Sirius

Sirius
@catesmart
心の平和 ・ 。 ☆∴。 *  ・゚*。・   ・ *゚。   *   ・ ゚*。・゚。    ☆゚・。°*. ゚ *  ゚。·*・。 ゚*    ゚ *.。☆。 ・   * ☆ 。・゚*.。     * 
8/10
·190 syf.··
2024 34. kitabı
Aşık olunca ne kadar mantıksızlaştığımı düşündüm. Normalde yapmayacağım şeyleri yapmışım. Susmuşum, beklemişim, gururumu cebime koymuşum. Karşımdaki bir şey yapsın diye kendimi küçülttüğüm anlar olmuş. Ve bunu aşk diye savunmuşum. Kitap bana şunu hissettirdi: Aşk bazen çok sevmek değil, çok katlanmak. Ve çoğu zaman en çok seven, en çok yorulan. Ahmet Ümit aşkı kötülemiyor bence. Sadece süsünü kaldırıyor. Geriye kalan şey rahatsız edici ama gerçek. Aşk insanı daha iyi biri yapmıyor her zaman. Bazen kendine ihanet ettiriyor. Okurken ben de böyle olmuştum dediğim çok yer oldu. Kendimden verdiğim, sırf kaybetmemek için sustuğum anlar geldi aklıma. Ve şunu düşündüm Aşk buysa, insan neden bu kadar hevesle atlıyor içine? Kitap bittiğinde elimde büyük bir cevap kalmadı. Ama bir farkındalık kaldı. Aşkta sevilmek kadar kendini korumak da önemli. Seviyorum diye kendimden vazgeçiyorsam, orada bir şey yanlış. Belki aşk köpeklik değildir. Ama insan aşık olunca köpekleşebiliyor. Ve bunu fark etmek can yakıyor. Bu kitap bana aşkı bırak demedi. Sadece şunu dedi gibi hissettim “Birini severken kendini ezme.”
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201217,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şemanız sizin düşmanınızdır. Biz, düşmanınızı bilmenizi istiyoruz.
10/10
·432 syf.··
2024 5. kitabı
Kitabın temelinde basit ama çarpıcı bir sistem var: ipucu – rutin – ödül. İlk başta bu kadar basit bir şeyin hayatı nasıl bu kadar etkileyebileceğine şaşırdım. Ama örnekler ilerledikçe şunu anladım: Alışkanlıkları tamamen silmek neredeyse imkânsız, ama onları dönüştürmek mümkün. Yani sorun “neden böyleyim?” değil, “bunu nasıl başka bir şeye çevirebilirim?” Kitap sadece bireysel alışkanlıklara odaklanmıyor. Kurumların, şirketlerin ve hatta toplumların bile alışkanlıkları olduğunu görmek benim için çok etkileyiciydi. İnsan davranışlarının bu kadar tahmin edilebilir olması biraz ürkütücü ama aynı zamanda güç verici. Çünkü fark edince, kontrol alanı da açılıyor. Beni en çok etkileyen kısım şu oldu: Bir alışkanlığı değiştirmek için irade gücünün tek başına yeterli olmadığı. Hep kendime “daha disiplinli olmalıyım” derdim. Oysa mesele kendimi zorlamak değil, sistemi doğru kurmakmış. İpucunu tanıyıp rutini değiştirdiğimde, değişim daha kalıcı oluyor. Bu kitap bana şunu öğretti: Kendimle savaşmak yerine kendimi gözlemlemeyi. Hatalarımdan utanmak yerine onları veri gibi görmeyi. Küçük bir alışkanlığın, zamanla karaktere dönüştüğünü fark ettim. Ve belki de en önemlisi, değişimin büyük kararlarla değil, küçük ama bilinçli tekrarlarla geldiğini. Alışkanlıkların Gücü’nü bitirdiğimde hayatım sihirli bir şekilde değişmedi ama artık neyin neden olduğunu daha net görüyorum. Bu da bana garip bir sakinlik ve güven verdi. Çünkü farkındalık, değişimin ilk adımı gerçekten.
Alışkanlıkların GücüCharles Duhigg · Boyner Holding Yayınları · 20182,571 okunma
İnsan, acı çekmeden kendini yeniden yaratamaz; çünkü o hem mermer hem de heykeltıraştır.
Bilgelik: Neler yapabileceğinizi bilmek Kontrol ve rasyonel davranmak. Gerçeği aramak ve doğru kararlar vermek. Cesaret: Korkularla ve zorluklarla güçlü bir şekilde yüzleşmek. Olumsuzluklar karşısında bile doğru davranmak. Ölçülülük: Aşırıya kaçmaktan ve dengeyi ve uyumu korumak için ölçülü davranmak ve özdenetim uygulamak. Adalet: Başkalarına adil davranmak ve daha büyük bir iyiliğe katkıda bulunmak. Zarar vermemek ve dürüstlükle hareket etmek.