Cansu

Puan vermedi·680 syf.··
2018 4. kitabı
Merhaba... Kütüphaneden almış olduğum kitapların bende ayrı bir yeri vardır...Kitapta geçen karakterler ve yazar dışında sizden önceki okuyucu ile de kitabı okuduğunuz müddet içerisinde sayfalarda karşılaşır,konuşur,dertleşir ve tartışırsınız da...Ki nitekim kütüphanede bana eşlik eden bu kitapta da benden önceki okuyucu ile de tanışma fırsatım oldu(realitede olmayan bir tanışıklık bu) Kitabın sayfalarında gezinirken ilk kez benden önceki okuyucu mu kitabı okuttu bana yoksa gerçekten de yazar mı bunu anlayamadım desem yeridir:)Hani bazen olur ya uzun zamandır görmediğiniz ve özlemini duyduğunuz bir dostunuz ile bir köşebaşında güniçinde ansızın karşılaşırsınız ya...İşte sanki kitapta altı çizilen satırlar ve kitabın yan taraflarına alınmış olan notlar sanki özlemini çektiğim bir dostum ile karşılaşmışım hissini verdi ilk defa bana..Ve bunu hissetmek kitabı daha kısa sürede bitirmeme neden oldu sanırım:) 536 sayfadan oluşan kitabın ilginç bir de hikayesi var.Yazar takma isimlerle pek çok yazılar yazmış ve bu yazıların hepsi yaşadığı dönem içerisinde yayımlanmamıştır.Huzursuzluğun Kitabı da ölümünün ardından kendisine ait sandıktan çıkan kağıtlardan derlemedir. Modern hayatın telaşı içerisinde asl olan kendi benliğimizi,duygularımızı gözardı ederek yaşadığımız bu dönemde okurken içinizi ısıtacak yer yer ''aslında ben de hayata karşı böyle düşünüyorum''derdirtecek satırlar ile karşılaşacaksınızdır. 20.yy'ın Portekiz edebiyatı yazarlarından olan Fernando Pessoa Huzursuzluğun Kitabı'nda kendi iç dünyasında yaşamış olduğu karmaşayı cümleleri raks ettirerek anlatıyor.. Kitabı okumayı düşünen arkadaşlara küçük bir öneride bulunmak istiyorum. ''Kitabı sakin ve mümkünse kötü düşüncelerinizden arınmış olduğunuz ruh halinde okuyun derim.Aksi taktirde sizi daha çok depresyona
Edebiyat
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 201714,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·112 syf.··
2018 1. kitabı
Kitabın içeriği hakkında bilgi vermeden önce şunu belirtmek isterim ki yazarımız Erich Scheurmann biyografisi bu kitabı okumayı düşünen sayın okuyucular için bir gözden geçirilmeli.:) Okumuş olduğum kitaplar hakkında bu zamana kadar öncelikle yapmış olduğum ilk şey yazarın biyografisini incelemek oldu bu zamana kadar.Yazarı ve yaşadıklarını anladıkçada yazılan kitap sayfalarında mükemmel bir yolculuğa çıkabilmeniz için bu yöntem küçük bir rehber niteliği taşıyabilir size bence:) Nitekim yazarımızda ''yazmak eylemini kendisini var eden asıl şey olduğunu keşfetmesi birazcık zaman almış olsa gerek..:)2 evlilik yapması ve hayatta yapmış olduğu birtakım radikal ve dahi istikrarlı kararlar onun yaşamının sonlarına doğru huzurla ''gözlerini bu dünyaya kapatmasında''etkili olmuş görünüyor. Papalagi'n yani beyazların yerlilerle buluşması ve yerlilerin doğal dünyalarına girip neler yapabileceklerini çok net bir şekilde anlatan kitabımız aynı zamanda Dünya Edebiyatının klasikleri arasında sayılabilir. 112 sayfadan oluşan bu kitabın dünyaya bakış açınızı değiştireceğine inanıyorum. Lise,Üniversite,Lisansüstü ya da her ne ise eğitim düzeyiniz bu kitabı kesinlikle okumanızı ve okutmanızı tavsiye ederim. Şimdiden iyi okumalar:)
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,2bin okunma
Puan vermedi·77 syf.··
2017 123. kitabı
Bazen hayatın bir kör noktası vardır.Durup düşünmeniz gereken,biraz nefes almanız gereken ve belki de sizi ''içinde bulunduğunuz kaostan''kurtarmak için oluşturulan mini bir zaman dilimi.. Kitapları zaman zaman yaşayan ,nefes alan,yürüyen varlıklar olarak zihnimde canlandırmışımdır(.kimine göre piskopatça olabilir bu durum elbette) Ansızın,durduk yere giriverir bazı insanlar hayatınıza ya,size hiç sormadan .Ve sonra kendini alıştırır varlığı ile..Hazin sona bir adım daha yaklaşılmış olur böylece.Yani elini kolunu sallayarak girdiği hayata elini kolunu sallayarak hiçbir şey olmamış gibi çıkıp gider.İşte kitaplarında en kötü yanı bu değil mi?Sizi önce dünyadan,yaşanan büyük kaosların içerisinden çekip çıkardığı gibi tekrar aynı o kör noktaya bırakıvermesi bir anda! Kütüphanede bu gün iznim olmadan sanki bir el bu kitabı avuçlarıma tutuşturuverdi.Kafamı kaldırdığımda ise tek solukta bitiriverdiğimi fark ettim. Kitap : New York''tan Buenos Aires''e giden bir yolcu gemisinde, yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic''e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel odasına kapatılan ve uzunca bir süreyi bu odada, tek başına ve oyalanacak hiçbir şeyi olmadangeçiren, yalnızca sorgulama içinde odadan çıkarılan Dr. B., bir gün raslantıyla eline geçirdiği bir satranç kitabı sayesinde bu oyunun inceliklerini öğrenmiştir. Satranç tahtası ve taşları olmamasına rağmen, önce ekmekten yaptığı satranç taşlarıyla sonra da tümüyle zihninden oynayarak kuramsal bir satranç ustası olup çıkar. Ancak bu tutkusu yüzünden sinir krizine, beyin ateşine yakalanır.
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,6bin okunma
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2017 31. kitabı
Kitap başlı başına ''mükemmel''Hatta Nobel''i Orhan Pamuk yerine bu kitaba verilseydi işte o zaman''ADELET''var bu dünyada derdim.Kitabın en beğendiğim bölümü ''15.Bölüm''O kadar çok okumuşum ki ezberlemişim artık:)Hikmeti,Bilge'yi,Albayı bir tanıyın derim.Ama O.A. kitaplarını lütfen sakin bir kafa ile sakin bir yerde okuyun:)
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2017 1. kitabı
Tanıma fırsatı bulamamış olduğum için üzüldüğüm yazarlardan birisidir.Sıradan anlatımın,anlamın dışında bir kitap okumaksa niyetiniz deneyin.Zihniniz bir müddet altüst oluyor,ağır ağır okumanızı tavsiye ederim:)
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma