göre düşünüyorum. Bilinç burada Freud’un deyimiyle ‘’buzdağının görünen kısmı’’dır. Doğru yansıtabilmişimdir umarım. Şimdilik böyle düşünüyorum. Karşıt görüşlere de tabi ki saygım var 😊
En büyük tarihselcilik bir dinin bir başka din üzerine kurulmasıyla olur ve artık sonraki nesillerce dogmatikleştirilmiştir bile.
Vera isimli okura yanıt verildi
Kerimcan Uysal
O din ilkokul seviyesinde olduğunu kabul eder mi ?

Dilara.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·210 syf.·
9 günde okudu
·
2020 1. kitabı
Yu Hua
8.5/10 · 70,7bin okunma
Kerimcan Uysal
Güzel miydi, bende okumayı düşünüyorum