“Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim," dedi: "Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda."
“Tabiatla da iyi geçinenmesini bilemedim. Gene de anlayışla kabul eder belki beni. Galsworthy’nin hikayesindeki gibi, elma ağacının altına da gömmezler ki insanı. Rüzgarlı, yeşil bir bayırın manzarasına karışamaz ki insan.”
“…bu durumumu değiştirmek bambaşka insan olmak istiyordum fakat kendimi başka türlü yapmak elimden gelmedi beceremedim anlıyor musun sizler gibi olmak istiyordum en aşağılık en bayağı görüneniniz kadar olmak istiyordum onu bile beceremedim…”