9/10
·47 syf.··
Beğendi
·
2026 513. kitabı
Thomas Carlyle, Kahramanlar (Heroes and Hero-Worship) kitabında Hz. Muhammed'i (sav) "peygamber-kahraman" başlığı altında hakiki bir kahraman, samimi bir lider ve tarihi değiştiren büyük bir şahsiyet olarak tanımlar. Carlyle, Hz. Muhammed'i efsanevi veya sahte bir figür olarak değil, ahlaki gücü ve tutarlılığıyla hayranlık duyulan, ilahi bir mesajın taşıyıcısı olarak yüceltir.
Peygamber Kahraman MuhammedThomas Carlyle · Serdengeçti Neşriyatı · 19586 okunma
7/10
·400 syf.··
2025 69. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2025 09:57
Başlarda bir çok mekan ve isim yığını kafamı karıştırsa da, sayfalar ilerledikçe her şey yerli yerine oturdu. Ana karakterlerimiz: Phae ve Tristan. Gizemli bir cinayet yüzünden kesişen hayatları, beklenmedik bir şekilde başlayan imkânsız bir aşka dönüşüyor. Aşk ve cinayet… İki farklı duygu bir arada. Bu aşk imkânsız, çünkü toplumun kuralları, geçmişin sırları ve kendi gururları onların önünde bir duvar gibi duruyor. Ama o duvarın arkasında, gerçek bir aşk var. Tüm o karanlık sırlar, yalanlar ve sınıf farklarına rağmen hikâye mutlu sonla bitiyor. Ama bu mutluluk öyle kolay gelmiyor; ikisi de önce “her şeyi kaybetmeyi” göze alıyorlar. Kitapta bazı smutty sahneler bulunuyor, ancak bunlar aşırı değil. Sahneler “duygusal ve tutkulu” biçimde verilmiş; aşkın doğal bir parçası olarak anlatılıyor. Evet, yetişkin içeriği barındırıyor ama edebi biçimde işlenmiş. Romantizm ön planda, erotizm ise hikâyeye hizmet ediyor sadece. Yine de +18 uyarısı verilmesi gerektiğini düşünüyorum.. Güzel kitap öneririm ben hasta olduğum için çok giremedim kitaba belki ama siz dalın direkt
Yalnız Benim OlLiz Carlyle · Pegasus Yayınları · 2010106 okunma
Reklam
Puan vermedi·517 syf.··
2025 88. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2025 18:54
Martin Eden, Jack London tarafından, yazarın kendi hayat hikayesinden esinlenerek yazılmış yarı-otobiyografik bir romandır. Kitapta London, insanları burjuvalar ve alt sınıf olarak iki gruba ayırır. Alt sınıfa ait, basit bir denizci işçisi olan Martin, burjuvaların bilgi ve düşünce düzeyi karşısında hayrete düşer ve onlara benzemek ister. Bu nedenle denizciliği bırakarak kendini geliştirmek için çalışmaya başlar. ----------(SPOİLER UYARISI!)------------- Martin, yeteneklerini keşfeder ve her gün kütüphaneye giderek Nietzsche, Karl Marx, Thomas Carlyle, Arthur Schopenhauer ve özellikle Herbert Spencer gibi yazarların kitaplarını büyük bir dikkatle inceler. Bu süreçte, Ruth adında burjuva sınıfından bir kızla tanışır ve ona aşık olur. Ancak Ruth, Martin’in belirli bir geçim kaynağı olmadığı sürece onunla evlenmeyeceğini söyler. Bunun üzerine Martin yoğun bir şekilde çalışır ve kendi çabasıyla ciddi anlamda gelişir. Başlarda kendin dilini bile düzgün konuşamamasına rağmen zamanla dile, sözcüklerin sınırsızlığına ve anlamların derinliğine aşık olur; bu, onun deyimiyle “başını döndüren, güzelliğin bir niteliği”dir. Edebiyat için yaratıldığına inanır ve yazmaya başlar, yazarlıkta acemi olduğunu düşünür; amacı çok iyi bir yazar olarak, Ruth ile evlenebilmek için iş sahibi olmaktır. Martin, yazılmış ve ilgi gören kitapları saatlerce inceler, neden iyi olduklarını ve kendi yazılarını nasıl geliştirebileceğini analiz eder. Her gün binlerce sayfa yazar ve denizcilikten kazandığı parayı yazılarını yayınevlerine göndermek için harcar. Öyle ki, beslenmeye ayırdığı parayı bile yazılarına kullandığı için açlıkla mücadele eder ve kalan eşyalarını rehin vererek yazılarını postalar. Uzun süre yazıları reddedilen Martin, daha çok çalışır; günlerce uykusuz ve aç kalsa da yazmayı
Alıntı
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
“Kitabın Eşiğinde Borges”
Puan vermedi·256 syf.·
2025 160. kitabı
Bir kitabın kapağını açmadığımız sürece, bu kitap kelimenin tam anlamıyla, geometrik boyutlara sahip bir cilttir, diğer nesneler gibi herhangi bir nesnedir. Biz onun kapağını açınca, kitap okuruyla buluşunca, estetik olgu gerçekleşir. Hatta şunu da eklemekte fayda var ki, aynı kitap aynı okur için bile değişir, zira biz değişiriz, zira biz dünkü insanın bugünkü insan olmadığını ve bugünkü insanın yarınki insan da olmayacağını söylemiş olan Herakleitos'un nehriyiz. Sürekli değişiriz ve şunu belirtmek de mümkündür ki bir kitabın her okuması, her yeniden okuması, bu yeniden okumanın her hatırlanışı metni yeniler. Bu yüzden metin de Herakleitos'un değişken nehridir. (s.93) Yedi Gece Jorge Luis Borges “Kitabın kapağı açılıp okuruyla buluştuğu anda, estetik olgu Borges’in entelektüel değerinde, okuduğu kitaplara yazdığı önsözlerde dahi kendini gösteriyor. Kısa ama yoğun cümlelerle kurduğu eşik yazılarında, yalnızca eseri değil, edebiyatın tüm ufkunu aydınlatır gibi yazıyor. Okura kitabın sayfalarına adım atmadan önce Borgesvari sonsuz bir düşünce labirentine davet ediyor. Özellikle kitaplara önsöz yazanlar, bir yazar ve eserin nasıl tanıtılacağını Borges’in kaleminde bütün berraklığıyla görecektir, önsöz okurları ise, metne girmeden önce edebi eşsiz bir ufukla karşılaşmanın ayrıcalığını yaşayacaktır. Yazdığı önsözleri sıradan bir takdimden ziyade metnin özüne nüfuz eden, yazarın ruhunu ve eserin evrenini birkaç cümleyle kuşatan eşsiz birer sanat örneği sunuyor. Borges’in Önsözler Kitabı ‘nda dünya edebiyatının en tanınmış yazarları arasında: Adolfo Bioy Casares (Morel’in Buluşu), Ray Bradbury (Mars Yıllıkları), Thomas Carlyle (Sartor Resartus, Kahramanlar), Miguel de Cervantes (Örnek alınacak hikayeler),
Düşünce
Önsözler KitabıJorge Luis Borges · Can Yayınları · 202412 okunma
Bir Büyük Liderin Notları
10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2025 16:10
Kitabın ilk giriş kısmında yöneticilerin ancak toplumun istediği kadar olabileceğini söylüyor. Bir şekilde yönetime hak etmeyen ve ahlaksız birisi geçse bile toplum bunu alaşağı edecek bir kahraman doğurur ( Carlyle'ye göre) şeklinde bir savunusu var. Ülke olarak zor günler geçirdiğimiz bu dönemde bu söz bana milletimize karşı umutvari olmamı mı sağlıyor yoksa umutsuzluk mu aşılıyor emin değilim. Fakat Grigory Petrov burada toplumu oluşturan unsurun birey olduğunu ve sizin de bir birey olduğunuzu hatırlatıyor. Toplum namına ne yaptığınızı sorgulamanızı istiyor. Çünkü bir kişi havuza bir bardak su bile dökmezse kimse dökmez. Kitap genel anlamda Finlandiyadaki emperyalizme karşı olan tutumu analiz ediyor ve uygarlık seviyesine nasıl ulaştıklarını çözümlüyor. (Spoiler!!) Snelman çorak bir ülkenin pınarlarının, o ülkenin aydınlarınım olduğunu savunuyor. Bu durumda kötü yönetilen bir ülkede yaşıyorsanız sanırım aydınlarınızı suçlayabilirsiniz :). ( Bu nokta aslında kendimi biraz sorgulattı. Neden ben aydın olmayayım da ben topluma bir katkı sağlamayayım diye düşünürken bir önceki okuduğum kitap Cesur Yeni Dünya aklıma geldi. Ben eğer aydın olmak için doğmamışsam bunun için çabalamam son derece yanlış olmaz mı ? Bir yandan da bunun için çabalarken kendimi mutlu hissediyorsam aydın olarak doğmuş olup henüz olmam gereken yerde olmadığımı mı hissetmeliyim ? İlginç.) Günün sonunda bir ülkenin kalkınması için mükemmel bir piramit çizen önderin gözlemlerini anlatan bu kitabı çok beğendim. Okurken Atatürk'ün 6 ilkesini kurgularken bu kitaptan nasıl ve ne şekilde yararlanmış anlayabildim. Büyük bir liderin aklının (en azından bir kısmının) içinde olabilmek değişik hissettirdi. Snelmanın kurduğu Halk Üniversiteleri umarım bizde de kurulur ve bu kalkınma piramidi güzel ülkemde aydınlardan
Duygu ve Düşünce
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Anonim Yayınları · 2002124,8bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2025 69. kitabı
İSLAM BİLİM; TOYNBEE’NİN TEZİ VE “TARİHİN HAREKETE GEÇİRİCİ ETKENİ” Bütün Kusurlar ve Gecikmeler İçin Bir Özür Dileği[1] Benim kusurlarımın ve gecikmelerimin birkaç nede­ni var. Biri, özel yetişme tarzım; bir başkası zihinsel ve ruhsal özelliğim ve başka nedenler... Fakat ne olursa ol­sun bu sorun var ve eksiklik ve kusur varlığını koruyor. Açıklamasını yapamamam bir yana, bunu itiraf ediyo­rum ve tutumumu, bütün eleştirenlerden daha çok ayıplıyorum ki siz bu gecikmelerin ve düzensizliklerin bir bö­lümüyle karşı karşıya kalıp rahatsız olurken bu gecik­meler ve düzensizliklerle birlikte yaşayan ben elbette daha çok sıkıntı çekiyorum ve kötü ve olumsuz etkilerine katlanıyorum. Bundan başka da çarem yok. Çünkü bu düzensizliklerin en büyüğü, başlangıçtan bu yana var olan düşünce ve ruh yapım olup gün geçtikçe daha da şid­detlenip güçlenmektedir ve ben onun karşısında giderek güçsüzleşmekteyim. Bu durum, benim gibi tiplerde çok­ça görülmektedir, ancak bu ruh durumu bende daha şid­detlidir. Bir dost derdi ki; Falanca zorunlu olarak ve bilinçsiz­ce ruh durumunun etkisinde kalmakta. Oysa sağlıklı in­sanlarda, ruh hali onların etkisi altındadır. Kimilerinde -yani sağlam vücutlarında sağlam kafaları bulunan sağlıklı insanların çoğunda- duygular, sevgiler ve çeşitli ruhsal ve içsel durumların, onların düşünce ve iradeleri­nin etkisi altında kalması, hatta bu insanlarca düzenle­nip kontrol edilmesi, ortadan kaldırılması doğaldır. Bu durumları için program düzenleyen bir büyüğü tanıyorum. Örneğin ruhsal bir rahatsızlığı olduğunda takvimine bakıp not alır; “Pazartesi günü saat üç buçukla dört buçuk arası üzülme zamanı” Harika. Sonra da başka işleri vardı. Mantık, akıl ve irade açısından oldukça güçlü olan böyle tipler, büyük bir mutluluk içindedirler -bu, birçok şeyde olduğu
1000Kitap
İslambilim 1Ali Şeriati · Fecr Yayınları · 201190 okunma
Reklam
Reklam