Cansu Kısrık

Cansu Kısrık
@cansukck
10/10
·244 syf.··
2018 21. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2018 23:39
Uzun zaman sonra ilk defa bir kitabı elimden bıraktığımda ruhumun acı duyduğunu hissettim. Çocukluğa özlem, geriye dönüş, toplumsal eleştiri... Hepsi bir tarafta kaldı. Hissettiğim, yüreğimi yakan tek şey acı hissi oldu. Evet, hepimizin sembolize ettiği bir vatanı vardır elbette. Kimisi için hakikaten içerisinde yaşadığı ülkesi vatanıdır, kimisi için yaşadığı küçücük bir evi kimileri içinse sevdiği. Peki çocukların kendi dünyalarında var ettiği ve büyük önem gösterdiği vatanları neresidir? Bu soruya cevabım kesinlikle uğruna mücadele edebilecek kadar değer verdikleri oyunları ve güçlü hayalleridir. Bu kitabı okumak, sadece çocukluk anılarımıza değil geleceğimize karşı da bambaşka bir bakış açısı kazandıracaktır.
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2017 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2017 15:51
Bir garip Orhan Veli, bir garip aşık... Şairliğine hayranlık duyduğum Orhan Veli'nin şiirleriyle beraber kendi iç dünyasına, zengin hayallerine, gündelik yaşayışına bir nebze hâkim olabilmek adına bu kitabın büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. O kadar samimi bir üslupla kaleme alınmış mektuplar ki bazen kendimi "ya sen ne sempatik bir adamsın" derken buldum. Parası olmadığı için sevdiği kadına at yarışı oynatması bile Orhan Veli'nin de pek şahsına münhasır bir hareket doğrusu :)) Yalnız Seni Arıyorum kitabı, Orhan Veli'nin şiirleri kadar etkileyici olan mektuplarını gün ışığına çıkarıyor. Nahit Hanım'dır onun tek büyük aşkı. Ne kadar uzağında olursa olsun kalbine daima yakın tuttuğu tek aşkıdır. Orhan Veli ise vapurda seyahat ederken yalnız sevgilisini düşünmek için kimsenin yüzüne bakmayan, hasretini sürekli içinde yaşayıp hisseden, içten ve kısa süren ömründe sevdasına bağlı kalan bir insandır. Orhan Veli'yi daha yakından tanımak ve daha çok sevmek adına okunması gerektiğine inandığım bir kitap. Tavsiyemdir. İncelemeyi Orhan Veli"nin Nahit Hanım'a yazdığı düşünülen "Aşk Resmigeçiti" adlı tamamlanmamış şiiriyle noktalamak istiyorum: "Hiçbirine bağlanmadım Ona bağlandığım kadar. Sade kadın değil, insan. Ne kibarlık budalası, Ne malda mülkte gözü var. Hür olsak der, Eşit olsak der. İnsanları sevmesini bilir Yaşamayı sevdiği kadar."
Edebiyat
Yalnız Seni ArıyorumOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 20245,1bin okunma
9/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2017 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2017 20:38
"ÖLÜM KOMEDİSİ" Bir Çöküşün Öyküsü, derin anlamlar içeren bu esere verilebilecek belki de en güzel başlık diye düşünüyorum. Kralın gözünden düştüğü için Paris'ten Normandiya'ya sürülen Madame de Prie'nin ilgiden yoksun bir halde, yapayalnız geçirdiği günlerinin aslında kaçınılmaz olan ölümüne hazırlayan bir başlangıcın olduğunu görmekteyiz. Devamlı ilgi odağı olduğu eğlenceli günlerini geride bırakmak ve kendisiyle baş başa kamak durumunda kalan bu kadının "içsel yalnızlığın hapishanesinde" nasıl bocaladığına şahit oluyoruz. Eserde, insanları değersizleştiren kişilerin yalnızlaştığı dönemlerde önemsemediği her insanın neşesine, güvenine, varlığına ne kadar ihtiyaç duydukları hissettiriliyor. Madame de Prie ise mutluluğun, zenginliğin, ilginin olmadığı bir dünyada soluk almaktansa geride bıraktıklarına ölüm komedisi oynayarak her şeyi eğlenceli hale getirmeyi amaçlayacak kadar da kararlı bir duruş sergiliyor. Ne var ki sürüldüğü dönemlerde önemsenmeyen Madame de Prie, öldüğünde de önemsenmiyor. Kitabın son kısmında da yazdığı gibi: "Talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi, arabaya bir daha yetişemezdi."
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,8bin okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2017 16. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2017 21:22
Spoiler içermektedir. Merakla elime alıp okumaya başladığım Anayurt Oteli, otelin detaylı bir şekilde iç tasviriyle açılıyor. Zebercet, babasının ölümünün ardından miras kalan oteli işletmektedir. Romanda dikkat çeken unsurlardan biri kesinlikle havlular. Havlular üzerinden baba-oğul ilişkisi okuyucuya yansıtılıyor. Cünkü babasının işlettiği dönemde tek bir havlu çalınmışken Zebercet'in işlettiği dönemlerde bu sayı artmaktadır. Zebercet, kendini babası gibi görmeye çalışıyor. Sinemada tanıştığı Ekrem'e kendisini babasının adı olan Ahmet olarak tanıtırken, sokakta karşılaştığı yaşlıya ise babasının eski mesleği olan nüfus müdürlüğünde çalıştığını söylemektedir. Burada dikkati çeken babayı taklidi ve bunu benliğinde özümsemiş olmasıdır. Peki babasıyla özdeşleşen Zebercet'in ölüm kararı ne ile açıklanabilir? Çaresizlik mi yoksa dış dünyaya karşı yabancılaşması mı? Romanın beni rahatsız eden tek noktası ise Ortalıkçı Kadın'ın cinsel bir obje olarak kullanılmasıdır. Otel üç katlıdır ve her kat Zebercet'in psikolojisini yansıtmaktadır. Giriş kat devamlı bulunduğu ve kendini normalleştirdiği yer olduğu için Ego'yu, ikinci kat aşık olduğu kadınla bağlantısı olduğunu anladığı Emekli Subay ile kendisi arasında başlattığı çatışmadan dolayı Süper Ego'yu, üçüncü kat ve Ortalıkçı Kadın'ın yaşadığı tavanarası ise İd'i temsil etmektedir. Çünkü savunma ihtiyacını hissetmediği ve cinsel arzularını gerçekleştirebildiği tek yer orasıdır. Belki de Zebercet'in ölüm kararı, babasının sözünü yerine getirememiş olmanın verdiği suçluluk duygusunun sonucudur. Roman, anlatılmak isteneni derinliğin içerisinden çıkartmak isteyen okuyucularını bekliyor. Keyifli okumalar.
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
9/10
·247 syf.··
Beğendi
·
2017 15. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2017 21:46
Yaşamını şiirine değil de şiirini yaşamına uydurmaya çalışan ve bunda başarılı da olan bir Garip Orhan Veli... Şiirlerin derinliğiyle, görüneni değil de 'öz'de olanı yansıtmasıyla ilk defa üniversite yıllarımda tanıştım. Orhan Veli'yle ise daha bu sene tanıştım ve kendimce bir bağ kurdum aramızda. Orhan Veli hayatın zorluklarını, aksi yönlerini, insanları hatta kendini bile şiiriyle alaya alabiliyor. Kolay kolay kim yapabilir ki bunu? Açıkcası beni imrendiren bir özgüven... Hocamız derdi ki; Orhan Veli "küçük bir çocuğun saf dünyasını" şiirinde yansıtmak ister. Doğallık, hazırcevaplılık, korkusuzluk ! Kim bilir Orhan Veli'nin şiirlerinde belki biz de saklı kalmış çocukluğumuzu tekrardan yaşatmak, derinden hissetmek imkanını bulabiliriz. Orhan Veli'nin şiirlerini değeri kılan şey ise şiirlerinde söylediği birçok basit gibi görünen sözlerin aslında gerçeğin ta kendisi oluşudur. Şiirleri vasıtasıyla gerçeklerden, hayatın tekdüzeliğinden ve insanın doğallığından bazen mizahi bir dille bazen de oldukça yalın bir üslupla bahseder. Şiirleri ne kadar yalınsa o kadar da yoğun ve derindir. Bir şiir kitabı okunup bitirilmez, devamlı okuyacağımız ve her yeni okuyuşta yeni anlamlar yükleyebileceğimiz şiir ve şiirin etkisi hiç biter mi? Bir de Orhan Veli'ye aitse bu şiirler... Keyifli okumalar.
Şiir
Bütün ŞiirleriOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 202431,3bin okunma